şükela:  tümü | bugün
  • in bruges ve seven psychopaths filmleri ile tanıdığımız oyun yazarı/senarist/yönetmen martin mcdonagh'ın yeni film projesi. başrolde frances mcdormand var. mcdonagh'ın söylediğine göre film kızı öldürülen 50 yaşında bir kadınla ilgili. kadın polislerin adaleti sağlamaktansa siyahlara işkence yapmakla daha çok ilgilendiğini düşünüyor ve onlara karşı bir mücadeleye girişiyor.

    indiewire'a göre çekimler önümüzdeki yıl başlayacak, vizyon tarihi ise önümüzdeki yılın sonları ya da 2017'nin başları gibi görünüyor.
  • sadece tiyatro yazmaya devam edeceğini bildiren dahi adamın yeni filmi. vazgeçiren ne olmuş bilmiyoruz ama iyi olmuş güzel de olmuş. belki bir yastık adam hazzı vermez ama... (bkz: buralar entry dolacak)
  • ustanın yeni filmi hakkında bilgiler için şöyle buyrun:

    http://www.imdb.com/…tle/tt5027774/?ref_=ttfc_fc_tt
  • oyuncu kadrosunda tyrion lannister de var.

    dayının son filmi fena değildi ama in bruges bambaşkaydı tabi, inşallah yine o etkiyi yaratır. bu defa tamamen amerikan yapımı olacak, tek çekincem bu yoksa yönetmene güvenimiz tam.
  • çağımızın en iyi yazarlarından martin mcdonagh'ın ilk fragmanı yayınlanan yeni filmi. öncelikle fragman:

    https://www.youtube.com/watch?v=jit3yhgx5pu

    hem in bruges'ı hem de seven psychopaths'ı çok seven birisi olarak fragmana bayıldım. mcdonagh artık sinemada da kendi stilini iyice oluşturmuş zira diyaloglar onun ellerinden çıktığını belli ediyor. fragmana göre film umduğumdan daha eğlenceli olacak, frances mcdormand da rolünde muhteşem görünüyor gerçekten.

    elimizde hala kesin bir vizyon tarihi yok ama tahminime göre en geç yaz başlarında izleriz herhalde. bu da dün yayınlanan afişi: http://i.hizliresim.com/r360gb.jpg
  • usa için vizyon tarihi 13 ekim 2017 olarak açıklanmış olan, inanılmaz heyecanla beklediğim martin mcdonagh filmi. çünkü seven psychopaths'i - hiç abartısız - en az on defa seyrettiğim için artık taze kana ihtiyaç duyuyorum.

    güzel bir ön bilgi olarak woody harrelson, filmin seven psychopaths'e benzediğini söylüyormuş. aslında filmi "super troopers'ın seven psychopaths ile karşılaşması" diye tanımlıyormuş. diğer filmi seyretmedim lakin bu film biraz olsun seven psychopaths'e benzeyecekse, dört yıl boyunca mcdonagh'ın yeni filmini beklemiş olmaya değer diye düşünüyorum. filmde harrelson dışında seven psychopaths'ten üç oyuncu daha var; abbie cornish, sam rockwell ve zeljko ivanek. gönül isterdi ki christopher walken'ı, colin farrell'ı, hatta tom waits'i de bir daha görelim ama işte, her şey bizim istediğimiz gibi olmuyor. bazı yazarları/yönetmenleri/oyuncuları, evcil hayvanımı sever gibi sevmemem gerektiğini öğrensem keşke. ama öğrenemiyorum, aynen öyle seviyorum.
  • bugün adana film festivali sayesinde izlediğim film. bundan sonrası spoiler.

    --- spoiler ---

    özellikle oyuncular oldukça iyi. en iyi kadın oyuncu ( frances mcdormand) rolüyle en iyi yardımcı erkek oyuncu( sam rockwell) ödülünü alabilirler. senaryo anlamında ise oyunculuğun bir tık aşağısında olarak görüyorum. bir dram filminin arasına komik diyaloglar yerleştirilmesi olayını çok seviyorum. burada dozunda tutup olayı bitirmişler, güzel de yapmışlar. abbie cornish için ayrı bir parantez açmam gerek. bir kadın bu kadar mı güzel olur? bright star ile kalbimi kazanmıştı zaten. ama yıllar onu şarap gibi yapmış. daha kadınsı daha çekici olmuş. bir ara filmden koptum kadına odaklandım. hehe. gelelim peter dinklage abimize. çok sempatik bir rolde. izleyince hak vereceksiniz. bu adamı komedi filmlerinde oynatmak gerek bolca. ama ana rolde değil yardımcı rolde. sam rockwell çok iyi oyun çıkarmış bence bu yüzden en iyi yardımcı erkek oyuncu ödülüne aday olur belki de alır. almasını umuyorum. senaryoya biraz gelelim. öncelikle bu film en iyi film oscar'ını alamaz. bu konuda tartışabilirim. alırsa eğer bu seneki rakipleri çok zayıf derim. film güzel ama ödülü alacak kadar iyi değil. senaryo demiştik. film tam güzel bir hal almıştı ki film bitti. şoka uğradım. sanki devamı olacakmış gibi geldi bana. bilemiyorum, ileride göreceğiz neler olacağını. ama izlenebilir bir film. puanım 8/10.

    --- spoiler ---
  • coen kardeşler’in elinden çıkmış bir iş gibi. sam rockwell döktürmüş resmen.
  • filmekimindeki ilk gösterimini alkışlarla kapatmıştır.
  • lamba cininden üç dilek hakkım olsa, birincisi şu adam kadar iyi diyalog yazmak olurdu herhalde. filmdeki dilin kullanımı muazzam, ki muhtemelen bazı amerikan espirilerini de çeviri nedeniyle anlayamadık.

    --- spoiler ---

    film boyunca, herkes bir şekilde birbirinden özür diliyor. willoughby maynes'ten kızının katilini bulamadığı için, dixon welby'i pencereden attığı için, maynes dixon'dan karakolu kundakladığı için. dixon'un sargılı gözlerinden welby'nin ona portakal suyu doldurmasını izlemek en haz aldığım sahnelerden biriydi, bir diğeri de willoughby'nin maynes'in yüzüne kan tükürmesi. en zorlama sahne ise kızın annesinden arabayı alamaması üzerine 'umarım biri bana tecavüz eder' söylemiydi, onun dışında muazzam bir film izledim.

    --- spoiler --- .