*

şükela:  tümü | bugün
  • klibini bulamadım ama sözlükçülerin böylesine keyifli bir şarkıdan mahrum kalmasına da gönlüm elvermedi.
    şöylece bir linkle paylaşmak istedim:

    (bkz: http://www.youtube.com/watch?v=grkassyvxze)
  • eugene hutzn agzından köpükler saca saca söyledigi bu şarkı,bir insanın aylar ve aylar boyunca dört kilometrelik yolu komik adımlarla,salak ve mutlu bir suratla yirmibeş dakikada katetmesini saglamıştır.dinle bitir baslasın.dinle bitir baslasın.prozac etkisi yapıyor şerefsizim.
  • sevgili gogol eugenenin pek bi icten soyledigi filmini daha bi olumsuzlestiren
    bana hep ...you always have to make your own fun.... dedikleri icin, annemi babami hatirlatan, ozleten ninni
  • kara mizahın müziğe yansımış halidir.
  • wristcutters a love story yi sevme sebeplerinden sadece biri. eğlenceli şarkı. eşlik ederken gülmekten yerlere yatırması muhtemel.
  • gün içi mutlu olma sebebi. sırıtma sebebi. zıplama sebebi. hem de defalarca, defalarca, defalarca...

    edit: her dinleyişte insanın canı çekmiyor değil*.
  • bir israilli, etgar keret, kitap yazar: tanrı olmak isteyen otobüs şoförü.
    bir hırvat, goran dukic, kitaptaki bir hikayeden esinlenerek film çeker: wristcutters a love story.
    bir ukraynalı, eugene hutz, şerbetli bir şarkısını filme verir: through the roof 'n' underground.
    bir türk,?, kahvaltı yapmadan önce ayılmaya çalışırken tüm bu kolektif çalışmanın son ürünüyle bahtiyar olur, hamdolsun der.

    yani düşününce jude, hayat fena bir şey değil sanki. bazen.
  • ahan da sözleri şu şekilde olan enfes şarkı:

    when there's a trap set up for you
    in every corner of this town
    and so you learn the only way to go is underground
    when there's a trap set up for you
    in every corner of your room
    and so you learn the only way to go is through the roof

    ooohoohoooh through the roof, underground

    and as we're crossing border after border
    we realize that difference is none
    it's underdogs who, and if you want it
    you always have to make your own fun

    and as the upperdog leisurely sighing
    the local cultures are dying and dying
    the programmed robots are buying and buying
    and a psycho load of freaks they are still trying trying

    ooohoohoooh through the roof, underground

    and as the boy scouts learn to read between the lines
    the silver rabbits hop between their fathers' lies
    and boy scouts ask "where? where do they go?"
    they go to the country that they only know

    just like their meanings they lay between the lines
    between the borders their real countries hide
    the strategigo's saw their advertise
    their strategy of being is one of in-your-face disguise

    ooohoohoooh through the roof, underground!

    and when their own walls they will a-crumble,
    and all the systems will be discumbumbled,
    around the stump of bigotry, our own.

    ooohoohoooh through the roof, underground
  • siyahın içinden beyaz çıkaran, o beyazın içinden de renkler saçan, tam anlamıyla umutları ayaklandıran, hüznü okşayıp yollatıran, hayatın yanağını sıktıran bir eser.
  • wristcutters a love story'de çaldığı sahneleri koskocaman bir gülümseyle anımsatan şarkı.