şükela:  tümü | bugün
  • dünya tarihinde, kapitalizme kafa tutmuş ilk devlet yöneticilerinden biridir.

    adı birçok devrimde kullanışmıştır ama türkiye'de pek bilinmez. (özellik de, fransız ihtilali sırasında)
  • tiberius gracchus

    mö 133'te, pleb tribünü olarak seçilen on kişiden biri olan tiberius sempronius gracchus büyük bir reform programı başlattı. magisterler ile tribünler arasındaki fark, tribünlerin roma dışında hiçbir yetkisinin bulunmamasıydı. bu makamın oluşturulmasının nedeni halkı üst kademedeki magisterlerin yetkilerini kötüye kullanmasından kormaktı fakat tribünlük zamanla politik kariyer basamaklarından biri haline geldi. otuzlu yaşların başlarında olan ve oldukça seçkin bir aileden gelen tiberius'un büyük başarılara imza atması bekleniyordu. tribünlüğü sırasında mağlup edilen italyan düşmanlardan ele geçirilen "ager publicus" lar (araziler) üzerine yoğunlaşmıştı.

    yasal olarak bu arazilerin küçük parçlara bölünüp vatandaşlar arasında pay edilmesi icap ediyordu fakat pratikte bu arazilerin büyük kısmı latifundiumlar tarafından yutulmuştu. tribün, her şahsın işgal etmeye hakkı olduğu arazinin yasal sınırını tespit ederek kalan toprağın fakir vatandaşlar arasında dağıtılmasını öngören bir yasa çıkardı. senatörlerden bazıları gracchus'u desteklemekteydi fakat çok sayıda atlı sınıfı mensubu bu arazilerden faydalanmaktaydı.

    yasasını senatoda onaylatamayan gracchus, geleneklere karşı çıkarak yasayı doğurdan halk meclisi'ne sundu. mevkidaşı olan tribünlerden biri veto hakkını kullanmak istediğinde bir oylama düzenleyerek bu şahsın görevden alınmasını sağladı ki bu işlemin meşru olup olmadığı tartışılabilir.

    gracchus'un yasalarına sempati duyan birçok senatör bundan sonra tribünün fakirleri düşündüğünden değil kendi hırsından bunları yaptığını düşünmeye başladı. eğer tiberius istediğini elde ederse çok sayıda prestij ve auctoritas sahibi olacaktı. korku artmaya başladı. bazı şahıslar onu monarşiyi simgeleyen bir kavram olan regnum peşinde koşmakla suçladı. tiberius'un mö 132'de yeniden tribün adayı olması ise bardağı taşıran son damla olmuştu. yasanın doğası gereği bundan faydalanan vatandaşlar uzakta olduğundan oy kullanmaları pek de mümkün değildi. bu yüzden onun seçilmesi kesin değildi. konsül, tribün aleyhinde karar almayı reddettiğinde karmaşa koptu. scipio nasica liderliğinde bir grup senatör görüşmeyi kesip tribünü ve destekçilerinin çoğunu linç etti. gracchus'un kafasını kırdılar. birçok destekçisiyle birlikte cesedini tiber ırmağına attılar.

    gracchus gerçekten cumhuriyetin sorunlarını çözmek peşinde miydi yoksa tek istediği muazzam poplariteye erişmek olan bir asil miydi, bilemeyiz. lakin her zaman olduğu gibi, gerçek ikisi arasında bir yerdedir...
  • unlu konusmasinin acilisinda, savastan donup kendilerini issiz ve iflas etmis bulan askerlerle ilgili soyle bahsetmis plebian.

    "the wild beasts of ıtaly have their caves to retire to, but the brave men who spill their blood in her cause have nothing left but air and light."

    turkce'ye cevirisi su sekilde yapilabilir.

    "ıtalya'nin vahsi hayvanlarinin bile cekilebilecekleri magaralari var. fakat, roma ugruna kanlarini akitan cesur adamlara kalan tek sey hava ve isik."