şükela:  tümü | bugün
  • alenen vahiy gibi birden sinapslarimda beliren ve birine yaşattığım deneyim.

    2 gün önce iş yerinden bir arkadaşıma, bilgisayarımı satıyorum haberim olsun demem üzerine, kaça satıyorsun kaç senedir sende diye spesifik sorularına yanıt verdim. bilgisayarı görmeden pazarlık etti el sıkıştık. bilgisayarı görmeyecek misin demem üzerine ben sana güveniyorum isterse 500 lira olsun laf ağızdan çıktı dedi.
    ben peşin çalışırım ona göre dedim. para hesabıma yattı formatlayıp verdim.
    daha 1 gün geçmeden vazgeçtim demesi üzerine (bilgisayarda hiçbir sorun çizik vs yok orijinal çantasını bile verdim),
    - el sıkıştık bu bir, ikincisi laf ağızdan çıkar diye ısrarla vurguladın bu da iki!
    + koyun mu alıyoruz el sıkıştık diyo bir de!
    - bilgisayar koyundan pahalı :)

    sonra iş yerinde herkese beni örgütlüyor, kadın programlarına çıkan sözde mağdurlar gibi kamuoyu yaratmaya çalışıyor. sessizliğimi bozmamamla birlikte iş yerinden herkes, "laf ağzından çıktı tokalaştıysan alacaksın." dedi.

    kardeş ben bir hata ettim özür dilerim demesi üzerine ağzımdan bu laf çıktı:
    "ticarette özür olmaz."

    o zaman 1 gün film izledim 50 tl, format attırdım 50 de o 100 lira düş geri al teklifine hayır demedim.

    babam yaşında adam ama önce sesi kısık sonra vazgeçtim almıyorum parçasını bile bulamam diye malı kötülemese kısaca hatalı çıkış yapmasa (zaten ofsayt bayrağı kalkmıştı) böyle olmazdı.

    eşek kadar adama iş öğretiyoruz. neyse güzel bi kahve yaptım yanına da soğuk su koyup afiyet olsun dedim kendisine. kopi luwak bir bu iki! hayatında başka pahalı kahve içemez bi daha.