şükela:  tümü | bugün
  • berlin'de cumhurbaskanligi konutu olarak kullanilan bellevue sarayi'nin karsisindaki park.
    (bkz: bundestag cimenlerinde mangal yapan turkler)
  • göl kenarında bulunan birahanesine bayıldığım, sarhoslarından korkulması gerektigini gördügüm (bkz: göle tabak atmak)park.
  • berlinin göbeğindeki bu parkı ada kabul edersek etrafını tekneyle dolaşmak 3 saati geçer. park, abartmak gibi olmasın yüze yakın noktadan köprü ile çevrelenmiştir. vaktiyle katıldığım çift katlı bir tekne gezisinde köprü altlarından geçerken kafanızı vurmayın diye almanca fransızca anonslar yapılmıştı, zira ayağa kalkacak olsanız beyin kanaması geçirmeniz işten değil. hemen belirteyim böyle bir tekne gezisi için almanca bilmek şart gibi gözüküyor. yoksa biraz hava almış olursunuz biraz da gezmiş.

    bir yerinde altın olduğunu sandığım siegessaule zafer anıtı bulunur. diğer bir yerinde öyle devasa bir boru vardır ki burada hayvanat bahçesinin* atıklarının zaman zaman süzgeçlendiğini sanıyorum. ayrıca adını tercüme edince hayvanat bahçesi anlamı çıksa da asıl hayvanat buranın bir parçası sayılabilecek, tek farkı ücretli olması olan zoologischer gartenda bulunur. tiergartenda ise hayvanattan çok nebatatın bulunduğunu söyleyebiliriz. tabii hemen burada bunun nedenini izah eden bir rivayeti anlatalım:
    vaktiyle kraliyet ailesinin avlanma alanı olarak kullandığı bu tiergarten müessesesi zamanla hayvanatın neslinin tükenmesi ile, kraliyet ailesi zorduruma düşmüş. bir fransızın tavsiyesi üzerine bütün hayvanatı parkın bir köşesinde, ne köşe ama burayı bile yürüyerek gezmek 3 saati almaktadır, toplamış ve üremeleri için fırsat vermiştir. burada çoğalan hayvanat parka salınıp kraliyet ailesinin av partilerine hizmet etmiş epeyce bir süre. lakin kral ikinci friedrich'nin av merakı olmaması nedeniyle, 1700 lerde hayvan hakları savunucularının da etkisi ile tiergarten hayvanattan çok nebatata yönelik bir park olarak resmi kayıtlara geçmiş, malum köşe ise birkaç hayvanat transferi ile hayvanat bahçesi olarak başlamış ve bu köşe akvaryum bölümünün de ilavesi ile bugün yılda 3 milyona yakın turistin ziyaretine uğramaktadır.

    son olarak belirtmeden geçmeyelim, bu park yaz aylarında münihdeki meşhur englischer gartenı anımsatır, ama sadece anımsatır çünkü nerde englischer garten, nerde tiergarten.
  • özellikle siegessäule tarafinda fkki benimsemis yasli basli amcalarin cirilciplak yattiklari bir parktir. hyde park, central park gibi metropoller gibi sehrin ortasinda sehirden kacacak bir siginak. dunya sehri olmak sadece guzel binalarla olmuyor sanirim.
  • bir sonbahari vardir ki bu parkin, insanin aklini basindan alir, gulseniz mi aglasaniz mi karar veremezsiniz. bir de bulundugunuz yerden siegessaule gozukuyorsa o melege* asik olur kalakalirsiniz yaprak yagmuru altinda.
  • (bkz: zoo station)
  • bir kış vakti, ağaç dallarında tek bir yaprak bile yokken gezip dolaşması zevkli, ciğerlere temiz hava çekmesi açısından sağlıklı bir o kadar da huzur verici bir bahçedir. bahçedir parktır ormandır ya da ne bileyim başlı başına bir diyardır burası. insanlar sakin sakin yürür, sakin sakin koşar, sakin sakin bisiklete biner, sakin sakin otururlar. sakinlik ve dinginliktir teması, insanın kendini yenileyip tazelemesi içindir burası.

    oysa ki koca arazi, şehrin de tam göbeğinde, çevir etrafını duvarla, yap bilmem kaç bin tane villa, bir kaç tane de kule residence. götür malı ama o ticari zeka nerdee?
  • rufus wainwrightın aynı isimli bir parçası da bulunmakta olup, tiergartenın ruhunu yansıtmaktadır.
    sözlerini de yazayım, tam olsun:

    won't you walk me through the tiergarten?
    won't you walk me through it all, darling?
    doesn't matter if it is raining
    won't you walk me through it all?

    even if the sun, it is blazing
    even if the snow, it is raging
    all the elements, we must conquer
    to get to the other side of town

    ı have suffered shipwreck against your dark brown eyes
    ı have run aground against your broken down smiles
    believe me when ı tell you ı have no place to go
    but to go where the wild flowers grow and the stone gardens bloom.

    won't you walk me through the tiergarten?
    won't you walk me through it all, darling?
    doesn't matter if it is raining,
    we'll get to the other side of town.
  • almanya hakkında genel geçer tüm bilgiye sahip olacağınız parktır. alman disiplini, düzeni nedir, neden sokaklarda türklerden başka obez insan yoktur, insanları neden dingindir anlamanızı sağlar. parkın ortasında hayvanat bahçesi bulunur. muadil önemdeki diğer parklar için; hollanda (bkz: vondelpark), ispanya (bkz: retiro park) fransa (bkz: jardin du luxembourg) italya (bkz: giardino di boboli)
  • an itibariyle yillardir hic olmadigi kadar soguk bir kis geciren berlin'de tum agaclar yapraklarini dokmus ve ici bombostur. gunduz eksi 5 derece olunca boyle olmasi normal tabii. sonbaharda agac yapraklarinin renkleri mutlaka gorulmeli.