şükela:  tümü | bugün
  • 1927 yılından beri varolan ve mesela 2008'de ekvador lideri rafael correa'nın kullanarak önceki rejimin borçlarını ödemediği doktrin.

    "despotik bir rejimin altına girdiği ulusal bir borcun ödenmemesi gerektiğini söyleyen legal bir teoridir. bu borçlar, ulusun değil rejimin kişisel borcudur."

    "ın international law, odious debt, also known as illegitimate debt, is a legal theory that says that the national debt incurred by a despotic regime should not be enforceable. such debts are, thus, considered by this doctrine to be personal debts of the regime that incurred them and not debts of the state. "

    "despotik rejim ulusun çıkarı ya da ihtiyaçları için değil, kendini güçlendirmek, isyanları bastırmak... gibi nedenlerle borçlanmışlarsa, bu borç ülke için iğrenç borçtur, topluma yüklenemez, rejimin borcudur, kişinin borcudur..."

    "when a despotic regime contracts a debt, not for the needs or in the interests of the state, but rather to strengthen itself, to suppress a popular insurrection, etc, this debt is odious for the people of the entire state. this debt does not bind the nation; it is a debt of the regime, a personal debt contracted by the ruler, and consequently it falls with the demise of the regime. ..."

    https://en.wikipedia.org/wiki/odious_debt

    (bkz: odious debts)
  • muhalefetin 2021 yılında 128 milyar dolar sorusundan sonra yaptığı en iyi hamle budur. var mı öyle hazineyi keyfe keder müteahhitlere peşkeş çekip sonra bu borçları milletin sırtına yüklemek?
  • hayatımda duyduğum en şahane hukuki terimdir, bir tanım bu kadar mı güzel ve anlamlı olur arkadaş. insan sıfatına bürünse yanağından bir makas alır ponçiğim benim diye bağrıma basardım.
  • devran değişir de erdemli birileri iktidara gelebilirse soyadı erdoğan olan bir sülaleye dünyayı dar edebilecek bir borç çeşidi anladığımız kadarıyla
  • önümüzdeki süreçte sık sık duyacağımızı düşündüğüm bir konu. genel olarak bir despot, reis veya diktatör olarak tanımlanabilecek liderlerin kendi çıkarları için ülkeyi borçlandırmaları demek. ödenip ödenmemesi uluslararası tahkim konusu olabiliyormuş, ama ödenmesi süreci ülkede kısır döngüyü, yani yeni bir diktatörü besleyeceği için ödenmemesi gerektiğini söyleyen siyaset bilimciler de var. daha dün daktilo1984 yayınında burak bilgehan özpek anlatıyordu bunları, onun yalancısıyım.
  • iyi parti genel başkanı meral akşener'in bugün yaptığı artagan projesi konuşmasında bahsettiği doktrin.

    hani birileri çıktı geçen gün dedi ya; (bkz: söke söke tahkim yoluyla bu paraları alırlar) diye...
    alamazlar...

    alamazlar çünkü; geçiş garantili bu peşkeş projeleri, halkın zararına yapılan bu antlaşmalar, tiksindirici borç olarak tanımlanıyor...rejimlerin halkı baskılamak amacıyla kullandığı veya faydasızca harcanan bu paralar ve projeler, iğrenç-tiksindirici borçlar kapsamına giriyor.

    tiksindirici borç, gayrimeşru bir borçtur.
    bir ülkenin baskıcı hükümetinin yerine gelen demokratik hükümetin kendinden önce gelen yönetimin edindiği borçların devletin yararına değil; mevcut ulusal ve uluslararası kanunlara uymayarak veya kanunları kendi işine yarayacak şekilde esneterek yolsuzluk içinde iktifarın kendisinin veya belli bir zümrenin(yandaşların) çıkarlarına yönelik yapıldığını öne sürerek geri ödemek istemediği borçları ifade eder.

    şayet yeni gelen demokratik hükümet, bir önceki hükümetten kalan bu borçların kamu yararına kullanılmadığını, çıkar amaçlı kullanıldığını ispatlarsa, halkın bu borçlanmaya onay vermediğine, karşı olduğuna kanı getirilirse, uluslararası yasalar çerçevesinde bu borçlar, devletin borcu olarak kabul edilmez ve kişisel borç kapsamına girer...

    tiksindirici borçlanma yapan hükümetlerin temsilcileri büyük oranda kişisel olarak da zenginleştiği için alacaklılar, borç tahsilini söz konusu dönemin yöneticilerinden tahsil etme yoluna giderler.
    borçların kesinleşmesi durumunda ise bu kişiler "devleti zarara uğratmak" hakkında yargılanırlar.
    uluslararası hukukta bu tarz borçlar, zorlama altında imzalanan sözleşmelerin geçersizliğine benzer.
    diğer yandan tiksindirici borç; bu tip yönetimlerle işbirliği yapan kişileri ve ticari kuruluşları da sorumluluk altına alır.(yandaş müteahhitler, tüpçüler, yabancı yatırımcılar vb)

    işte bu gayrimeşru olan tiksindirici borçlar kişisel borç kapsamına girdiği zaman, o dönem ülkeyi yönetip bu borçlanmaya sebep olanlar ve onların işbirlikçileri olan yandaşlar bu borçları ödemekle yükümlü olurlar...

    nasıl harika değil mi?

    düşünsenize, kütahya zafer havalimanına 1 milyon 300 bin yolcu garantisi verenler, bu süreç bitene kadar bu borcu ödemekle yükümlü olacaklar.
    ya da osmangazi köprüsüne, yavuz sultan selim köprüsüne, şehir hastanelerine geçiş ve hasta garantisi verenler, devleti ve halkı borçlandırıp bu işten sıyrılacaklarını zannedenler bu borçları ödemek yükümlülüğü ile yüz yüze kalacaklar.

    işte adalet budur ve bizler bu adaleti istiyoruz. bu dünyada görmek istiyoruz bu adaleti, zira öbür dünyada da adalet olup olmayacağından şüpheliyiz.

    şimdi, türkiye'deki en küçüğünden en büyüğüne kadar tüm muhalefet partileri, şayet bu ülkeye en ufak bir aidiyet duyguları varsa, şu halkı biraz olsun seviyorlarsa miting meydanlarında, televizyonlarda, radyolarda, verdikleri her röportajda bu tiksindirici borç doktrini konusunu halka anlatmalı, halkı fakirleştirenlerden bunun hesabının kuruşu kuruşuna sorulacağını ve peşkeş projelerinin parasının ödenmeyeceğini her gün, her saat tekrar etmeliler.

    bakalım "bu parayı söke söke alırlar" diyenler ne yapacak...

    sanmayın ki kurduğunuz ve ilelebet devam edecek sandığınız bu talan, bu yağma düzeni devam edecek.

    en fazla 2 seneniz var.

    2. senenin şafağında göklere bakın, göklerden bir karar gelecek elbet. şimdiden ödeyeceğiniz bu kişisel borçların hazırlığını yapın...

    not: şahsen ben akp ile iş tutan bir müteahhit olsam, bundan böyle akp iktidarda olduğu süre boyunca hiçbir projeye girmem. hatta girdiğim, başladığım proje varsa zararına bile olsa bırakırdım.

    bonus: (bkz: kanal istanbul'un parasını söke söke alamazlar)
  • para biriktirmeye başlasa iyi eder. şu ana kadar yeterince tiksindik.
  • 84 milyon insanı şahsi emeller için onlarca yıl borçlandırmak tiksindiricidir.
  • akşener'in, kanal istanbul'un parasının erdoğan'dan alınmasına gerekçe gösterdiği hukuk terimi.
  • tiksindirici borç doktrini kapsamında ilk etapta ödemeleri kesilecek peşkeş projeleri;

    1)osmangazi köprüsü.
    2)gebze-orhangazi-izmir otoyolu.
    3)avrasya tüneli.
    4)yavuz sultan selim köprüsü.
    5)kuzey marmara otoyolu.
    6)zafer havalimanı.
    7)menemen-aliağa-çandarlı otoyolu.
    8)ankara garı.
    9)istanbul havalimanı.
    10)adana şehir hastanesi.
    11)mersin şehir hastanesi.
    12)ısparta şehir hastanesi.
    13)yozgat şehir hastanesi.
    14)kayseri şehir hastanesi.
    15)manisa şehir hastanesi.
    16)elazığ şehir hastanesi.
    17)ankara bilkent şehir hastanesi.
    18)eskişehir şehir hastanesi.
    19)bursa şehir hastanesi.
    20)istanbul başakşehir çam ve sakura hastanesi.
    21)konya karatay şehir hastanesi.
    22)tekirdağ şehir hastanesi.
    23)kocaeli şehir hastanesi.
    24)kütahya şehir hastanesi.
    25)ankara etlik şehir hastanesi.
    26)izmir bayraklı şehir hastanesi.
    27)gaziantep şehir hastanesi.
    28)ankara esenboğa havalimanı.
    29)çukurova havalimanı.
    30)ankara-niğde otoyolu.

    bunların dışında isimleri bizden deliler gibi saklanan toplamda 121 yap işlet devret projesi, 109 adet işletme hakkı devredilmiş proje ile 18 yap kirala devret projesinin müteahhitleri, yüklenici firmaları, işletme hak sahipleri...

    sizleri ya kötü bir gelecek bekliyor.
    ya da, şimdiye kadar "yedik içtik allah bereket versin" deyip çekilme vaktiniz çok yaklaştı.

    sakın ama sakın, sakın ha uluslararası tahkime gidip bu paraları söke söke alırsınız diye size gaz veren kişiye itibar etmeyin.
hesabın var mı? giriş yap