şükela:  tümü | bugün
  • önceleri sadece hayvanlar için ürkek anlamında, sonra da insanlar için de ürkek, çekingen anlamına gelen latince kelime sıfat ve isim. fransızcaya timide, oradan da ingilizceye timid olarak geçmis olup halen kullanılmaktadir.*
  • henüz çaylak. sözaltı sözlük yazarı olması muhtemel çaylak.
  • aynı nick'le * te de yazar olan azeri kardeşim, çaylak.
    bir an önce ekşi'de de yazar olması dileğiyle.

    *ü incelerken karşılaştım. yazdıkları bazen tebessüm ettirdi bazen hüzünlendirdi. gayriihtiyari oy vermek istedim fakat mümkün olmadı. yazar olduğu gün badilerime ekleyeceğim.
    bu arada hiç şüphesiz;
    "biz de sizi seviyoruz aybalam"
  • uzak diyarlardan* bir yazar namzeti. bir de çok heyecanlı, atik.

    doğuda kaldığım dönemler oldu. orada bu topraklardan insanlar tanıdım, oturdum çaylarını içtim ve sair. kendi aralarında azerice, gürcüce ya da rusça konuşuyorlar. benim tanıdıklarım daha çok gürcistan azerileri'ydi. kimi düzgün türkçe konuşur, kimi azerice konuşmayı seçerdi. kaldı ki herkesin malumu iki dilde birbiriyle çok yakındır. bir de doğudaki üniversitelere gelmiş azeri profesörler. bu profesörlerle de görüşmelerimizde genelde türkçe konuşulurdu. özel bir hususa değineceklerse bir üst dile yani gürcüce ya da rusçaya geçerler, konuşurlardı. (ki genelde üniversite hocaları azerbaycan'ın prestijli okullarından, rusya, ukrayna, gürcistan, kırgızistan gibi eski sovyet coğrafyasının olduğu yerlerden mezundur ve iyi bir eğitim tedrisatından geçerler: en azından benim bildiklerim öyleydi) edindiğim intibalar genelde olumluydu.

    hiç şüphesiz bu topraklara (okul/iş/gezi vb için) oradan gelen, buradan da oraya gidenler vardır. bu toplumun insanında benim görebildiklerim 91'den sonra kabuklarını iyice kırabilmeleri ve bölge coğrafyası ile ilişkiler geliştirebilmelidir. bir arkadaşımız vardı mesela, çok güzel türkçe konuşuyor ve yazıyordu. ayrıca gürcüce, rusça da biliyordu. ama onun memleketinden arkadaşları "yabancı" gibi davranıyorlardı. bakışlarındaki o yabancı bakışını asla unutmam. özü itibariyle iyidirler, cana yakındır bu toprağın insanları...

    timidus meselesine gelince.. timidus yani timide, türkçe hâliyle: utangaç, çekingen. ilgili bir yazarı arayınca bu arkadaşın sözlükleri çıktı karşıma. ama sözlüklerinin sol frame'i akmıyor. :) sözlüklerinin küçük bir yaşantısı var. ayrıca herkes kendi hâlinde, kimse kimseyle uğraşmıyor. belirli bir gündemleri yok. timidus olağanca gayretiyle bu sözlüğü sırtlamış diyebiliriz. bir de sözlükte bir arkadaş mesaj atmıştı bana. mutlu olmadım diyemem, şaşırdım çünkü. sözlüklerinde illa yazar olmaya gerek yok, okumak güzel bu sözlük oluşumunu ve yazarlarını. sözlüğün kuralları gereğince "azeri dili"nde yazılar isteniyor hâliyle. kendi kültürlerinden çıkan musiki sanatçılarının başlığı ya var ya da yok, ya da tek tük tanım girilmiş. örneğin imamyar hasanov ile ilgili ne yazarlar merak ettim, 1-2 tanım var, adalet vezirov sonra. sonra diğer azeri musiki ve kültür sanatçıları. hepsinde bunlar sözlüklerinde yer almak zorunda mı? elbette hayır, ama şu: insan onlarından dilinden, hissiyatından da okumak isteyebiliyor böyle üstadları ve insanları. umarım zamanla her şey rayına oturur...

    umbay meselesi çok ayrı bir husus. çaylak kalınıyor, bilenler bilir. fransa'da fransızca yazılan bir sözlükte gidip de türkçe yazmak ne kadar uç bir şeyse azerice lisanında kurulmuş ve konseptini buna formatlamış bir oluşumda türkçe (her ne kadar yakın da olsa) yazıp çaylak kalmak normal olandır. keza ekşi ve diğer sözlüklerde uyulan format gereği formata uygun, uygun bir dilde bir içerik girmesi istenmesi gibi. (en fazla şura yanlış yazılmış ya da şu, böyle ifade edilir; senin yazdığın bu hâlde değil)

    timidus'un / arkadaşlarının (benim anlayabildiğim kadarıyla) burayı ve diğer sözlükleri sıklıkla takip ettiğini düşünüyorum. [siz burada çaylaksınız, biz orada çaylak vaziyeti] azeri tabanlı siteler hasbelkader bilinir, ama "yazmak" dediğimiz şey ayrı bir husus. girip okunur o ayrı. kendi adıma en son ismini hatırlayamadığım bir azeri polis birimine ülkede yaşanan köpeklere eziyete karşı bir şikayette bulunmuştum, tabi türkçeyle yazdım. ne kadar anlaşılır olmuştur, ya da mesajı almışlar mıdır, bunu da bilmiyorum. ama göndermiştim bir şikayet yazısı. böyle sözlük oluşumu olunca oradaki insanlarla direkt diyaloga girebiliyorsunuz. azerice yazıyorlar ya da türkçe bilenler türkçe anlatıyor meramını. timidus'un güzel bir türkçesi var. umarım ve temennim şudur ki burada da çaylaklıktan kurtulup yazmaya başlamasıdır.

    şöyle kapatalım: http://www.youtube.com/watch?v=jq2kwvrlkem
  • yazar olmadan badilerime eklediğim azeri kardeşim. yazar olmuş, sevindim. bol bol yazması dileğiyle.
    hoşgeldin ay balam.
  • sözaltı sözlükün ssg-si.
  • (bkz: ssg)

    ssg'de sözlüğü kurduğu zamanlar uzun saç salaş giyim ve gitarist takılıyordu timidus'ta öyle.

    yaş kemale erince göt göbeği salıp saçları döküyorsun çokta şaapma. *

    iyi yazmalar.