şükela:  tümü | bugün
  • objektif bir gözle bakmaya çalışıyorum. cümle içinde kullanıyorum bu kelimeyi.

    "timing'ini iyi ayarladı."

    bir de türkçe karşılığını olan "zamanlama" kelimesini kullanıyorum.

    "zamanlamasını iyi ayarladı"

    timing kelimesi orangutanda maymun götü gibi dururken zamanlama cuk oturdu. neden hala saçma sapan, özenti kelimeleri (türkçe karşılığı bulunan) alaksız bir biçimde türkçe! cümleler arasına serpiştirmeye çalışıyoruz?
  • aynı zamanda güzel bir kevin johansen şarkısı. ortalarda gereksiz coşar gibi olduğunu düşünsem de, ilk kısmı çok pürüzsüz ve güzel gelmektedir kulağıma. sözleri;

    (succ... ess... succ... ess... sucks...)
    if you want to be afraid, just be afraid
    if you want to go back home, just go back home
    if you want to comb your hair, just comb your hair
    if you want to be alone, just be alone
    if you want to watch the sea, just watch the sea
    but do it now, timing is the answer
    do it now, timing is the answer to success

    if you want to give a kiss, just give a kiss
    if you want to fall in love, just fall in love
    if you want to never know, just never know
    if you want to throw a fit, just throw a fit
    if you want to give a show, just give a show
    but do it now, timing is the answer... to success
    i suppose, i suppose

    and if you want to weoh, weoh!
    just weoh, weoh hoh!
    if you want to tralala!
    just tralala!
    if you want to booh hooh!
    just booh hooh hooh!
    and if you want to salama, salama
    just salama, salama!
    but do it now, dont doubt
    timing is the answer...

    and if you dont know where to go
    and if you dont know what to say
    and if you dont know what to do
    just do it now
    ahhh! just do it now
    timing is the answer... to... succ... ess!

    bir klibi de mevcutmuş;

    http://www.youtube.com/…4g1-c5teovk&feature=related
  • tango bilen şahıslara bakılırsa kevin johansen'a ait olanı çok da hoş bir tango parçasıdır.
  • sırasıyla formula 1 ve tag heuer'i akla getiren olgu.
  • türkçe'de tam karşılığı bulunmasına rağmen son zamanlarda "güzel yapmışsın ama tağymingin yanlış hoca." şeklinde türkçe cümle içinde kullanılışına sıkça rastlamaya başladığımız ingilizce sözcük.
  • eskilerin kevin keegan ve gerd müller ile beraber andıkları, hatta abartıp mütemmim cüz muamelesi yaptıkları husus.
  • astrofizikte yildizlarin periyotlarini bulmaya yarayan, lightcurvelerin fourier transform u alinarak yapilan veri analiz turu.
  • 2009 yazının belki de en iyi elektronik müzik parçası. guy gerber tarafından yapılmış, ibiza'da en iyi gece klüplerinde çalmıştır.
  • anadili türkçe olduğu halde, zamanlama kelimesi yerine tercih edenlerin ağzının ortasına vurasım geliyor. en son şebnem bozoklu'nun yaptığına şahit olunca kendisine karşı olan sempatim büyük oranda azaldı ne yalan söyleyeyim.
  • (bkz: asset)