şükela:  tümü | bugün
  • timsahlar dogan cocuklarini ac kalinca yerle$mi$ sonrada bu bahsedilen gozya$larini dokerlermi$...
  • (bkz: timsah) (bkz: lacoste)
  • sanirim timsahlarin cenelerini (bkz: cene) acabilme konusunda bazi sorunlari varmis, o yuzden birini yerken agizlarini cok acinca canlari yanarmis, onlar da aglarmis.. (bkz: erkekler aglamaz)
  • gozyaslari hic sahte olmadi..agladigimda onu daha cok yasiyorum..onunde kocaman bir yol vardi..sonunu goremedi hic..
    o zaman haydi kalk..toparla kendini...varligi ne getirdiyse..iki adim geriden baslamalisin..bir sonraki durakta umarim kimse olmaz..
  • timsahlarin homeostatis çabası.
  • herhangi bir cenaze töreninde kolayca rastlayabilecegimiz, sim siyah giyinmiş, bir tül ve kara bir gözlük arkasından dökülen, çogu zaman di$ilerde rastladıgımız, sahte ağlama demostrasyonu.
  • timsahlar aç kaldıklarında hayatta kalabilmek yafrularını yerler. yavru da olsa derileri sert olan bu hayvancıkları sindirmek zordur. anneyi zorlar ve gözlerinden yaş gelir.
  • başlık altına yazılanlara bakılacak olursa her suserın nedenini farklı bildiği , dolayısıyla kafa karıştırıcı bir takım algılamalara* sebep olan , feyk atan gözyaşı çeşidi.
  • timsahin,
    agzindaki canlının sert derisi nedeniyle duydugu acinin getirdigi bir sonuctur.

    sanılanın aksine, timsahlar yavrularini yemezler,
    bu , onlarin yavrularini korumak icin veya bir yerden bir yere tasimak icin kullandiklari bir yontemdir,
    bu esnada yavrunun bazen zarar gorebilme riskinin varligi barizdir, ancak timsah yavrusunu yemeyi amaclamamaktadir.
    yetiskin timsahin gozlerinden gelen yaslar yukaridaki aciklamayla ilişkilidir.
  • öykü serterin deyimiyle favori bir bbg deyimi. ota boka kullanıyorlar.