şükela:  tümü | bugün
  • başkent üniversitesi istatistik ve bilgisayar bilimleri bölümü hocalarındandır. kafkas kökenlidir. bazı zamanlar televizyonda mantık dersleri anlatırken görülebilir. ağır ağır ve her kelimesi üzerinde düşünülmüş bir konuşma tarzı vardır. sesini hiç yükseltmez. dersinde konuşanları ya da başka türlü gürültü yapanları, yüzlerine lazer pointer tutarak kibarca uyarır.
    profesör ünvanını şereflendirmektedir. hal, hareket, tavır ve konuşmasıyla öyle güzel ders anlatır ki profesör olup ders vermek için doğmuş gibidir.

    öğrencilerin can simididir. başı sıkışan her öğrenci şansını ilk olarak bölümün timur babasında dener. pek çoğunda ikinci denemeyi yapmasına gerek kalmaz bile. çünkü timur hoca, kendi deyimiyle "adam harcamak için hocalık" yapmamaktadır. haksız da sayılmaz hani. bir tek kredi yüzünden 4 ay diploma alamayan öğrencilerin olduğu bir okulda o "adam harcamak" değil "öğretmek" telaşındadır.

    üniversite hocası nedir, nasıl olmalıdır sorusuna canlı örnektir.

    kendisinin bir kaç sözü:
    - türkiye'nin çok zeki olup az çalışan değil, ortalama zekası ile çok çalışan bireylere ihtiyacı var.
    - akademik hayat, şaraba benzer: yıllar geçtikçe, mayalanır, değeri artar.

    ve benim için en kıymetlisi:
    - seni özleyeceğiz (beni kastederek)*
  • timur hoca, hocalarin hocasidir. yine kendisi, bir sql dersinde "ders derste ogrenilmez" diyerek "ders derste ogrenilir "savini yikmis ve parcalamistir.
  • 1942 yılında kayseri’nin pınarbaşı ilçesinde doğdu. pınarbaşı ortaokulunu, sivas ilköğretmen okulunu, ankara atatürk lisesini, ankara yüksek öğretmen okulunu ve ankara üniversitesi fen fakültesi matematik bölümünü 1963 yılında bitirdi. aynı yıl sivas 4eylül lisesine matematik öğretmeni olarak atandı. bir yıl öğretmenlik yaptıktan sonra, ege üniversitesine asistan olarak girdi. profesör lothar koschmieder’in yönetiminde yaptığı fourier analizi konulu doktorasını 1967 yılında tamamladı.
    asıl çalışma alanı fonksiyonel analiz olan t.karaçay 1974 yılında doçent, 1979 yılında profesör ünvanını aldı. 1967-1968 akademik yılında aarhus üniversitesinde unesco’nun açtığı post graduate okulu’na katıldı. 1976-1977 akademik yılında liverpool (ingiltere) üniversitesinde, 1989-1990 akademik yılında tübingen (almanya) üniversitesinde araştırmacı olarak çalıştı. 1990-91 akademik yılında ibm bilgisayar destekli eğitim programında görev aldı. ulusal ve uluslararası dergilerde yayınlanmış 20 den fazla bilimsel makalesi ile 30 dan fazla kitabı vardır.
    tübitak ve milli eğitim bakanlığı (meb) tarafından yürütülen modern matematik ve fen öğretimi projesi, meb talim ve terbiye kurulu matematik öğretim programlarını geliştirme projesi, earget projesi gibi ulusal projelerde bilimsel komisyon üyeliği yaptı.
    hacettepe üniversitesinde matematik bölüm başkanlığı, karadeniz teknik üniversitesi elektronik hesap bilimleri enstitüsü müdürlüğü, başkent üniversitesi bilgi işlem daire başkanlığı, dekan yardımcılığı vb idari görevlerde bulundu. halen başkent üniversitesi istatistik ve bilgisayar bilimleri bölümü öğretim üyesidir. evli ve iki çocukludur.
  • "ders derste ogrenilmez" diye dusundugunden sanırım, derste ders konuları dısında herseyi anlatırdı. ilk java dersinde linux'un bedava ve daha guvenli oldugu, microsoftun tek el yaratmaya calıstıgı, daha sonra ki veritabanı derslerinde oracle'ın son sürümündeki yenilikleri anlatmıstı. sadece dersleri degil sınavları da bir o kadar enteresan olurdu. java ilk sınavında kod yazmayı beklerken, "what is internet?" gibi 10 soruyla karşılaşınca sınıf halinde dumur olmustuk. yani ozetle insanları sasırtmayı seven bir yapıya sahipti kendisi. ama beni en cok sasırtan davranısı, bitirme proje sunumumdan sonra kafasını takdir ettigini gosterir bir sekilde sallayarak sana sorum yok demesiydi. zor gecen universite hayatının guzel bitmesini saglamis kisidir benim icin.
  • kendisini bir gün seda sayanın sabah programında göreceğimiz söylenseydi inanabilir miydik bilemiyorum.
    ama orada işte, burçları anlatıyor.

    programın en ilginç görüntüsü ise, değerli hocam bilimsel bazı açıklamalarından sonra rojin hanım kızımızın seda sayan'a hayret dolu bir ifadeyle sorduğu şu soruydu;

    "doğru mu söylüyor?"

    anlattıkları izleyiciler tarafından hayretle karşılandıkça da hocamın hoşuna gidiyor hani. derslerde konuşanların yüzüne lazer tuttuktan sonraki gülümsemesini ekranlarda görmek güzel.
  • şu sıralar beyaz sakalları ile başkent üniversitesi fen-edebiyat fakültesi koridorlarında arz-ı endam eden değerli bir matematikçi. gerçi bilgisayar ve istatistik olayları ile de alakası var ama bilmiyorum. özellikle latex programına hayranlığıyla tanınır.
  • belki de bu ülkenin yetiştirdiği en iyi eğitimcilerden biridir. dersin içeriği olan konuyu 10 dakikada işler ve geri kalan zamanında aklınıza gelebilecek herhangi bir konuyla ilgili sizi aydınlatır.**

    dersine bir kere bile girdiyseniz şanslısınızdır.