şükela:  tümü | bugün
  • önce kendi canın ve sağlığındır .

    travmalı hastanın ilk değerlendirilmesi isimli bir konuda hocamızın aklıma kazınmış bir örnek haberi vardı .

    bu haber bir otobüs kazasıyla ilgiliydi . bu otobüs kazasında şans eseri bir doktor vardı ve canhıraş kazada yaralanan tüm hastalara zamanında müdahale edebilmişti . lakin kendisi trafiği o telaşta fark edemediğinden başka bir trafik kazası sonucu ölmüştü .

    2011'de değişen tıp , abc nin cab olması , hastanın cervikal travma riski vesaire vesaire . . kendine gelecek ölümcül bir hamleyi tahmin edip önlem alamadıkça ne önemi var ? sen canından olduktan sonra neye yarar ?

    edit : kimsenin denetlememesi sonucunda bir delibaş manyağın yüzünden tıbba on yıllarını vermiş bir uzman cerrahımızı daha kaybettik . kimsenin umrunda mı ? hayır . "haa bi kere ekşi sözlük yazarı olmayı öğren tamam mı ! " ,"amma da hava yaptınız bee !" gibi reaksiyonlar aldım . bugün olan bu olay bize ibret olsun , ilerde yine bu saldırılara uğrayanlar benim arkadaşlarım , kardeşlerim olacağından onları kaybetmeyeyim diye farkındalık oluşturmak için böyle bir şey söyledim . yoksa gram umrumda değil hava atmak da , bana yapılan ağız dalaşları da .

    edit 2 :ben smyrna'nın uyarısı üzerine can hıraç , canhıraş yapıldı .

    edit 3 : bu entri ile başlık açtıktan sonra öyle sinirim bozuldu ki bir süre kayıplara karıştım . sebebi ise , " evet , ekşi sözlük tabi ki entellektüel insanların bilgi birikimlerini düzgün bir uslup ile güncel olaylarda da farkındalık oluşturarak ifade ettikleri bir ağ değeridir" algımın yıkılması oldu (elbette bana çocukça yapılan ve kötü niyet kokan basit sataşmalardan bahsetmiyorum , ortada "hae ? doktor da ölebilir yani ne var bunda " pervasızlığı söz konusu , bütün olanlara rağmen "özel değil bir kere doktor ölüyorsa da bunu bil tamam mı ? " küstahlığı söz konusu. ya da bir kaç entri altta da hala görülebilen , sağlık konusunda her bireyin bilmesi gereken temel yaşam desteğinden bahsettiğimde "lalo : abc cab ne la ? , anladığımız dilden , konuş burası gülüp eğlenmek için bir site ama sen adam ol önce !" tripleri )

    sonra dedim ki ulan neden meydan bu çakallara kalsın ? böyle insanın bir açığını bulduğu anda saldıran , sırtlan sürüleri neden piyasa yapsın dedim ve geri döndüm .

    şimdi pelerini çıkarıp nasıl zırhlı bir süvariye sataştığınızı size gösterme vakti .

    1) öncelikle , kardeşim sen bu yaşına gelmişsin bir sürü entellektüel farkındalığın var , bir zahmet edip de temel yaşam desteğini ( a = airway , b= breathing , c= circulation ) öğrenemedin mi ? ( ki 2011 yılındaki en temel ilk yardım kriterleri bile tıbbi otoriteler tarafından değiştirildi , senin bir insan olarak en azından bu konudaki makaleleri okuyor olman gerekir .) bir hastaya hava yolu açıklığını sağlarken cervikal ( boyun ) travma riskini göz önünde bulundurucu davranışları hiç daha hayatında duymadın mı ? duymadıysan bilmelisin : vicdan azabı iyi bir şey değil . peşinen söyleyim şimdiden ilerde cıvıyacak başka kişilere de , bu cıvınacak , düşürülecek bir şey değil , ciddi bir durum. (bkz: tcy 98. madde) (bkz: uyarıldınız)

    2) bir de " aynı şey kuzey kutbundaki foklara da uygulanıyor , o da ölüm sonuçta , neden doktorluğu kutsallaştırıyorsunuz tanrısal bir düzeye koyuyorsunuz ki ? " tavrı var . şimdi çok da mütevazi olmayacağım yoksa gerçek zannediliyor . doktorluk , manen , maddi olarak yüklü birikimlerin mesleği . bir doktorun ölümünü incelersek , yetiştiği tıp fakültesindeki ona ayrılan profesör , doçent ve diğer bir çok öğretim görevlisinin zaten halihazırda doktorluk mesleğini icra ederken vaktini dolayısıyla emeğini öğrenciye ayırması (türkiye'deki bir çok fakültede aylar sonrasına ameliyat tarihi verilmesi göze alınırsa daha iyi kavranacaktır bu durum ) ve sonrasında uzmanlık eğitimi , mesleğini icra ederken doktorun insan sağlığına katkıları , işgücünü tekrar sağlaması kaybediliyor . diğer bir çok meslekle kıyaslandığında dolayısıyla doktoru kaybetmek daha büyük ekonomik , manevi kayıp demek . yani belki egonuza ağır gelecek ama , daha uzun yıllar verilerek kaybedilen emekle bahsettiğiniz meslekler kıyaslanamaz . bir milletvekiline bile bu kadar dikkat edilirken bunları söylemeniz abes .

    3) " e , o zaman bunlara da dikkat et . " , " bu sorunlara neden yönelmiyorsun ?" ," sen halkı suçluyorsun bir kere öyle milleti karşına alma !" diyenler ne yazdığımı okumuyorlar , ya da okuduklarını anlamıyorlar sanırım . ya da içlerinde kin ve kötü niyet birikmiş , açıkça saldırıyorlar . gitsinler de o dolu dolu yazdıkları ilişkiler entrilerine entri eklesinler . luzumsuz adamların ahkam kesmesinden bıktım usandım .
  • her boka antibiyotik yazmayın. bakteriler güçlenip gezegeni ele geçirecekler amk. birkaç yüzyıl içinde antibiyotiklerin hepsi çöp olacak.

    http://www.radikal.com.tr/…ameti-mi-geliyor-1475452

    alın bu da avrupa'da antibiyotik kullanımında birinci olduğumuz haberi.

    http://www.hurriyet.com.tr/…a-birincisiyiz-25145654
  • bak beyim sana iki cift sozum var. doktorlar aslinda gizliden kiskanilir ama toplum genelinde iyi gorulen bireylerdir genelde. ote yandan actigin baslik da anlamli. bir ani var orada o da yarim yamalak ama o da anlamli. ama alt tarafa bakiyorum yok abc nin cab olmasi, yok ervikal travma.

    lale; eger buraya kutsal bilgi kaynagi diyorsak herkesin kendi uzmanligi alaninda ya da belki hic bir bok bilmedigi alanda yine genelimizin anlayacagi dilde konusmasi yuzundendir. zaten is bu sebepten dolayi burasi eglenceli.

    tip fakultesinde ogrenilmesi gereken ilk kural ne bilmiyorum ama eksi sozlukteki tibbiyelilerin ogrenmesi gereken ilk kural bu: benden hic bir konuda ustun degilsin; merak etme, ben de senden ustun degilim. adam ol, keyfine bak. ne kompleksleniyorsunuz anlamiyorum ki.
  • (bkz: primum non nocere)

    yani ; sana gelen hastaya önce zarar vermeyeceksin. yapacağın her ne olursa olsun hasta en azından saan geldikten sonra, geldiğine göre zarar görmeden ayrılacak.

    mesleki tatmin ve bazen yeterli bilgiye sahip olmama nedeniyle hastaya yapılan müdehalelerde iyi niyetle de olsa hekim hastaya yanlış işlem yapabilir. "kaş yapayım derken göz çıkarmak" deyiminin karşılığıdır bu. kimse bile bile zarar vermek istemez ama yapılacak işlem hastaya fayda vereceğine zarar da verebilir.

    ekranlarda dolaşıp abuk sabuk laflar ve açıklamalarla sırf isimlerini duyurmak için saçmalayan bazı doktor müsfetteleri işte bu kuralı çiğnemektedir.

    "çocuklara aşı yapmak zararlıdır", "aşıya gerek yok", "aşıda domuz serumu var" bilmemne diyen bu tipler yüzünden her gün çocuğuna aşı yaptırmaktan kaçınan ebeveynlerii kna etmeye çalışıyorsak, aşı olmadığı için ölen, sakat kalan çocuklar gelmeye başlıyorsa, kolesterolü tavana vurmuş hastalar menapoz teyze görünümlü doktor bozuntularının ekran beyanatları yüzünden ilaç almayı reddediyorsa, gebeler şeker yükleme testinden kaçtıkları için özürlü çocuklar doğruruyorlarsa, ağızlarından çıkan lafların nelere yol açacağından bihaber doktor bozuntularının primum non nocere kuralını çiğnemelerinden dolayıdır.

    iyi doktor olmayabilirsin. ama en azından kapa çeneni de zarar verme !
  • tıbbiye: sen iyi değilsen hastaya faydan dokunmaz.

    sosyal: kimseye doktor olduğunu söyleme

    gönül mönül: hayatını geçireceğin kişiyi o okulun içinde bulacaksın. vallaha bak orada yahu. sağa sola öteye beriye iyi bak. en az 3-4 seçeneğin bile olacak.

    ekleme: "önce zarar verme." zaten öğretiliyor di'mi lan.
  • (bkz: the first rule of fight tıbbiye is: you do not talk about tıbbiye)
    (bkz: the second rule of fight tıbbiye is: you do not talk about tıbbiye)
  • first; do not harm.
  • hastaları emin olmadan "kansersin" diyerek korkutmama kuralı.

    2 haftamı net bir şekilde "kanser oldum" korkusuyla geçirmemi sağlayan dr. kezban'a buradan rahim ağzı biyopsimin makbuzunu iletiyorum.

    (bkz: kolposkopi)
    (bkz: kolpaskopi)