• lysyi sikeyim size bişey olmasın güzelim diye sevilmesi gereken yavruların ikilemi. tıp seçmemelerini siddetle tavsiye ediyorum ama illâ cevap bekliyorlarsa.
  • hangisini secerse secsin, ileride 'acaba oburunu mu secseydim' dusuncesini yasamasi kesin olan birinin sordugu sorudur. soru aslinda bir soru olmaktan cok toplumsal bir hastaligin semptomudur. turkiye'de bireyler kendileri icin en iyiyi aramaktan cok, daha az kotu olani aramakla gecirirler en uretken donemlerini. risk alma luksu olmadigina inandirilmis bireyler, aslinda kendilerini bireyden cok, ait olduklari toplum tarafindan kullanilacak birer parca olarak gorurler. aslinda baslikta sorulan soru, bireyligini kaybetmek uzere olan bir insanin makinanin hangi dislisi olmasi gerektigine cevap aradigi bir sorudur.
  • -tip mi secsem muhendislik mi?
    -bu yasta birbiriyle bu kadar alakasiz iki alan arasinda kaldiysan siktir git hicbirini secme. gerizekali seni. her turlu bi nane olmaz zaten senden.
  • insanın kafasını karıştırmaktan başka işe yaramayan soru. herkes zamanında gerçekten ilgilendiği şeyi keşfetmeden bu alanlara yönelirler. bu alanda bir şeyler yapmaya çalışırlar. oysa adam felsefeci olacaktır, doktor olur gibi. buradaki ayrımları fark etmeden önce iyice düşünmek lazım. iş işten geçtikten sonra geriye dönmek imkansız olacaktır.
  • puanı yetiyorsa tıp yazacak, yetmiyorsa mühendislik yazacak kişi sorusuymuş. adamın karşılaştırdığı şeyler sanki elektronik mühendisliği ve bilgisayar mühendisliği ki arasındaki seçimi sadece puan belirliyor. böyle vizyonsuz şekilde yaşıyorlar sonra milletin açtığı pankarta sikko diyorlar. ben tercihimi yaparken mutlu olacağım mühendislik dışında bir tane mühendislik eklememiş bir insan olarak söylüyorum. geleceğinizi planlayın sonra tercih yapın. 1-2 puan oynamayla tıp veya mühendislik arasında gidip gelmek nedir lan?
  • bu soruyu soran birisinin tıp seçmemesi daha efdaldir.

    not: doktorum.
  • cevabı şu olan soru;

    ezberin kuvvetliyse tıp seç, zekiysen mühendislik.
  • (bkz: #29470746)
  • bu soruyu soran adamın ne olacağı belli. kardeşim sen hiç mi düşünmedin sınava girerken? seni motive eden şey neydi?

    net hatırlıyorum tıp fakültesi 1. sınıftaydım acili gezmeye gittim. ordaki acil asistanı yemin ediyorum defibrilatörün adını hatırlayamadı. ulan benim asistanım elektroşok aletinin adını bilmeyecek?? ben o aleti kaşıklarıyla birlikte götüne sokarım puştun. böyle bir mal olacaksan tıp yazma.
  • '' ben zaten rekabetten kaçmam, kendimi geliştiririm, bir adım önde olacağıma emin olabilirsin ama ... ''

    adana'ya ne vakit gelsem eş dost çocuğuna öss tavsiyesi vermem için bizim salondaki kırmızı koltuğa çöküyorum. bu defaki konuğum sayısalda türkiye 1183.sü müymüş neymiş {gerçi şimdi sayısal, eşit ağırlık falan da kalmamış galiba, bir ton puan türü olmuş} diğer yandan hukuk için gerekli olan puan türünde de çılgınca bir sonuç almış. kendisini evvela tebrik ettim, emsaline az rastlanır bir başarı. şimdi gelelim kafamı attıran, beni sinirden kendimi siktirecek duruma düşüren muhabbete.

    her türk öğrencisinin düştüğü ikilem olan ''tıp mı ? yoksa boğaziçinde/itü'de/odtü'de/koç'ta/sabancı'da mühendislik mi ? ikilemi bu arkadaşın da kafasında, tabi ki böyle bir ikilem olması çok doğal, tıp desen 6 yıl okuyorsun, tus'una giriyorsun, hastanede dayak yiyorsun, mühendislik desen özel sektör, ortalık canavar kaynıyor, iş kaygısı...

    cidden böyle bir ikilemi olgunlukla karşılıyorum ve bu ikilemin çözümüne yönelik bir ton şey söyleyebilirim fakat önce karşımdaki insanın temel değerlerde sıkıntısı olmayan bir birey olması gerek.

    muhabbetin boka saracağı şuradan belliydi,

    -ah kızımız ne kadar da güzelmiş
    * güzelim tabi [yemin ediyorum bunu dedi]
    j-> pek de alçak gönüllü maşallah.
    * sence ne seçeyim jimmy ?
    j-> valla ben eşit ağırlıkçıyım bana sorma ben öss'ye gireli çok oldu, anlamam yani.
    * ankara hukuk da geliyor :)))
    j-> o da farklı bir alternatif tabi.
    * yok ya eşit ağırlıkçı arkadaşlara bulaşmayayım yazık zaten onlara.
    j-> heh heh heh
    * offf tıp mı yoksa mühendislik mi ?
    j-> boğaziçi mi düşünüyorsun ?
    * yoooo çoğu bölüm geliyor aslında özel de yazarım canım sıkılırsa
    j-> ya benim birçok mühendis arkadaşım var, 4 yılla bitmiyor bu, yüksek lisansı var, yabancı dili var, bilmiyorum yani sonuçta özel sektör, kendini geliştirmen lazım. doktorluğun bir tusu var, bi de süresi...
    * ya ben zaten rekabetten kaçmıyorum, ben istedikten sonra hepsini hallederim orası basit, kendimi geliştiririm yani.
    j-> bir de bayanlar açısından mühendislik birazcık sıkıntılı endüstri mühendisliği var mesela o fena değil baktın mı ?
    * baktım tabi ki şu an revaçta olsa da 10 yıl sonra iş alanları daralıyor [lafa bak hele amına kodumun liselisine bak hele...]
    j-> hı öyle miymiş.
    * öyle öyle. ya işte geleceğimi etkileyen bir karar olduğu için de ne yapacağımı bilemiyorum... off ne seçsem acaba
    j-> [ananın amını seç, geri gir.]

    şimdi bu kızın mühendislik fakültesinde ne olacağını çok iyi biliyorum. istiklalde kol kola yürüyen 4 kızdan biri bu kız olacak mühendislik fakültesinde. erkeklere it muamelesi yapıp twitter'da, facebook'ta yalnızlıktan dem vuracak, ekşi sözlük'te yazar olur ekşi itiraf başlığına kendisi ve çelişkili ruh haliyle ilgili onlarca itiraf yazacak... bu yüzden, bu salaklığı, bu gerzekliği, yaşaması, ilerde bir kezban olması için mühendislik seçmesini gerçekten çok istiyorum ama babası tıp yazdıracak bundan da eminim. tıp bu ablanın kurtuluşu olabilir, zira kendisinden daha zeki, kendisinden daha güzel kızların yüzdesi orada daha fazla olacağı için o kalkan göt çabul inecek. neyse işte.

    inşallah kilyos'ta ''neden beni kimse sevmiyor :((((('' diye ağlamaz.