şükela:  tümü | bugün soru sor
  • türkiyenin en önemli sorunlarından biridir . bu ülkede nasıl oluyorsa , hayatını insan sağlığına adamış profesör doktor kesim sürekli abartı para alıyor , aşırı lüks tüketime yöneliyor . abi en düşük doktor maaşı bile ; normal maaş+sabit döner+ek döner+performans+prim+ilaç firması anlaşmaları . . . ile 15 bin tl olmuş durumda . bu herifler bi de daha rütbeli olduklarından döneri falan zirveye dayayıp aylık minimum 50.000 e dayıyor . bu ne rezillik ya ? adama sonra bir bakıyorsun , terliği bile 200 lira yani bu nasıl bir doymazlıktır ? yurtdışında böyle bir saçmalık yok , hatta oranın doktorları maaşımızı lüzumsuz artırmayın diye bile kendileri mücadele ediyor böyle .

    peki ben fesat mıyım ? adamlar doktor değil mi can kurtarıyor , almasın mı o kadar ? bakın yanlış düşündüğünüz nokta şu : maaş sayı ile değil kalite ile ölçülür . 2000 lira alırsın ama dünyanın en kalite peynirini yersin en butik tekstile ulaşırsın vaktini çok kıymetli kullanırsın . ama sen habire en yüksek maaşı ben alıcam diye kasılıp durursan , gelir adaletsizliği olur , enflasyon ile çalkantılı belirsiz bir piyasa olur , çevren bi kere kıvranmaya başlar ve insan sosyal bir canlı olduğundan kalitesizliği en dibine kadar yaşarsın .

    ve doktorun yaptığı iş hep geçiştirme . yani şimdi size türkiyenin sağlık problemleri nedir desem siz bana " abi doktorlar aslında çok mükemmel ya da en azından ellerinden geleni yapıyorlar da , sistemde sorun var" mı dersiniz , yoksa " abi iyi doktorlar var ama çok önemli bir kısım doktor da baya paragöz çok dikkat etmek lazım epey berbat şeyler gelebiliyor insanın başına o yüzden" mı dersiniz ? hayır soruyorum yani bu soruyu bir düşünün .

    e şimdi profesör doktor profiline bakıyorum : diyor ki adam ben sadece ama sadece insan hayatına çalışacağım başka hiç bir art niyetim olmayacak yemin ediyorum ! tamam abi , çok iyi çok güzel : ama asgari net ücretin an itibari ile 1603 lira olduğu bir toplumda aylık 50 bin lira almayı peşinen kabul ediyor . sen aylık 50 bin lira alarak nasıl hala iyi kalmayı bekliyorsun ? toplumdan nasıl bir geri dönüş bekliyorsun ?

    yani bunun bir denetimi var mı abi ? baksan adam sürekli derste , ameliyatta , poliklinikte , muayenede şurda burda , hastanenin dışına bile çıkmıyor gözüküyor yoklamalarda evraklarda falan ama yıllık 50*12=6.000.000 lira para harcıyor . nereye harcıyor bu parayı ? hastane zaten yemeğini falan her şeyini karşılıyor bu adamın yani . hadi diyelim yıllık izinini alsa bu adam , 6.000.000 lira ciroyu 15 günde nasıl harcayabilir bunu bir anlatır mısınız allah aşkına ?

    bi kere toplumu kalkındırmak istiyorsak önce o toplumun en elit görünen kesiminin elini taşın altına sokması gerekmez mi ? sen yıllarca pompala tıp fakültesine gazı "abi adam sadece doktor değil bak müzik de yapıyor , oyunculuk da , resim de . ." falan filan , ama iş ekonomiye gelince "ben mayışımı alayım da , gerisi umrumda değil !" yok ya ? bu ülke bu kadar parayı çar çur etmeye bu kadar zengin mi ? iki tomografi cihazı daha alınsa belki kanser hastaları sıra beklemeden tedaviye başlayacak , kanser sağ kalımları yükselecek .

    parayla motive olup da doktorluğu yapıyorsan sen hiç yapma zaten öyle paragöz doktora ihtiyacımız yok . ha yok ben , iyilik yapıyorum diyorsan da öyle civcive atar gibi ufak atma , önemli şeylerden fedakarlık et de görelim bakalım ne kadar gerçekten fedakarsın ? hodri meydan !

    öyle doktorculuk oynamayalım da , gerçek doktorluğunuzu görelim bakalım artık .

    ek anektod :
    . . ."biraz ışık verin bana!"
    çevresinde fısıltılardan bir koro. giysilerini çekiştirerek öne doğru,bir ses izine, dinlenebileceği bir yere, bir hedefe doğru sendeleyerek
    ilerliyor. adamda bütün acılar, umutsuzluklar vücut bulmuş ve o acılı ışık çemberinde işkencesine son verebilecek hiçbir şey yok. sandaletli ayakların her biri karanlık bir uçurumun üstünde. umut yok, güvenlik yok, böylesine sonsuz kör olmak nasıl bir şeydir?
    yine, "biraz ışık verin bana!"
    bu defa sözcükler kurtuluşa ulaşma umudunu yitirmiş yırtık gırtlağı parçalarcasına çıktı. adam üzerine gelen gölgelere doğru yığıldı. yüzü
    yarı aydınlık-yarı karanlık bir gölgeleme çalışması gibi. siyah keskin
    bir siyah, beyaz ise bembeyaz; ayaklarına doğru gri. üzerinde yakıcı
    beyaz bir ışık çemberi; çember bir pırıltı parçasına hapsolmuş bu yaratığın
    üstüne geldi, geldi, geldi, yuttu onu, her şey siyah oldu; içi,
    dışı, siyahtan da siyah, hiçlik, son, bitiş, sessizlik. . .

    "harlan ellıson " ,korkunun bütün sesleri
  • 50x12 den sonrasi yok bende.50 ile 12 ile carpinca 6.000.000 nasil oldu la?valla su zekayla iyi ki sen doktor olmamisin yoksa yapraa yemistik.

    edit ; bende biliyorum 50k dedigini .lakin 50 k * 12 600 k eder ki bu matematik ozurlu 6m yapmis onu.
  • yalandır efendim. profesör maaşı 8 bin lira civarında şu an. üzerine katacağı döner gibi özel muayene gibi gelirler de ancak 15 bin lirayı görebilir. döner sermaye ve nöbeti çıkarırsan asistan doktor maaşı 2900 tl! doktorlar para basar algısı nereden geliyor hiçbir fikrim yok. mutlaka istisna hekimler vardır her meslekte olduğu gibi. bu tarz saçmalıklarla insanların aklını bulandırmayın.
  • (bkz: yengeç sepeti)

    bir kaç gündür aklımda hep cüneyt bey'in iq ile ilgili videosu dönüyor. vay iq!
  • yalan beyandır. tıp profesörlerinin hepsinin 50.000 tl kazancı olmadığı gibi (türkiye’nin sayılı cerrahlarının kazancı 50.000 tl olabilir hatta fazlası da olabilir ki olmalı, adam hayatını vermiştir!) en düşük doktor maaşı da yukarıda bu konuda kafasının estiği gibi atan entry yazıcısının beyan ettiği üzere 15.000 tl değildir.
    doktorum, geçen ay aldığım maaş (net) 4000 tl.
    artık şu nefretinizi bitirin, bıktık usandık. sandığınız gibi parayla bir tarafımızı silmiyoruz.
    sen de keşke dizini kırıp çalışıp, geceni gündüze katıp camiamıza dahil olsaydın da salak saçma beyanlarda bulunmasaydın, yaşadıklarımıza dahil olsaydın!

    edit: arkadaşlar çok mesaj geliyor, gelen/gelecek sorulara şöyle bir cevap olsun; sağlık bakanlığının dhy (mecburi hizmet) ile savunma bakanlığına atadığı, tsk’da çalışan, sivil doktorum, pratisyenim. bizde baz (8/3 derece/kademesinde) memur maaşı 2900+ tuttuğum nöbetin ücreti (60 tl -bu parayı almak yerine bazen nöbet saati kadar istirahat alıyorum- ayda 2-3 nöbet oluyor) + ek mesailer = 4k. yani döner sermaye yok. döner sermayenin savunma bakanlığındaki karşılığı sağlık tazminatı var, maliye bu ay yatıracağını söylüyor o şekilde 6k’yı aşacak diye bekliyoruz.

    edit 2: mesleğimi seviyorum,çalıştığım ortam ve amirim iyi.
  • doğruysa az olan maaştır. keşke daha fazla alsalar da daha kaliteli insanlar doktor olsa.

    bir gece yarısı ailesinden birinin ölümle burun buruna gelmesi ve onu herkes gibi etten kemikten bir insanın kurtardığına gözleriyle şahit olmuş herhangi bir insanın bundan daha azını düşüneceğini zannetmiyorum.

    ayrıca iyi doktorların çoğunun sıçmaya bile vakti yok. vaktinin tamamını insanları kurtarmaya harcayan birinin o çalışmasının bedeli aylık 50 bin tl gibi kıytırık bi miktar olmamalı.

    not: doktor değilim, sağlık çalışanı da değilim.
  • (bkz: sen milyon sen milyar)
    (bkz: sen bu parayı ne yaptın)

    verilen bilgi yanlış, yanlış bilgi üzerine yapılan hesap yanlış, üzerine kasılan sosyo ekonomik analiz yanlış...

    arkadaşımız muhtemelen lisede yabancı dilciymiş. sayısal, sözel ve eşit ağırlıkta her türlü çakıyor çünkü.
  • adamlar en azından çalışarak alıyorlar. şeyma subaşı, asena atalay gibi hanımefendilere ne demeli? bu kadınların hayattaki tek başarıları zengin bir koca ile evlenip boşanmış olmaları. şeyma 125 bin, asena atalay da en az 40-50 bin lira nafaka alıyor.

    adaletini sevdiğimin dünyası.
  • bu satırları ancak ağır haset, kişilik bozukluğu ve cehalet sahibi biri yazabilir... bu kadar net...

    tahsilsiz bir belediye işçisinin 4-5 bin aldığı bir ülkede tıp profesörü devlette en fazla 15-20 kazanabilmektedir, o da iyi döner veren yerlerde. çoğu prof ise 12 bine razı. bundan utanmak yerine gelmiş buraya atıp tutuyor yazar efendi.

    bu malca tutum nedeniyle zaten yakında paranla bile muayene olacak doktor bulamayacak bu ülke vatandaşı. hiçbir akıllı insan yurtdışında yaşama şansına sahipken bu paraya bu mallara hizmet vermekle uğraşmaz, uğraşmıyor da. istisnasız belli kapasitedeki herkes ya gitmek için araştırıyor ya da çoktan eyleme geçti. siz daha hala burada çatlayın...
  • anasının ak sütü gibi helaldir. lakin maksimum 15bin kazanmaktadır.