şükela:  tümü | bugün
  • bir türlü anlam veremediğim olaydır.

    arkadaş üniversite dediğin şeyi tıp ve mühendislik dışında okursan ne anlamı var ki?? hiç kimseyi küçümsemek istemem ama mesela antropoloji ya da sosyal hizmet felan ile bilgisayar mühendisliği insanlığa eşit derecede fayda sağlayan alanlar mı? bakın çevrenize, kullandığınız bütün ürünler, hayatımızı kolaylaştıran her şey mühendislerin emeğinin bir sonucu. sağlığımız da tıp mezunlarına emanet. bunlar dışında okul okumak biraz manasız değil mi sizce de? insanlık sözelci profesör ilber ortaylı ile mühendislik zekasının ürünü kombi arasında seçim yapmak durumunda kalırsa hangisini seçer acaba? ilber beyi mi, kombiyi mi? veya evi buz gibiyken ilber bey öyle "harem şöyledir, enderun böyledir" diye konuşabilir mi?

    ayrıca gelin itiraf edelim, hepimiz üniversite sınavına doktor ya da mühendis olmak için girdik, bazılarımız bunu başardı, bazılarımız ise başarısız olunca diğer alanlara yönlendi. ama hala daha kız isteme törenlerinde "kızımızı ne doktorlar, ne mühendisler istedi de vermedik" diye geçer. kimse ne sosyologlar, ne iletişim fakültesi mezunları demez.

    tabi bir de bu bölümleri ankara ya da istanbul'daki okullarda okumak gerekir. odtü olsun, boğaziçi olsun, hacettepe olsun, gazi ya da atılım olsun, bu bölümleri bir de bu gibi köklü okullarda görmüşseniz işte asıl başarı budur.

    aksini iddia edenle de sabaha kadar tartışırım.
  • birinin, birisine mühendisin yarar sağlayabilmesi için malzemeye, malzemenin oluşması için de işçiye ihtiyaç olduğunu, bu sebepten de işçinin sağladığı yararla mühendisin sağladığı yararın bir birine zincirleme bir şekilde bağlı olduğunu söylemesi gerekir zira bu doktorluk için de geçerlidir.

    her mesleğin yaşadığımız düzenin işleyişinde rolü vardır bunları ancak sorumlulukları açısından kategorilendirebiliriz.

    (bkz: umarım trolldür)
  • atom parçalayan iibf mezunu arkadaşlarımızı sinirlendirmiştir.

    faydasızlar sizi...
  • tıp ve mühendislik dışında bölüm ismi vereyim de teknoloji konusunda ileri olan ülkelerle geri olan ülkelerin farkı ortaya çıksın:

    (bkz: fizik)
    (bkz: kimya)
    (bkz: biyoloji)
    (bkz: matematik)

    ülkenizde bu konularda çalışan yoksa mühendisliğiniz ancak birilerini taklitten ibaret olur. mesela bilgisayarı, televizyonu, tıbbi görüntüleme cihazlarını, yeni enerji teknolojilerini falan icad eden olmazsınız, ancak 100 yıl sonra modası geçince üreten olursunuz. mühendisleriniz olur ama uzaya mekik yollayamazsınız, aynı teknoloji ile yapılan kıtalarası balistik füzeleriniz olmaz, uçak yapamazsınız ve hatta 100 yıl önce üretilen tank motorunu yapamayıp tankınızı motorsuz bırakırsınız.

    tıp mezunlarınız da ancak hekimlik yapar, araştırma yapamaz. ilaç patenti falan alamazsınız, halk sağlığı yerlerde sürünür, engelleyebileceğiniz hastalıkları yabancı üretimi cihazlar ve teknikler ile teşhis edip yabancı ilaçlar ile tedavi ederek övünürsünüz.

    "edit"
    bir mesaj üzerine farkına vardım, yanlış anlaşılmaları engellemek için yazmak zorunda hissettim:
    tıp doktorları ve mühendisler bir şey yapamaz demiyorum. temel bilimlerde uzmanlaşmış kadrolar olmadan, bu insanlar ile ekip olmadan yenilikçi teknolojiler üretemezsiniz. buna savunma sanayi de dahildir, medikal teknolojiler de dahildir, bilişim de dahildir. yıllarca çin bu hataya düştü, mühendislik konusunda taklidin önüne geçemedi. ne zaman ki temel bilimlere ağırlık verdi, o zaman kendi yolunda bağımsız olarak ilerlemeye başladı.
  • neden tıp ve mühendisliği dışlamamız gerekiyor. rantı yüksek olmaları, bu bölümlerde okumanın amacını sorgulamayı, gereksiz mi kılıyor. aslında, asıl sorgulamamız gereken şey, üniversiteyi okuma amacımızdır.

    a kişinin tıp okuyup, doktor olarak başarılı olması, b kişisininde aynı başarıyı göstereceği anlamına gelmiyor. çünkü bizler robot değiliz. aynı programa sahip olup, aynı işi yapamayabiliriz. biz insanlar, farklı potansiyellere sahibiz. b kişisi meslek lisesinden mezun olduktan sonra, a kişisinin doktor olarak kazandığından, daha fazla başarıya sahip olabilir.

    steve jobs, bill gates gibi pek çok kişi, üniversiteden ayrılarak, kendi başarı hikayelerini yazdı. onları başarılı kılan şey, üniversite okuyup, okumamaları değildir. kendilerine uygun olmayan, garantili bir yola girmek yerine, risk alarak kendilerine uygun olan seçeneği tercih etmeleridir. son yıllarda, öğrenciler hep kolay yolu tercih ediyorlar. iş garantisi ve yüksek kazanç vaadiyle, üniversitelere yönlendiriliyorlar. 10 sene boyunca derslere ilgi duymayan insanların, "ygs ve lys'e nasıl hazırlanabiliriz." diye yardım istemelerini okuyorum. çünkü onlara, üniversitelerin el dorado olduğu söyleniyor.
  • bu sefer bu trollüğe gelmeyeceğim. moderasyon tarihçem full entry silmeler ile not düşmeler ile dolu...