şükela:  tümü | bugün
  • araştırmaların yavaş ilerlemesinden kaynaklandığını düşündüğüm gerçek.

    öncelikle doktor değilim ama tıp gerçekten çok yavaş ilerliyor. mide rahatsızlığı olan veya kanser olan insan sayısı bu kadar artmışken halen kalıcı bir çözüm bulunabilmiş değil.
    kaç yıllık antibiyotikler kullanılıyor. tedavi edici çözümler üretilemiyor. yapılan araştırmalar çok yavaş ilerliyor.
    artık sürecin biraz hızlanması gerekiyor.
    insanlar tıp'a olan inancını yitirip dermanı bitkisel ilaçlarda aramaya başladı. ancak, bitkisel ilaçlar plasebo'dan farklı değil.
  • yeni geliştirilen ilaçlar için kobay ol da iki işe yara o zaman şeklinde cevaplanabilecek tespit.
  • doğrudur, çünkü araştırmalar etik açıdan insan üzerinde denenemez. insan deneylerine ulaşmak için 7 sene gibi bir süre ve hayvan çalışmalarında oldukça iyi bulgular gereklidir. bu da araştırmaların hızının azalmasına neden olur.

    unutmayalım ki tıbbın en hızlı ilerlediği dönem nazi almanyası dönemi olmuştur.
  • türk tabipler birliği: efendim burası da laboratuvarımız, çalışmalar yapıyoruz, her gün yeni çareler bulm...
    mgmar48: çok yavaşsınız.
    ttb: nasıl efendim?..
    mgmar48: çok yavaş ilerliyorsunuz.
    ttb: efendim elimizden geleni ya...
    mgmar48: öfff çok sıkıldım niye bu kadar yavaşsınız siz?
    ttb: ...
    mgmar48: bundan sonra size olan bütün desteğimi kesiyorum, hadi eyvallah.
    ttb: ama?.. ama efendim bekleyin!.. lütfen bir şans daha verin bize! ama?..
    ...
  • insan anatomisini bile nazilerden öğrendik, en hızlı ilerlediği dönem olduğu yukarıda belirtilmiş zaten.
  • ünsüz türemesi:
    "arapçadan dilimize giren ve özgün biçimlerinde sonunda ikiz ünsüz bulunan kelimeler türkçede tek ünsüzle kullanılır. bu kelimeler ünlüyle başlayan ek veya yardımcı fiille kullanıldıklarında sondaki ünsüz ikizleşir: hak (hakkı), his (hissi), ret (reddi), şer (şerri), tıp (tıbbı), zam (zammı), zan (zannı); af (affetmek), his (hissetmek) vb."

    kaynak: tdk

    tıbbın özel isim olmadığı gerçeğinin yanında görecelidir.
    yazı içinde de kesme işareti ile görünce dayanamadım.
  • tıp yavaş ilerlemiyor, tıptaki ilerleyiş yaşamlarımıza geç yansıtılıyor.

    şöyle ki bir ilacın bulunması, bir tıbbi cihazın icadı çok pahalı bir bir araştırma süreci sonucunda gerçekleşiyor. bu sektörlere yapılan yatırım oldukça yüksek ve bu yatırımları finanse eden şirketler o ilaçtan ya da o cihazdan yeterince kar elde etmeden yenisinin piyasaya sürülmesine izin vermiyorlar.

    bir diğer mesele de böyle büyük paraların döndüğü bir sektörün, hastalıkları kökten yok edecek gelişmelerle kendi sonunu getirmek istememesi. örneğin ilaç firmaları, daha fazla insanın hasta olmasını ister her zaman. yani aslında amaç kökten bir çözümle hastalıkları ortadan kaldırmak değil kontrollü biçimde sürdürülebilir halde tutmak. yoksulluk gibi düşünebilirsiniz...

    bir diğer boyutu da insan ömrünü uzattıkça ortaya çıkacak nüfus problemleri...
    daha başka boyutları da var mutlaka ama bunlar en temel olanları.
  • evet hala beyazlar için kalıcı esmerlik bulunamadı
  • bir üçüncü dünya savaşı çıksa sonrasında bak sen gelişmeye diyeceğim gerçek. savaşlar gelişimin itici kuvvetidir. çünkü etik değerler kalmaz. bu gün kullanılan bir çok gelişme 2. dünya savaşında bizzat insanlar üzerinde denenerek bulunan şeyler.

    bunları yazdığım desteklediğim manasına gelmiyor. ama gerçek bu.
  • üretmeyen bir ülkede hiçbir şey ilerleyemez. sağlık sektöründe kullanılan cerrahi alet, biyomedikal cihaz, tıbbi sarf malzemeler ve ilaçların %80'ni ithal. yerli üreticiler olduğu zaman da hekimlerin çoğu desteklemiyor. bilindik, alışılmış markalar'dan şaşmıyorlar. siz hiçbir gelişimin önünü açmazsanız, ülke olarak üretmezseniz hiçbir şey ilerleyemez.

    dünyada ise işler gayet tıkırında bence. tıp gayet güzel ilerliyor. gelişmeleri biraz takip etmeniz yeterli olacaktır bunu gözlemleyebilmeniz için.

    örneğin