şükela:  tümü | bugün
  • iskence seanslarindada yaptirir insan bunu
  • hayvanlara (evcilleştirilmeye çalışılan ve/ya evcilleşmiş denilen) da yapılıyor bu*.
  • tabi eski tırnak gibi çıkmaz yeni geleni,koyu sarı renkte ve kalın olarak.
  • tırnak yatağı kanlanması bol olan bir bölge olduğundan kanamayı azaltmak ve işlem yapılan bölgenin müdahale sırasında kan gölüne dönüp görüşü zorlaştırmasını engellemek için işlemden önce parmak köküne bir turnike konur.
  • haftalarca burnu kapalı ayakkabı giyememekle ve topallayarak yürümekle sonuçlanan, allah düşmanımın bile başına vermesin denilen bela.
  • tirnak derinin uzantısı olan bir doku parçasıdır. kimi zaman yaralanır, kırılır ya da hastalanır. işte bu durumlarda bazen tırnak çektirmek kaçınılmaz olacaktır. zira tırnak altında bulunan ve tırnak yatağı diye adlandırılan bölge enfeksiyon kapmıs ya da tırnak yatağı yırtılmıştır. sizi cerrahi müdahale odasına alırlar. tırnak üstüne batticon'u boca ederler ki mikroplar ölsün başlasın operasyon. sonra iğne vurulur 3-5 dakika beklenir ki iyice uyuşsun parmak. daha sonra tırnağın köküne kanca gibi bişey takıp çekerler. hayırlı olsun tırnağınız çıkmıstır. sonra sizden tırnak yatağına bakmanız istenir. doktor ; "bak bura enfekte olmus görüyor musun bunları temizlemeliyim" der. sonra enfekte olan doku temizlenir. eğer tırnak yatağında yırtılma varsa orasıda dikilmelidir aksi halde bir daha oradan tırnak çıkmaz.

    daha sonra doktor komple çıkan tırnağı yerine geri takar(duruma göre bazen de takmaz) ve üstüne dikiş atar. böylece yeni tırnak çıkana kadar eski tırnağın parmağı ve tırnak yatağı korunacaktır. ağrı kesici ve antibiyotik verilir. bunlar düzenli olarak kullanılmalı ve 3-4 günde bir pansuman yapılmalıdır. zira ayaklar mikrop kapmaya müsait yerlerdir. daha sonra yeni çıkan tırnak eskisini düşürür.
  • parmağı tanınmaz hale getiren tırnak batığından kurtulmanın tek yolu.
  • senede 3-4 kere yaşadığım bir nevi işkence.

    seneler geçtikçe o kadar alışıyorsunuz ki bu duruma artık kendiniz çekmeye başlıyorsunuz tırnaklarınızı.
    tahtakale'de bulunan çeşitli tıp malzemesi satan dükkanlardan alınan pens vb. malzemelerle yapıyorsunuz bunu.
    acı çekmekten çok bir gereksinim halini almaya başlıyor ve sadece gülüp geçiyorsunuz.

    her operasyondan sonra "bu sefer iyi tedavi ettim, tekrar olmayacak!" şeklinde telkinlere aldırmaz hale geliyorsunuz.
    belki de size en komik yalan gelmeye başlıyor. " tabi tabi" diyorsunuz içinizden...

    tecrübeyle sabit tavsiye;
    eğer bir gün tırnağınız batarsa sakın ola dokunmayın! batan yeri sakın ola kesmeyin, bırakın batsın.
    eğer; "ben bunu keseyim de batmasın!" derseniz, işte o an hayatınızın değiştiği andır.
    doğduğunuz güne lanet edersiniz..!
  • lise yıllarımda, batan tırnağımın olduğunu unutarak sağ ayağımla topa vurayım derken betona vurmam sonucu karar verdiğim eylem.
    lakin tırnağımı iş bilmez bir hasta bakıcının çekmesiyle(tırnakla et arasındaki liflerin sargı bezine yapışmaması için gerekli kremi vermemişti) benim için yepyeni bir işkence başlamıştı. her pansuman yapılışta gözlerimden yaşlar akıyordu.
    ve hiçbir şey eskisi gibi olmadı. artık kalın bir ayak tırnağım var.
    ama en azından acımıyor. o da yeter..