şükela:  tümü | bugün
  • türkçede ilk defa yayımlanan titan’ın sirenleri’nde vonnegut bizi uzayda ve zamanda curcunalı bir yolculuğa çıkararak insanın hayattaki amacına ve evrenin derin anlamsızlığına dair kendi kıvrak kalemine özgü, benzersiz bir hayal sunuyor.

    milyoner kâşif winston niles rumfoord uzaygemisiyle bir krono- sinklastik infundibulumun ortasına dalarak saf enerjiye dönüşür. yalnız elli dokuz günde bir maddeleşebilir ve bir saatliğine dünyadaki evine dönebilir. tek tesellisi, artık geçmişi ve geleceği tamamen görebilmesidir: karısının, dünyanın en zengin ve en ahlaksız adamı malaki constant’la birlikte uzay yolcusu olacağını da bilmektedir. malaki’nin bu beklenmedik destansı yolculuğu onu tanıdık ve tanımadık pek çok gezegene, dünyamızın işgaline, titan’da yüz binlerce yıldır bekleyen bir uzaylı turiste götürecektir.
  • uzun zamandır beklettiğim, tatilimin ilk haftasında okuyup çok keyif aldığım ve beklettiğime pişman olduğum (bkz: kurt vonnegut) romanı. ayrıca okuduğum ilk romanı olduğu için (yazdığı ikinci roman imiş) kurt vonnegut'ı tanıdığım roman oldu. içerdiği, insanlığın amacı ve özgür irade gibi konular nedeniyle okurken aklıma ara ara rick and morty geldi. sıra (bkz: otomatik piyano)'da.