şükela:  tümü | bugün
  • sahne'ye en cok yakisan sanat. kaynaginini eski yunan'dan alan rollerle belli bir senaryo'yu seyircilere aktarmayi hedefleyen sanat dali.

    gunumuzde dogaclama yapilip sadece insanlari guldurme amacina yonelik olan sov'lar tiyatro diye nitelenemez
  • bu sene başladığım bir olgu, bir eylem...
    hazzının fazla olduğu,
    heleki sahnede ve sahne arkasında görevli olmanın ap ayrı hazları olduğunu kavradığım, yaşadığım olgu...
  • sahneye ilk çıktığımda "aman tanrım ben ne yapıyorum!" dememe sebep olan,
    ama oyunun sonunda o alkışları duyduğumda yüzüme gülümseme yerleştiren olgu tiyatro...
    (ve bir işi başarabilmenin hazzını bana yaşatan olgu...)
  • sisifosun kayası misali..
  • tiaytro çalışması sırasında hocamızın bize söylediği bir şey wardı
    bunu paylaşmak istedim bende,

    - ingilizcede "if i were you" diye nitelendirdiği olayın yansıtılmasıdır tiyatro.
  • insanı,insanca,insanla anlatan en lazım sanat dalı.
  • çalışmalarına katılanlar bir süre sonra önyargıdan uzaklaşmaya başladıklarını hissederler..nedeni giyindikleri rollerin çeşitli kesimleri yansıtması ve onları içlerinde yaşamalarıdır..sadece sahne de kalmayan bir sanat dalıdır...sarı ışıkların altındaki o kadife perdeli atmosferde bulunmanın verdiği haz pek çok yerde bulunamaz..
  • tiyatro canlıdır,sinema playback.
  • gunumuzde herkesin rol yaptigi hayatta gercek olabilme, gercegi oldugu gibi durustce yansitabilme, hissettigini hissetmezmis gibi gostermeyip karakterin hissettigini hissederek kendinden cikabilme ve boylece butun "meli, mali" lari kaldirip kendini tekrar bulabilme, en cok kendin olarak anda varolabilme sanati. hayat. gercek.
  • provaları sırasında kendine küfrettirir, ama sahnelenme sona erdiğinde tekrar aşık olunur. oluşturması belki de en zor sanat türüdür. hem grup çalışması, hem seyirciyle iletişim, hem yaratıcılık, hem de azim gerektirir.
    insanın hayata bakışını, dolayısıyla da hayatını değiştirebilir.