şükela:  tümü | bugün
  • beşiktaşta, eski mıstık sinemasının olduğu, şu anda da beşiktaş kültür merkezinin bulunduğu pasajın alt katındaki nezih bilardo salonu. alkol&bilardo'nun bir arada olduğu nadir yerlerden. b at b cafenin yegane düşmanı.
  • girişte 7.500.000 milyon alan ve bir yerli ickiyi ucretsiz veren kafe. sunny discmani tesisata baglayip latin ve turkce muzik calar djsi. gidilmese de olacak kafelerden.
  • adana'da ziya pa$a bulvari'nin arka sokaklarindan birinde yer alan enteresan dekorasyonlu, patates kizartmalari kotu bir mekan.
  • işletmesi 3. kez el değiştirip, platin masalar koyulduktan sonra tüm profesyonel bilardo kitlesini kaybeden mekan.. pool masalarının delikleri ve bantları hatalı olan salon..
  • bkm nin alt katında olmasından mütevellit birçok tiyatrocunun uğrak yeri olan; seneler öncesinin anlayışının aksine zamanı geldiğinde çuhaların yenilendiği ve masaların bakıma alındığı kaliteli bir bilardo salonu. beş tane amerikan, ikişer tane de snooker ve üç top bilardo masası mevcuttur. bar kısmında çarşamba geceleri tango, cumartesi geceleri latin dans gecesi düzenlenir ve dans hocaları eşliğinde kimin eli kimin götünde belli olmayan, sinerjik bir ortam yaratılır. bu geceler haricinde, dev ekrandan maç yayını ve tek kişilik canlı müzik dinletisiyle soğuk havalarda vakit geçirmek için birebir bi mekan.
  • izmir devlet tiyatrosunun bir üyesi tarafından çeşmealtı - menteş ayrımı yakınlarında açılan kafe.
  • bkm altindaki tiyatro kafe istanbul'da snooker oynanabilecek alternatifsiz bir mekandir.ancak bu alternatifsizlik insani rezalet cuhalarda rezalet masalarda snooker oynamaya iter.degisecek ama cuha bulmak cok zor denerek sallanmaktayiz.hadi hayirlisi.
  • adana'da bi arka sokağa resmen saklanmış mekan. dekorasyon, ortam ve mekanın sakinleri* gayet hoştur, kendini bi şekilde rahat hissedersin, zaman geçer gider.. ama bunların yanında servisten hiç bi şey beklemeye hakkın yoktur, sanki adamların evine habersiz gitmişsin gibi davranır çalışanlar. istediğin bi lokma yemek için bayaa mücadele verirsin ve en sonunda nerdeyse kendini suçlu hissetmeye başladığın anda gelen parmak tavuklarla göz göze gelirsin ki hiç de tekin durmamaktadırlar*. her defasında "bi daha gelmicem la buraya" dersin ama zaman geçince unutup yanılıp tekrar gidersin, öyle de bi yerdir işte..
  • ankara'daki barlar sokağı*nda bir tane şubesi bulunan cafe.
  • muhtemelen world snooker championship 2010 sebebiyle şu sıralar günün herhangi bir saatinde boş snooker masası bulmak imkansız burada. ya daha önce böyle bir yoğunluk olmuyordu ya da bana denk gelmiyordu.