şükela:  tümü | bugün
  • yıllardır oyunlara gidiyorum. o , kitap kalınlığında metinleri nasıl ezberlediklerini hiç anlamıyorum. hadi çok fazla oyuncunun olduğu oyunlar bir nebze daha kolay , en azından karşındaki oyuncunun sözlerinden hatırlayabilirsin ya da diğer oyuncular sufle verir ama tek kişilik oyunları ezberlemek imkansız gibi geliyor.

    edit: bu işin çalışarak yapıldığını elbette biliyorum. demek istediğim bu işin çok zor ve takdir edilesi bir şey olduğuydu. yani mesela en yakınınızdaki kitabı açın ve sadece 10 sayfasını ezberlemeye çalışın.emin olun çocuklar için bu işler daha kolay.
    aşağıdaki linkte tek kişilik bir oyun texti var mesela.
    bir delinin hatıra defteri
  • çok çalışma çok prova ve iyi bir yönetmen ile mümkündür. nisan ayı gibi tatile girer tiyatrolar. kış dönemine kadar kapalıdır. bu dönemde tatillerden sonra çok sıkı çalışır bu arkadaşlar. sürekli prova sürekli prova. yine de bazı karışık oyunları görünce insan sormadan edemiyor bu soruyu.
  • sorunsal değildir. bol bol karşılıklı prova ediliyor, alıp eline metin ezberlemekle olmuyor. tiyatro ile ilgilenmiş biri olarak önce metni bir kaç kez okur, kendi repliklerimi işaretlerdim. sonra ilk provalarda metin hala elimizde olur. prova ettikçe yerleşir. yavaş yavaş bırakırsın metni. tek başına değil bir ekip olarak ezber yapılır. rol arkadaşın repliği unuttu mu zincirleme reaksiyon gibi sen de karıştırırsın filan.

    bunları yazarken farkettim ki tiyatroyu da özlemişim, peeey.
  • başlığın fiziki yapısına referans gibi olmasın da ben sorunsalın ciddi ciddi "nasıl" kısmından kaynaklandığını düşündüm ilk okuduğumda. "hayret" efektini sonradan anladım.

    aslında büyük sorunsaldır "ne şekilde" ezber yapıldığı. kimisi ertesi güne virgülüne, parantezine ezberler. kimisi mizansenden süreç içinde oturtur. kimisi kast belli ise eşinin tonundan oturtur. kimisi aynı şekilde kendi deşifre tonundan sindirir. kimisi son haftaya kadar kelime bakmaz, içselleştirmenin peşinde kendi cümlelerini keşfedip sonra bulduklarını dönüştürür. kimisi yine buna benzer bir şekilde detay çalışması sürecinde kelimelerin farkına varır. kimisi ise henüz keşfedilmemiş bir yöntem keşfeder falan ve dahası işte.

    her bir tutumun da kendine göre avantajlı, dezavantajlı noktaları vardır. kimisi profesyonel olanı buradan anlar. kimisi oyuncunun kumaşını (ne demekse artık o) buradan kategorize eder. kimisi krize sebep olur, kimisi de esnekliğinden ötürü her yolun yolcusu. tutumun gidişatı hocaya ve gruba bağlıdır demek yanlış olmaz.

    ancak son sözü temsil söylediğinden ötürü nereden ayrışacağını şaşıran tiyatrocu ahalisi bu tutumdan ötürü pek ayrışma yaşamaz.

    ama hakikaten nasıl ezberliyorlar? o kadar hayrete mucip bir olay değil.