şükela:  tümü | bugün
  • virginia woolf'un 1927'de yayımlanan çocukluk anılarından etkilenerek yazdığı insan yüzlerine dair romanı.*
  • virginia woolf'un anlamasi zor, dili agir, ve bir o kadar da yarmis romani. bilinc akisi teknigiyle yazmistir bir kismini. uc boluma ayrilir roman ve er kisinin hayatinin uc kismini anlatir.
  • bir tür kutsal kitap.
  • (bkz: deniz feneri)
  • bu kitaptan sinavlarda gelebilecek sorular agirlikli olarak karakterler uzerinden soruluyormu$, ba$ka ayrintilara cok da takilmamak lazimmis*.
  • "times passes" diye bir bölümü vardır ki içinde insan olmayan bir mekanı okursunuz sayfalarca..
  • --- spoiler ---
    başlıca karakterler mrs. ramsay ve lily'dir. karakterler hep gariptir, ya da öyle değildirler ama size öyle gelir. okurken öyle garip bir his kaplar ki içinizi, anlatması zor. hep melankolik bir hava vardır roman boyunca. karakterler konuşmazlar genelde, biz sadece onların kafalarından geçenleri biliriz. varoluçuluğun edebiyattaki en güzel örneğidir.
    --- spoiler ---

    okunmalı ama öylesine, okumuş olmak için değil, bizzat woolf'un okuyucularından istediği gibi ders çalışır gibi, altını çizerek, özenerek okunmalı.
  • it was to be a thing you could ruffle with your breath; and a thing you could not dislodge with a team of horses.
    daha nasil tarif edilebilir ki zamansizlik,mekansizlik,asksizlik..
    virgina woolf ve d.h.lawrence ayni denize bakarak ayni fenerin aydinlattigi hikayeleri yazmaktadirlar. denizleri van gogh'un mavisiyle boyalidir, karakterleri cinsel,toplumsal,mesleki ic ice gecmis kimlik karmasalariyla savasirken okudugum en guzel kelimelerle kagida dokerler aski. firtinasiz denizler,sakin ve tahmin edilebilir hayatlarla dolu bir dunya istiyorlarmis, bakmayin.
  • "never did anybody look so sad. bitter and black, halfway down, in the darkness, in the shaft which ran from the sunlight to the depths, perhaps a tear formed; a tear fell; the waters swayed this way and that, received it, and were at rest. never did anybody look so sad."

    karakterlerin dış görünüşlerine nerdeyse hiç yer vermeyen, ama iç dünyalarını anlatmada çok başarılı olan virginia woolf romanı. otobiyografi düzeyine gelmese de en önemli karakterlerden birisi olan lily ve woolf birbirine oldukça benzer, aile babası ünlü fikir adamı mr ramsey ise önemli bir editör olan woolf'un kendi babası sir leslie stephen'a çok benzer. mrs ramsey'nin trajik ölümü -ki tek bir cümlede sayfalarca yazılan dramatik ölüm sahnelerinden çok daha vurucu bir şekilde anlatılmıştır- ise woolf'un hayatındaki en büyük travmalardan birisi olan annesi mrs stephen'ıın ölümünü çağrıştırır.
    dili oldukça ağırdır, woolf'a (veya joyce'a) alışkın değilse okur aynı cümleyi tekrar tekrar okumak zorunda kalabilir. hatta bir noktada okumayı bırakıp "napıyorum ben? nerdeyim, kimim? bu he hangi he? yine kimin kafasının içine girmiş bu virginia?" diyebilir, üşenmeden okumaya çalıştığı cümlenin kaç satır olduğunu sayabilir, 30 küsürden sonra saymayı bırakabilir. ama biraz gayret ve konsantrasyondan sonra kolaylaşmasa da daha anlaşılır olur bu kısa roman, okuyucuyu içine alır, woolf'a hayran bırakır.