şükela:  tümü | bugün
  • ing. tost veya bir kadeh içki
  • cd writer software
  • maclerde gordum ben bunu. bos diske hop program yazıyo kaydediyo falan. nero misali.
  • kisinin iki nesne arasinda hareket edemeyecek durumda kalip bu diyarlardan goctugu vakit, olay tanigin olani biteni anlatirken kullanabilecegi terimlerden birisi.
    -he was toasted between the car and the wall.
  • (bkz: roxio)
  • ingilizce tost degil de kizarmis ekmek anlamina gelir.
  • mac'lerde cd byazmakta kullanılan bir dosya tipi, pc'deki .img/.iso'ya karşılık gelmekte ve yeni nero'larda (6.0 sonrası) bunu rahatlıkla burn image diyerek yazabiliyorsunuz.
  • tori'nin yeni albümü the beekeeper'ın kapanış şarkısı:

    i thought it was easter time
    the way the light rose
    rose that morning
    lately you've been on my mind
    you showed me the rope
    ropes to climb
    over mountains
    and to pull myself
    out of a landslide
    of a landslide

    i thought it was harvest time
    you always loved the smell of wood burning
    she with her honey hair
    dalhousie castle
    she would meet you there
    in the winter
    butter yellow
    the flames you stirred
    yes, you could stir

    i raise a glass
    make a toast
    a toast in your honor
    i hear your laugh
    and beg me not to dance
    on your right standing by
    is mr. bojangles
    with a toast he's telling me it's time
    to raise a glass
    make a toast a toast in your honor
    i hear you laugh and beg me not to dance
    'cause on your right standing by
    is mr.bojangles
    with a toast he's telling me it's time
    to let you go let you go

    i thought i'd see you again.
    you say you might do
    maybe in a carving
    in a cathedral
    somewhere in barcelona.
  • cabalarin sonuc vermemesi.
    pes edis.
    ayrilik...
    ama, bir gun, kosullar onlardan yana olunca tekrar bir araya gelebilme umuduyla ayrilik:

    “i raise a glass
    make a toast,
    a toast in your honor
    i hear you laugh
    and beg me not to dance
    ‘cause on your right standing by
    is mr. bojangles.
    with a toast he’s telling me it’s time
    to let you go
    let you go”

    (tori let you go derken acisini dinleyenin iliklerinde hissetmesini sagliyor. sarkinin en can alici kismi, belki de albumun.)
  • hayatından birini çıkarman gerektiğinde; ama nasıl yapacağını bilmediğinde...
    onlarca saat düşünüp olaya çok yönlü bakmaya çalışarak ilişkiden bile sayılmadan o amorf şeyi bir ilişkiye dönüştürmeye çalışıp başaramadığında...
    yüreğinin içindeki ağırlığı aslında karşı tarafın değil de seni yarattığını anladığında..
    kendi başına beceremeyip herkese danışarak bu illetten nasıl kurtulacağını yolu aradığında; ama kimsenin yolu sana uymadığında...
    ve bir sürü düşünce içinde kendi kendini boğarken tesadüfen bu şarkı kulaklarına gelirse; dinlerken bir şeylerin aktığını hissedersin içinden ve sonunda da it’s time to let you go derken yüzünde huzurlu bir gülümseme belirir.
    içindeki o sıkıntı da kaybolmuştur ve bir daha seni hiç rahatsız etmez. güneş daha güzel parlamaktadır artık.