şükela:  tümü | bugün
  • 1985 yılında yükselen petrol fiyatları ve döviz karşında devlet otomobiller için daha az maliyetli dizel motor projesini hayata geçirip türkiyede otomobil üreten firmalara dizel motorlu araçlar üretmesi için tavsiyede bulunmuştur, türkiye o dönemde çok sıkı ithalat yasaklarının olduğu tamamen yerli üretim ile ayakta kalan üreten bir ülke ve toplumdu bu sektörlerin en başındada otomotiv sektörü geliyordu bunların en büyükleri renault , tofaş , ford gelmekteydi izmirde bmc ise leyland lisanslı ticari araç üretimi yapmaktaydı.

    hükümet dizel motor için otomotiv sektörüne motor ithalatı için özel izin vermişti 1985 ile 1989 yıllarında ithal edilen dizel motor marka ve adetleri ,

    ısuzu 4091 adet ,
    audi 1000 adet
    citroen 400 adet,
    bmc 350 adet

    serüven tam anlamıyla bundan sonra başlıyor çok çarpıcı rakamlar asla başarılı olamayan bir proje ve belki 20 yıl süren ön yargıları doğurmuştur. 1985 yılında tofaş özel ithalat iznini aldıktan sonra üretim için tofaş lisans üretimi yaptığı ortağı fiat kapısını çalmıştı fiat dizel motor için italyada çok kısa bir süre ürettiği regata modelinde (bildiğimiz şahin-doğan ve kartalın ilk ve orijinal modeli) kullandığı lancia dizel motoru önermiştir 1985 yıllında başlayan proje 1988 yılında nihayete ermiş 1988 ocak ayında tofaş bursa fabrikasında üretim bandından ilk dizel motorlu şahin inmiştir. ancak ortada ciddi bir sorun vardır ithal edilen motorlar ortalama 15.000.000 tl gibi bir maliyet tablosu çıkarmıştır o yıllarda bu rakam benzinli bir sıfır km şahinin fiyatından daha yüksektir düşünün sadece bir motor fiyatı sıfır km’e benzinli motorlu şahinden daha fazladır. 1988 yılında tofaş’ın şahin için liste satış fiyatları ise aşağıdaki gibidir ;

    benzinli : 12.167.000 tl
    dizel : 21.114.000 tl

    motorun ne kadar büyük para olduğunu varın siz düşünün.

    taksiciler bu dizel motorlara direk hücum ettiysede sonuç tam bir hüsran oldu. motorların marş motoru gibi donanımlar hariç 180 kg civarında gezinen kuru ağırlıkları araçların ön takımı için ciddi problem oldu. ayrıca ithalatçı firmalar 2 yıl içinde motora ait 54 parçayı yerli üreteceklerine dair taahhütname vermişlerdi ancak gerçekleştiremediler, bunun neticesinde yukarıda yazdığım düşük toplam ithalat adetleri ve yedek parça ithalatı zorlukları nedeniyle motorlar takıldığı araçları ve araç sahiplerini perişan etti. kilometrede 29 kuruş benzin yerine 12 kuruş motorin yakacağım diye yola çıkan taksici karaborsadan fahiş fiyatlarla bulunan (hatta karaborsada bile parça bulamadığı için ekmek teknesi günlerce yatan) yedek parçaya ve tamirciye çalışır oldu.

    işin balonu çok kısa sürede patladı ve bugün bile dizel motor hakkındaki dedikoduların başlamasını sağladı. 1986 yılının şubat ayında renault 9 modelinin dizel versiyonunu çıkardıysada, ve başlarda güzel satış rakamları elde ettiysede, araç sonradan dizel motor takılan araçların kötü şöhretine yenik düştü.

    1985 yılının başında yaşanan dizel furyasında ve kısa süre sonrasında dizel pazarına hiç bakmayan, bugün bile nedenini bilmediğim şekilde dizelin kötü şöhretinin doruğa ulaştığı yıllarda (dizeller takılalı 2 - 3 yıl olmuş ve parça sıkıntısı tavan yapmış ve millet dizel motorları söküp benzinliye geçerken) tofaş 1988 yılı mayıs ayından 1989 yılı sonuna kadar şahin ve kartal'ın dizel motorlu versiyonlarını üretmiştir.

    görüldüğü üzere hemen hemen benzinli ile arasında iki kat fiyat farkı vardır. tüketiciye vaat ettiği ise daha düşük kullanım maliyetidir. o yıllarda benzinli bir araç yakıt giderinden ortalama %45 daha tasarruflu bir tüketim ve düşük maliyet vaat etmektedir. tofaş fabrikasında üretilen dizel şahin kartal ve serçeler için fiat'ın tavsiye ettiği motor : lancia 1.93 litre ohv 73 bg149.a1 016 dizel

    ithal edilen dizel motor 1982 ve 1985 yıllarında fiat'ın lancia markası için ürettiği motor dünya otomotiv tarihinin gelmiş geçmiş en kötü motoru olarak bilinmekteydi bağımsız firmalar tarafından bu ünvanı tescillenmişti. motor baştan aşağı hatalı tasarlanmışdı hatta motorun alt bloğu tamamen benzinli motorla aynı olup üst silindir kapağı farklıydı benzinli motorun çalışma prensibi ile dizel motorun çalışma prensipleri tamamen farklı olmasına rağmen bileşen parçalar kullanılmıştır bunların en başında alt blok geliyordu dizel motorlar sıkıştırıp patlatma prensibi ile çalıştığından benzinli motora göre motor içi basıncı çok daha fazlaydı buda özellikle silindir kapağı çatlağı buna bağlı hararet sorunu , bloktan kol çıkartma piston kırma en başlıca sorunlarıydı bunların dışında üretilen kasa şasi ve ön takım parçaları benzinli motor ile aynıydı benzinli motora göre 200 kg daha ağır olan motor aracın denge merkezini ön tarafa aldığından dizel motorlu şahinleri ani frenlerde yüksek süratlerde kontrol etmek tamamen kullanıcının yeteneğine kalmıştı.

    aynı zamanda motor 200 kg daha ağır ve çok titreşimli çalıştığından ortalama her 900 km de aracın ön takımları iflas ediyordu araç üretime başlar başlamaz özellikle ticari taksilere girmiş yukarıda yazdığım sorunlardan maksimum bir yıl içinde hemen hemen hepsi ticariden ya çıkmış ya benzinli motora dönüştürülmüştü, düşünün o yıllarda türkiyede 1 yıl içinde ortalama üretilen toplam araç sayısı 200.000 adetken üretilen 820 adet dizel motorlu tofaş toplam üretimin bir yıl için binde 0,4 denk gelen araçlar türk halkında öyle bir algı ve ön yargı yarattı ki türkiyede dizel demek sorun demek titreşim demek hararet demek hüzün demek pişmanlık demek. insanlar 2003 yılına kadar mercedes, audi gibi premium markaların dışında dizellerden öcü gibi kaçtılar sebebi ise tamamen yukarıda uzun uzun anlattığım lancia motorlu tofaşlar yüzünden tofaş bu araçlarla ilgili herhangi bir destek yardımda bulunmamış benzinli motor dönüşümü yapılmasını tavsiye etmiştir.

    inatçı ve inançlı eski topraklarımız dizelde ısrar ederek dizel motorlu şahinlerin bazılarına ısuzu motoru koyup uzun yıllar randımanlı kullanmıştır ısuzu motoru çok sesli çalışmaktadır yorumlarda bahsedilen traktör sesli tofaşların üstünde ısuzu motoru vardır. bu motor gerçekten çok uzun ömürlü ve kullanışlıdır ancak 59 beygir güç üreten motor maksimum sürati 110 km/s olduğundan traktör olarak bilinmekteydi. keza citroen motorlarda fazlaydı belli başlı problemleri vardı en az yakan en az titreşimli motor olarak bilinirdi. tartışmasız bir çoğumuzun bildiği günümüz a4’nün babası audi 80 de kullanılan dizel motor türkiyede oluşan audi algısını oluşturmuş her anlamıyla şahane bir motordu. ancak lancia motorlu dizel tofaşların yarattığı negatif algının altında kaybolup gittiler. tofaş 1989 ekim ayında dizel motorlu tofaş grubunun üretimini sonlandırdı. 1988 yılında renaultun ürettiği r9 dizel daha fazla satış adetlerini yakalamasına rağmen dizelin sabıkalı geçmişinden dolayı sıfır satış fiyatı ile 2.el satış arasında uçurum vardı lancia motoruna göre nispetten daha teknolojik olmasına rağmen renaultta 1.7 litre flashlarda kullandığı alt bloğu dizel motor bloğununda kullandı sonuç hararet ve silindir kapağı çatlağı.
  • üstteki yazar çok güzel yazmış ancak benim bildiğim dizel tofaşlar lpg furyası başlayana kadar keklik gibi tık tık tık diye gezmişlerdir.

    taksilerin yanında eskişehir yıldız, sakarya, şan dolmuş durakları bunlarla doluydu.

    youtube sekiz silindir sayfasının paylaştığı gibi kol kırana kadar da 600 bin km gibi yüksek rakamları devirmişlerdir.
  • araba kullanmayı öğrendiğim araba. benim zamanımda bu kadar it kopuk arabası değildi. güzel anılarım oldu. bu arabayı kazasız belasız uzun soluklu kullanan şoför iyi şofördür. ayrıca kullanamayacağı araba da yoktur.
  • diğer araç şoförlerinin trafikte gördükleri zaman yanına fazla yanaşmadıkları araç,ne yapacakları belli olmuyor.
  • dünyanın en kafa rahat arabası. araç fabrika çıkışı ağır hasarlı olduğu için insanlar istedigi gibi rengini değiştirip tavanı testereyle keserek sunroof yapıyor. canı isterse bmw motoru takıyor. ekspere ihtiyaç duymayan güveni veren tek tür.
  • bunlar doğan'a göre az aksesuarlıydı. * jant kapakları vardı ve metalik boyalı değildi.

    bir de koltuk başlıkları aksesuardan sayıldığı için, doğanlarda olup bunlarda olmazdı. tasarruf için bulunmuyordu galiba..!
  • fabrika çıkışlı dizel modeli vardır

    https://youtu.be/qvyixoeph6e
  • bunlardan bir tanesiyle iki hafta geçirdim. tamam şöyle kötü böyle kötü araba ama arka iki stop, sol kapı kolu, sol cam açma kolu, birde el freni altındaki plastik tablaya 100 lira para verdim.

    öyle sanıldığı gibi sorunlu arabalarda değildir.
  • bir zamanlar aile arabasıyken, apaçi arabasına dönüşmüştür.

    tofaş doğanların aksine;

    platinli, klasik ateşleme sistemi,
    manuel camlar,
    arka koltukta kafalıklar olmaması vb. eksiklikleri vardır.

    öyle bir arabadır ki, en son çıkan enjeksiyonlu modelinde bile camları manueldir.

    diğer "kuşlar" gibi tamiri kolay, parçası bol araçtır. kaportası ise bir an önce çürüyüp, tabiata karışmak istemektedir.

    diğer kuşlar gibi km göstergesi 5 hanelidir. yani 100 bin kilometrede sıfırlanır.

    zamanına göre bu ve diğer kuşlar görece rahat araçlardı. karton gibi şasesi, peynir tenekesi gibi kaportası olmasaydı, bugün bile keyifle kullanırdım. hatta biraz daha yaşlanayım, kullanırım belki*

    güvenlik açısından; diğer kuşlar gibi bunu da mümkünse almayın, kullanmayın, binmeyin.

    pres makinesinde ezilip, geri dönüşüme gönderilmesi gereken bu araçlar, süper düper vergi sistemimiz ve bu araçları kesip, biçip, boyayıp, satanlar sayesinde belki bir 50 yıl daha yollarda gezecektir.

    kullanmayı tercih edenlere, mecburen kullananlara, yolcularına kazasız, belasız günler dilerim.
  • bir tanesine gün itibariyle 10 bin liraya sahip oldum. bakalım başıma ne gibi dertler açacak.