şükela:  tümü | bugün
  • iyi parti genel başkanı meral akşener'in saygı öztürk röportajında hatırlattığı kamplar, halk özel harekat adındaki üniformalı grupların ve türkiye'de geçmişte de bu kampların bulundukları göz önüne alınınca olay iddia boyutundan çıkıyor. yetmişli yıllarda bu kamplarda silahlanmış dinci ülkücü gruplar türkiye'yi kana bulamış ve 12 eylül 1980 askeri darbesine zemin hazırlamışlardı.

    "devletin kolluk kuvvetlerinden bağımsız, iktidara yakın bir milis gücü kurulduğu yönünde iddialar son dönemde siyasetin gündeminde. sivillere 15 temmuz darbe girişimi ve ‘devamında‘ terör olarak gördükleri eylemlere şiddet kullanarak müdahale etmeleri durumunda ceza muafiyeti getiren 696 sayılı khk tartışmayı iyice alevlendirdi.

    sözcü yazarı saygı öztürk’ün meral akşener’le yaptığı söyleşide konu gündeme geldi. meral akşener şöyle dedi: “son dönemde üniformalar uzun namlulu silahlarla bazı kişiler ortalıkta dolaşıyor. bunlarla ilgili çok önemli iddialar var. örneğin tokat ve konya’da silahlı eğitim kampları bulunduğunu duyuyoruz, bu iddialar söyleniyor. araştırılırsın ve bize bilgi verilsin.”

    https://www.google.com.tr/…a-ve-tokatta-310145h.htm
    http://www.sozcu.com.tr/…ldugunu-duyuyoruz-2156165/
  • devletin asker ve polisi varken ne için ve kime silahlı eğitim verildiğini merak ettiren kamplardır.

    devletin otoritesine ve kolluk kuvvetlerine alternatif oluşturma çabasının arkasında kimlerin olduğu, hangi güce dayandiklari ortaya çıkarılmalıdır.
  • ya şimdi kimse kusura bakmasın kimsenin şakşakçılığını yapmış olmayayım ama,

    bu vatandaş daha 2 sene önce kendisine bağlı ocaklardan toplayıp suriye'ye gönderdiği çoluk çocuğun hesabın versin. en yakınımızdaki kardeşlerimiz bu vatandaş yüzünden aileleriyle kavga edip bilmem ne dağına çıkıp nöbet tuttu. sanki kendisi çok temiz gibi siyaset yapmaya çalıştığı şeyi 2 sene önce kendisi yapıyordu bilenler de bunu çok biliyor.
  • meral hanım'ın ışınlandığı paralel evrende bir rutin olarak kurulup dağıtılan kamplar. ya bir iddianızda da somut bir delil olsun, sağlam bir dayanak olsun yeter be. bu ne kısır bir muhalefet.
  • sürekli geyiği dönen mevzu. var mı böyle bir kamp? varsa nerede? bunla ilgili delil var mı? bir video veya orada eğitim gördüğünü ifade eden birileri var mı?
    sadece bir beyan var ortada.
    yoktur demiyorum, olma ihtimali yüksektir diyebilirim.
    lakin devlet yönetmeye aday bir siyasi partinin genel başkanı elinde delille ve ispatla konuşmalıyız.
    bakın devlet içerisinde meral akşener sempatizanı bir dünya bürokrat vardır, bu tip bilgileri ve belgeleri bu bürokratlar temin eder, diğer bir tanımla sızdırırlar.
    yani muhalefette olsanız dahi devletin iç işleyişinden haber alırsınız.
    meral hanım böyle bir haber aldıysa buyursun açıklasın.
    ama boş işler yerine belgeli delikli konuşacak makamda olduğunu da unutmasın.
    bu ülke bu tip kamplarına varlığını çok tartıştı. sonuca ulaşanna pek rastlamadım.
    belgesini ortaya koyarsınız ve bu ülkenin onurlu savcılarının eyleme geçmesini sağlarsınız.
    bunu sağlayın meral hanım.
    somut deliller her zaman işe yarar, gerisi dedikodudan öteye geçmez.
  • meral akşener'in ".... bu iddialar söyleniyor. araştırılırsın ve bize bilgi verilsin" dediği konudur.
    sevig akşener, sen ne işe yararsın. araştırılıp bilgi verilsin ne demek. madem ülkeyi yönetmeye adaysın, git araştır sonra konuş.

    not: olmaz mı, olabilir ama işkembeden sallayarak duyum aldım ile olmaz.
  • devlet bu pratikleri belirli periyotlarla tekrarlıyor görüldüğü üzere.

    60'ların sonundan itibaren ülkücü komando kampları kurulup ülkücülere silahlı eğitim verilmişti. sonuçlar herkesin malumu.

    bugünün kamplarını eleştirmek, kaderin cilvesine bak ki meral akşener gibi ülkücülere kalmış.
  • (bkz: sorumluluk)

    bakın bu soruyu sormak sorumluluktur. her geçen gün daha fazla insan tarafından konuşulan bir konu hakkında soru sormak, farkındalık yaratmak sorumlu politikacılık gereğidir. türkiye, maalesef ki son yıllarda iktidarından muhalefetine sorumsuzluk deryasında yüzüyor. yönetenler, bunlara muhalefet edenler ne yaptıklarının ne de yapmakla mükellef olup yapmadıklarının sorumluluğunu üzerine alıyor.

    bir takım sivillerin silahlandırılıp eğitimler verildiği aylardır ciddi ciddi konuşuluyor. yalnızca sokaktaki vatandaş değil; milletvekilleri, stk'lar, gazeteciler de dolanan bu iddiaları sorguluyorlar. iktidar bir khk ile sivillere "kendi belirleyeceği çerçevede" suç işleme özgürlüğü ve bu suçlarla alakalı "hukuki sorumsuzluk" veriyor, iktidar yanlısı muhalefet* ise emrinde hazır bekleyen 5000 kişiyle yabancı bir ülke sınırlarında bulunan bir kenti fetih planlarını şuursuzca meclis kürsüsünde dile getiriyor.

    akşener bu iddiaları bir tık ileriye götürmüş ve diyor ki "bakın tokat ve konya'da siviller silahlı eğitim görüyor. bu tehlikelidir" bizim sözlük ergeni de sanıyor ki akşener harita üzerinde gözü kapalı iki yere parmağını bastı ve salladı "tokat ve konya'da kamp var"

    akşener bu iddiasında haksızsa bu onu başarısız politikacı yapar. bu durum kaynaklarının güvenilir olmadığını kanıtlar.

    akşener bu iddiasında haklıysa türkiye dönülmez akşamın ufkuna doğru sürükleniyordur. aradaki farkı umarım anlayabiliyorsunuzdur.

    gelecekte bir gün türkiye'de sivillerin silahlanıp birbirine kıyacağı bir ihtimalden yalnızca muhalifler değil iktidar yanlıları da korkmalı. silahlar patlamaya, masum insanlara kıyılmaya başlandığında her şey için çok geç olacak çünkü.
  • bu kampları kurmuş olmakla itham edilenler zaten bu kampların varlığını araştıracak neredeyse yegane imkanlara sahip olanlardır. dolayısıyla bunun doğrulamasını veya yanlışlamasını yapmak meral akşener'in görevi değildir.

    meral akşener'in yahut herhangi bir muhalif liderin şu aşamada yapabileceği bu konuyu kamuoyu gündemine getirmekten ibarettir. kamuoyu da gazeteler yazarsa, televizyonlar verirse haberdar olur ancak.