şükela:  tümü | bugün
  • verdigi her roportajda inacli biriyim sunu yaparim, inacli biriyim bunu yaparim diyerek bize bir seyler anlatamaya calisan(!) erkek guzeli.
  • sabah gazetesinde aşağıdaki röpörtajı yayınlanmış, allah sahibine bağışlasın dediğimiz kimse

    'dünyanın en yakışıklı erkeği' seçilen tolgahan sayışman, marie claire'in kasım sayısında okurlar için niyet kartları oyunu oynadı ve geleceğe yönelik planlarını anlattı.

    tolgahan sayışman, geçtiğimiz eylül ayında güney kore'de gerçekleşen 'dünya manhunt yarışması'nda 70 finalisti geride bırakarak 'dünyanın en yakışıklı erkeği' seçilmişti ve böylelikle bu yarışmayı ilk kez bir türk kazanmıştı. tolgahan, yarışmayla ilgili olarak "aslında kalben hissediyordum birinci olacağımı ama bunu dile getiremiyordum" diyor. sayışman, "asıl yapmak istediğim şey oyunculuk" diyerek şu sıralarda ayla algan'dan oyunculuk dersleri alıyor. gelen oyunculuk tekliflerinden birini mutlak değerlendirecek ama bir yıl boyunca yarışmada imzaladığı sözleşmeye sadık kalarak... buna göre saçının şeklini ya da rengini değiştirmek, iç çamaşırıyla poz vermek yok! kilo alıp vermesi, magazin haberi olması ve hatta evlenmesi bile yasak... sayışman, marie claire okurları için niyet kartları oyunu da oynadı, işte merak edilen sonuçlar:

    * seks: ihtiyaç... daha ne diyeyim, ben haydar dümen değilim ki.

    * karizma: doğuştan olan bir şey. sonradan karizmatik olunmaz. ben kesinlikle karizmatiğim.

    * başari: çok çalışmak ve azim. azmin çok fazlaysa, hırsın varsa, hedefe gittiğin yolda çalışmaktan yorulmazsın. bu da seni başarıya götürür.

    * manhunt: hayatımın değiştiği yarışma. ama artık uyku problemi çekmeye başladım, çünkü sürekli ülke ve meridyen değiştirmek durumundayım. bir hafta çin'de, bir hafta güney kore'de, bir hafta türkiye'deyim. zaman farkına uyum sağlayamıyorum.

    * hedef: uluslararası alanda başarılı bir manken olmak. kısa vadede hedefim bu. uzun vadede ise iyi bir oyuncu olabilmek.

    * oyunculuk: kesinlikle bir yerden başlayacağım. şu sıra ders alamıyorum ayla algan'dan. şimdi hong kong'a gidiyorum. orada jackie chan'dan ders alırım belki (kahkahalar). valla orada stüdyosu varmış.

    * aile: çok önemli. annem, babam, kızkardeşim, üçü de benim için çok önemli. ben kalabalık aileleri severim. eğer evlenirsem dört çocuğum olsun istiyorum.

    * dost: kusursuz dost arayan dostsuz kalır. üç tane çok iyi arkadaşım var. sami, seçkin ve eren. şimdi tek bir tanesinin ismini söyleyemem, kızarlar.

    * kadin: güzellik... söylenecek o kadar çok şey var. kadın olmazsa erkek olmaz! nokta.

    * aşk: tarifi olmayan bir duygu. ne yazık ki vakit bulamıyorum. karşıma çıkacağı zamanı bekliyorum. inşallah bir gün beni de bulur.
  • tescilli manken.
  • doğuş üniversitesi işletme mezunu.
  • su sıralarda kendisi (bkz: elveda rumeli) de naaamık'ı canlandırıyor.
  • son derece hoş ve karizmatik olan tescilli yakışıklılılarımızdan biridir.. ayrıca fahriye evcen ile aşk tutulması adlı filmde oynamıştır...
  • her geçen gün işini daha iyi yapan, yakında "aşk tutulması" adlı filmde de izleyeceğimiz oyuncu kişi.
  • "aşk tutulması"ndan sonra hayranı olduğum dünya tatlısı, yakışıklısı insan..
  • türk erkeğinin ne derece karizmatik ve asil olabileceğinin göstergesi. genetik harikası.

    ve de diğer yandan oyunculuğuna bakınca ulan adam neydi ne oldu demekten kendimi alamıyorum. elveda rumeli'nin ilk bölümlerinden bu yana çok çok başarılı bir değişim gösterdiğini düşünüyorum.
    76. bölüm itibariyle sayışman'ın dizi, film ve türevlerinde ağlamasının kanunen yasaklanmasını talep ediyorum. yine ağladım işte allah'tan yurtta tv odasında yalnızdım. bakma öyle mustafa, bakma dedim... dizinin senaristlerinde hafif sadistlik mi var yoksa ben mi bu günlerde dengesizim bilemiyorum.
  • 22 haziran 2009 tarihinde nişantaşı starbucksta arkamda sıra bekleyen insan evladıdır.

    "nassı yakışıklı kardeşim bu" diye içimden geçirirken yanımdaki arkadaşımın "tolgahan sayışmanı gördün mü" uyarısını "şurdaki çocuğu gördün mü" diye algılamama sebep olacak kadar şuurumu kaybettirmiştir. zira ben kendisini tanımam, dizisini izlemem. ancak "ünlü insan" algısı olmaksızın birini yakışıklı bulduysam (düzeltiyorum, dibim düştüyse) bu adam hakikaten yakışıklıdır, kalıplıdır kıyafetlidir.

    allah sahibine bağışlasın diyor, burdan dünya güzelini tanımayan kendime de kucak dolusu sevgiler sunuyorum. biraz tv izle a gerzek lost little girl...