şükela:  tümü | bugün
  • gündem itibariyle donald trump üzerinden başlayıp brexit ile devam eden müthiş bir fotoğraf çekmiştir.

    tamamı buradan izlenebilir

    favori kısımlarım:
    *facebook paylaşımlarını siyasi eylem sanmayı bırakın.
    *the guardian okuyarak solcu olduğunuzu sanmayı bırakın.
    *greenpeace retweetleyerek karbon ayak izinizi azalttığınızı sanmayı bırakın.
  • nasıl da net bir fotoğraf çekmiş ta oradan.
    tüm dünya gibi ülkemin kendini solcu sananları resmetmiş hatta.
    nokta atış!

    "-trump başkan! bunun tek sorumlusu soldur. çünkü sol artık başka dünya görüşlerinin kabul edilemez olduğuna karar verdi. artık münazara etmiyoruz çünkü kültürel savaşı sol kazandı.
    sağcıysanız sapıksınız! ırkçısınız! kötüsünüz! aptalsınız bir sürü kötü rezil şeysiniz.
    böyle konuştuğunuz insanların size oy vereceğini nasıl düşünürsünüz?
    hakaretle, yaftayla kimin fikri değişmiş bugüne kadar?
    o nedenle artık sağcıysanız ya da hakim görüşün dışındaysanız görüşünüzü söyleyince saldırıya uğruyorsunuz. o yüzden de millet sandığı bekliyor.

    bütün anketler yanıldı! hepsi! çünkü sorulunca kimse ne düşündüğünü söyleyemiyor. çünkü izin verilmiyor. sol buna izin vermiyor! milleti susturulma korkusundan konuşamaz hale getirdik.
    "böyle konuşamazsın" diyen her solcu bu kültürü besliyor!

    ha-ka-ret etmek işe yaramıyor!

    tek yapmanız gereken zahmet edip tartışmaya katılmak, insanları ikna etmeye çalışmak.

    sol bunu bıraktı!
    size katılmayan herkesi kötü, ırkçı, cinsiyetçi ya da aptal sanmayı bırakın! onlarla konuşun!"
  • adam solun son zamanlardaki hareketi konusunda tamamen haklı. ancak walker'ın ya da pie'ın* söylediği tartışma, argüman üretme, ikna çalışmaları bence tamamen demokrasiyi sindirebilmiş, dinlemesini ve düşünmesini bilen batılı ülkeler için geçerli. bizim gibi biat kültürünün had safhada olduğu, demokrasinin sindirilemediği ülkelerde ise bu argümanlar işe yaramaz. evet ayrıştırma, küçümseme hakaret kesinlikle yanlış ve muhatap olduğun ya da oylarına talip olduğun kitleyi karşı tarafa itiyor. peki ama ne yapılabilir?

    türkiye'de muhalefet partileri bile, iktidar partisine oy veren seçmen kitlesinin hedeflemek yerine, onları aşağılayıp, onları düşman gösterip diğer muhalefet partilerinden ya da meclise giremeyen küçük partilerden vs. seçmen toplamaya çalışıyor. yani amaç iktidarı ele geçirmek falan değil, kendi oy oranını artırıp koltuğu sağlama almak.

    edit: imla
  • yeşil parka giyip, yağlı saçla boyna yemeni dolayan ve kendini solcu sanan "solcu" yatağı ekşide pek rağbet görmemiş tirad.

    oysa tam sizlik anlatmış.

    gerizekalıya anlatır gibi tane tane..

    hatta yine anlamasınız diye hecelerine bile ayırmış adam.

    ahahah.
  • sadece sol ideolojiyle var olup kendini aydın sananların taşıdığı, yıllardır teoriden pratiğe bir türlü evrilememiş bir akımı, sağın nasıl köşeye sıkıştırıp tokatladığını anlatan bir konuşmadır.

    uzun süredir konuşulur aslında bu, sol bu yüzden çok yerilmektedir. buna ilk değinen tom walker değildir. bahsedilen teori-pratik argümanı hep solun başına kakılıp durulur. klasik olacak ama acı gerçektir.

    bu akım teoride kendisi gibi düşünemeyenleri pratik olarak saflarına katmak yerine yine teorik olarak ezip saflarından uzaklaştırmıştır.

    sen ben yerine biz olmayı becerememiş, geniş alanlarda slogan atıp, bildiri yayınlayıp, dar sokak pazarlarındaki teyzeye, çatısından su akan kahvedeki amcaya, din satan müteahhitin inşaatındaki ameleye ulaştırılamamış, sadece söyleyicilerinin kendi içinde yaşadığı bir düşüncede kalmıştır bu akım.

    kendine domatesin kilo fiyatını dert edip kitap alamanın ne demek olduğunu bilmeyen, hane ve kendi kültür inşaatına tuğla koyamayan insanlara varamamıştır bu akım. bu akım ezilen, baskı yiyen bu insanlar için varolurken bu insanlara kavuşamamanın ızdırabını çekmiştir çok uzun süredir ülkemizde.

    menderes sonrası gücünü toplayan sol ideoloji değişen siyasi yapıyla sadece argümanda kalıp gücü kendi içinde patlatmıştır. adına hizip, bölünme, fraksiyon, ne derseniz deyin sol dağılarak birbirini yiyenlere dönüşmüştür. artık kendi içinde ortak bir noktada toplanamayan sol, kendisi dışındaki insaların giderek uzağında kalmıştır.

    15 yıl önce bir komünist dergi dağıtan iki genç öğrenci kahrolsun kapitalizm derken ayaklarında nike ve adidas ayakkabı vardır.
    10 yıl önce seçim propagandası için bir ilçeye giden bir siyasi partinin şehirli süslü demokrat kadınları ön sırada miting dinlerken köylüyü arka sırada bırakmışlardır. dağıtılan şapka, tişört ve kalem gibi parti propaganda malzemelerini traktördeki köylü dayıya değil kendilerine almışlardır.
    5 yıl önce bir gazete manşetine beyin resmi koymuş halka bunu kullanmayı önermiştir.
    şimdilerde ise o çomar, bu cahil, şu eğitimsiz olmuştur. artık bir köşeye itilen halk o köşede olduğunu kanıksamış kendi diliyle konuşanların safını tutmuştur.

    bu toplumu gerçek bir toplum haline getiremeden şimdi önüne evet ya da hayır diyebileceği bir refarandum sunulmaktadır. bize de vatan ve millet için hayırlısı olsun demekten başka bir söz düşmemektedir.

    edit:imla
  • amerika sana diyorum, türkiye sen dinle şeklinde okunabilecek tirad: https://www.youtube.com/watch?v=6dwfvq2r84m

    zübüğün karşısına çapsız birini koyarsan, zübük her zaman kazanır. çünkü o, yalan vaatlerle insanları kandırmayı bilirken, çapsız yalandan da olsa tek bir vaatte bile bulunamaz.

    bu zamanda "o kötü beni seç" geçerli bir siyaset değil. kötülerin düzenini nasıl değiştireceğini insanlara anlatmak ve vaat etmek, dahası insanları buna inandırmak zorundasın.

    yapamadıkları için, zübükler hep kazanıyor.