şükela:  tümü | bugün
  • siyah, yuklu parcacik konteyneri. fotokopicilerin bahanesi. (bkz: koyu cekmeyen fotokopiciler) (bkz: bant atan fotokopiciler)
  • siyah yuklu parcacik. solundugu takdirde akciger kanserine yol acabilir. (bkz: fotokopi makinasinden cikan havadan uzak durmak)

    "toner konteyneri"'ne (bkz: toner kartu$u) denir.
  • (bkz: paratoner)
    (bkz: tenor)
  • ilk çocuklarının ismi taner olan bir ailenin ikinci çocuğuna verebileceği potansiyel isim.
  • peltek bir insanin(bkz: cem yilmaz reklami),(bkz: teltim) soner ismini telaffuz sekli.
  • ücretsiz teknik destek ve malzeme anlaşması kapsamında en çok suistimal edilen aparattır*. anlaşma maddelerine "lazer yazıcıların bilmem kaç yıl toner tüketimini firma karşılayacaktır" diye bir madde eklettirilir*. akabinde müşteri kendi haline bırakılır. bir ay gibi kısa aralıklarla bir kaç "toner bitti, yenisi, hanisi? " şeklinde döngüye girilince olup biten araştırıldığında eriyip giden tonerlerin hal i pürmelali anlaşılır. hikayenin farkında olan mevkinin çalışanları, paşa babalarının ibiş resimlerini* basıp duvara asmak, malum sitelerden peydahladıkları üryan hatun resimlerinden katalog yapmaktan, konukomşunun tatil fotograflarını çoğaltmak, dalga geçecekleri kişinin arkasına ben eşeğim, öp beni vesaire gibi bilmum ibareler yazmaya kadar ortamlarını matbaya, yazıcıyı "bir türk gölü"ne çevirmişlerdir. hayır endaze kaçmasa denecek birşey yoktur tabi, denildiği gibi "yazınız, yazdırınız ama ifrada kaçmayınız*".
  • toner, statik elektrikle yüklü pigment plastik karışımlarına verilen addır. lazer yazıcılarda ya da fotokopi makinalarında kağıdın boyanması istenen bölümleri statik elektrik ile yüklenir ve toneri meydana getiren tozun bu yüklü bölümlere tutunması sağlanır. daha sonra plastik eritilecek ve pigmentlerin kağıt üzerinde kalıcı olması sağlanacaktır.
  • yazıcıyı* veya fotokopi makinasını* kullanabilmek için elzem olan tozları barındıran şey.
  • bir gün akciğer kanseri olduğumda içmediğim sigaralar için üzülmeme sebep olacak ürün.
  • ing. tonik