şükela:  tümü | bugün
  • henüz az önce rastladığımdır. otobüse biner binmez içecek ve topkek servisi başladı. otobüste dağıtılan topkekin tadı bir başkadır. bilen bilir. hemen aldım, yanına da otobüs serin olduğu için çay istedim. poşet çay sıcak suyun içinde, topkek elimde. biraz bekledikten sonra ağır çekimle açmaya başladım paketi. kafamı kaldırdığımda bana en çok gerilim yaşatan manzara ile karşılaştım. muavin almış çöp poşeti ile milletin çöpünü topluyor. hemen yakınımdakilere baktım. ellerinde çöpleri ile sabırsızlıkla muavini bekliyorlardı. ne de olsa recep ivedik izleyecekler. aceleleri var. benim elim ayağım birbirine dolaştı.

    daha önceleri saftım, çayı bitiremezsem bile atıyordum çöpe. muavin " bitirin öyle alayım" dediğinde de " ay yok canım olur mu öyle şey? lütfen alın" diyip çay dolu kağıt bardağı atıyordum çöpe. ne de olsa muavini yormayacaktım. gururla gülümseyip muavine bakınca haspinallah çekip gidişini şaşkınlıkla karşılıyordum. sonradan anladım durumu. meğer adamlar çöp poşetini çay, kahve ve suyla doldurmama bozuluyorlarmış. terlikle ağzıma vuracak gibi bakıyorlarmış.

    bu uyanış benim için hank'in walter'ın suçlu olduğunu anladığı zamanki uyanışı gibiydi. bu yüzden artık muavin gelmeden elimdekileri imha edebiliyordum. ama işte bu defa çok geçti. adam başımda çöpü beklerken ben canım topkekimin ambalajını daha yeni açıyordum. tüm çöpleri topladı ve gitti. yine bu travmayı yaşamak benim seyahat sağlığım açısından zor olacaktı. bu yüzden durumu lehime çevireceğim. şimdiki çöpleri bir sonraki servise kadar bırakacağım. o zaman verdiklerini rahat rahat içerken çöp toplamaya geldiğinde bunları vereceğim. böylece psikolojik baskıya maruz kalmam.

    ayrıca buradan muavinlere sesleniyorum. kaynar çayı içemiyoruz. azıcık geç toplayın şu çöpleri.