şükela:  tümü | bugün
  • yadsınamaz gerçek. özellikle metroda falan çok türedi bu tipler. kitap okuyup, entel gözükmeye çalışan bağcılar apaçisi, keko tipleri gördükçe gülmekten kendimi alamıyorum. her kuşu siktik bir leylek kaldı da sanki metroda kitap okuyorsun işin gücün yokmuş gibi. gideceğin zaten 15-20 dakika yol anasını satayım, metro zaten gürültülü çalışıyor nasıl dikkatini veriyorsun da neyi okuyorsun? yemin ederim bu kadar gösteriş meraklısı bir toplum olamaz yaa.

    edit: kitap okumak üzerinden entel gözükmeye şalışıp da romantizm kasan erkek yazarlar, bence şansınızı başka mecralarda deneyin. burdan düşmez böyle.

    edit2: halen daha kitap okumak üzerinden duyar kasıp, kendini bilgili, entel göstermeye çalışan arkadaşlar, hayalinizdeki hayatın başrolündeyim ve o kadar sık kitap okumuyorum. kitap okuyunca dünyayı kurtarmıyorsunuz yani.

    edit3: ben kimse kitap okumasın demiyorum okuyun hatta bol bol okuyun ama bunu etiket için, gösteriş için yapmayın. metroda kitap okumak şovdur bu kadar basit. git evinde oku, dışarda bankta oku, sahilde oku, kütüphanede oku. ama o devirli motorun yaptığı sesin içinde, otobüste, metroda okuma. komiksiniz. işiniz gücünüz şooovvv.
  • dedi sığır adam.

    15-20 dakikada 5 sayfa okusa dahi kazanımdır. ve mümkünse herkesin yapmasını dilediğim etkinlik.
  • telefonuyla hoparlörden radyo dinleyen yavşakların düşüncesidir.

    edit: şuan danimarka'da yaşıyorum ama istanbul'da uzun bir süre yaşadım, tekrar düşününce yaşadığım her güne lanet ediyorum. bu kadar kalabalık popülasyon, kimsenin kimseye saygısı olmayan bir çevre, her yeri betonlaşmış ve ranta kurban gitmiş bir şehir dünyanın hiç bir yerinde yok. metrobüs maceralarımdan aklımda kalanlardan en belirgin şey ise telefonuyla son ses radyo ve dizi/film izleyen tiplerdi. bu dağdan şehre inmiş anadolu çomarları toplu taşımayı kendi özel aracı sanıyordu. iyi ki okumuşum ve kendimi kurtarmışım. teşekkürler ve bokunda boğul istanbul. kurtarın kendinizi şu rezil rüsva şehirden. ama 15 temmuz şehitler köprüsü baba ya, 3. havalimanı baba hadi her şeyi boşver marmaraya ne diyeceksin? hadi onuda geçtik ya avrasya tüneline ne demeli? dünyanın neresinde var lan vatan haini!
  • toplu taşıma araçlarında fortçuluk yapılmasından bin kat evla olan davranış biçimi.
  • otobüste kızları öküz gibi bakarak rahatsız eden adamın yanında insan olarak ne yapsan zaten şov olacaktı. bari ufkunu açacak 1-2 şey katarak şov yapmış olsun
  • valla izmir'de yaşarken bırak 15-20 dk'yı, benim 1.30 saat süren metro serüvenlerim oluyordu. büyük şehirlerde varacağın yere 15-20 dakikada gidebiliyorsan şanslısın. ayrıca gürültünün konsantrasyonu artırdığı bilinen bir gerçek. sırf bunun için tasarlanmış siteler, uygulamalar var. (bkz: simplynoise.com)

    gidilen yol 15 dakika olsa bile güzel bir harekettir. benim ilginç bir kitap takıntım olduğu için yolda okuyamıyorum ama bundle'dan haber okuyorum. o şovsa bu da şov.
  • bütün şovlarımız böyle olsun.kitap okuyor görünmek prim yapıyorsa doğru yoldayız demektir.
  • cumaya gitmenin show olmasına benzeyen durumdur.
    her zaman geçerli değildir, ama istenirse show haline getirmek kolaydır.

    kısaca sizin niyetinize bakar bu işler. sığır olmayın, okuyun.
  • halbuki toplu tasimada kitap okumanin dezavantajlarindan bahsetseydi. kitabin sayfalarinda bambaska diyarlardayken inecegin duragi kacirdiginda hic uzulmeyip diger trene gecerken dahi beklerken devam edersin belki de hic gelmesin o tren hic gelmesin o inecegin durak istersin. ama yok bu arkadas karsisindakileri dikizleyecektir. telefonunda sekerler patlatacaktir. ne de olsa son model telefonunu operatore taksitle girmistir o son model islemciyle seker patlatip uzaya cikacaktir.
  • butun japonya'yi show dunyasi sanan suser dusuncesidir. zira japonya'nin en ucra sehirlerinin metrolarinda bile kitabini acmis ayakta dururken okuyan insanlari cok rahat gorebilirsiniz.

    bu suser'e gore kitap okumak kisa ve aralikli halde yapilamaz, zira kendisi yapmaya usenmektedir ve neden yapmadigina kafa yormak yerine yapanlari asagilayarak tatmin bulmaktadir.