şükela:  tümü | bugün
  • pek çok örneğine denk geldiğim ve artık tepkisiz kalmadığım bir tuhaf toplumsal saçmalık.

    yoğun işgününün, koşturmacanın, okulun, dersin ardından otobüse yorgun argın kendini atarsın, belki de ayakta kalmamak için boş otobüs beklemişsindir kaç dakika. gider oturursun ve bir tane yaşlı başına tüner. "gençler de çok saygısız, yaşlılar yerine gençler oturuyor bidi bidi" diye söylenmeye başlar. telefonunu çıkarıp fotoğraf çekip "görsünler toplu taşımada hep gençler oturuyor diye fotoğraf çekiyorum" diyenini bile gördüm. ne yaptıkları saygısızlığın farkındalar, ne ihlal ettikleri insanlık onurunun ve haklarının. bir kere sen o koltukta hak sahibi değilsin, bunu öğren. benden rica edersin, benim paşa gönlüm de sana iyilik yapmak istiyorsa yer veririm. bana oradan istihzalı, sarkazmlı cümleler kurmak ne haddine, bu ne cüret. sen diğer yaşlı dayı, ne hakla fotoğrafımı çekiyorsun kardeşim sen? ruh hastası mısın. sorsan nerden geliyorsun diye, ya gezmeden tozmadan, ya avmlerde fink atmaktan geliyorsun. orada evine yetişmeye çalışan, gün boyu çalışmış yorulmuş, insanların senden daha çok oturmaya hakkı var. hayır insan gibi rica etmekten yoksunsan başlarım senin yaşlılığına da hakkına da.

    daha bugün yaşadım, metrodayım asansör sırası bekleyen 12 kişiyiz, bindik, sabahın erken vakti, ekseriyetimiz işine yetişmeye çalışan insanlarız. herkes bindikten sonra gelen yaşlı bir dayı zorla bindi ve asansör de aşırı yük uyarısı verdi. adam önce bir başka çocuğu, sonra çocuklu bir bayanı indirdi herkesten sonra gelip, hesapta bile olmamasına rağmen. diyoruz ki sizin inmeniz lazımdı, ben yaşlıyım diyor. yaşlısın da birader metroyu mülküne mi geçirdin bu neyin saygısızlığı edepsizliği? oradaki herkesin senden daha çok ihtiyacı var o asansörün hızına, herkes bir metro kaçırmayıp işine yetişme derdinde, sen nereye yetişeceksin de bir dakika sonra binemiyorsun? bir dakika ayakta bekleyemiyorsun. tabi artık suskun kalamadım ve başlarım yaşlılığına in lan aşağı dedim, birbirimize girdik. ne haddine elin karısını çocuğunu asansörden atmak dağdan gelip.

    yine metronun içinde yaşadığım bir olay, işten çıkmışım müthiş yorgunum, metroya bindim bir durak sonra kapının yanındaki iki koltuk boşaldı, hareketlendim, birisine yaşlı bir teyze oturdu, diğerine oturacağım elini oturacağım yere koyuyor, oturtmamaya çalışıyor bir triplere girdi. "hayrola napıyorsunuz?" dedim. "bayan oturacak" diye en 3-4 metre uzaktaki kardeşini gösterdi. "bu böyle olmaz, ben yer veririm ama rica etmeniz gerekiyor" dedim, o sırada diğer kadın geldi oturdu ve cevap verme tenezzülünde dahi bulunmadı. ters bir bakış attım ve o zaman bana "bir şey mi diyorsun?" dedi. "evet diyorum, bu yaptığınız terbiyesizlik ve saygısızlık, oturmasında değilim, buraya gelmişim oturmaya çalışıyorum engellemeye çalışıyorsunuz ve bilmem ne kadar uzaktaki kadını oturtmaya kalkıyorsunuz. benden istersiniz, ben de yer vermek istiyorsam veririm, bu şekilde olmaz" dedim. bana "ama siz onun önüne geçtiniz asıl senin yaptığın terbiyesizlik bidi bidi" dedi. dönüp baktığımda ayakta bir köşede bekleyen kadının önüne geçmişim ve o koltuğu kapmaya çalışırken bunu farketmiş nasıl becerdiyse. "ne önüne geçmesinden bahsediyorsun, asabımı bozma benim" diye bağırdım. o sırada bir başka yaşlı kalktı gel buraya otur diyor. ulan oturmak mı benim derdim deyyus, saygısızsınız bir de birbirinizle paslaşıyorsunuz. sustu ama bir de genç olacak saygısız diye bir dakika sonra da lafı soktu, metrodan inene kadar etraflarındaki her yer boşalmasına rağmen ayakta gözümü ikisine dikerek bekledim. bundan anlıyorlar çünkü.

    ben artık yaşlı genç demeden saygı sınırlarını aşan, rica etmek yerine laf sokan, halden anlamak yerine despotluğa yönelen herkese tepki gösterilmesini, kızılmasını, yeri geldiğinde azarlanmasını mantıklı buluyorum. yoksa bu saçma mental terörün nerede duracağını asla bilemeyiz.

    edit: bazı zeki arkadaşlar asansörlere sadece yaşlıların ve engellilerin binmesi gerektiğini söylemiş. hayır kardeşim böyle bir uyarı, ibare hiçbir yerde yazmamaktadır. asansör yazar, engelli asansörü değil. üzerinde tek bir uyarı yer alır: "yaşlılara, engellilere, çocuklu bayanlara öncelik verdiğiniz için teşekkür ederiz" yani bu konuda bile bir zorlama ya da kural yok, kişilerden böyle bir ricada bulunuluyor öncelik verin diye. senin ben yaşlılar üzerinden yemeye çalıştığın ekmek sevdanı öpeyim.
  • bunlardan birine ankara'da rast gelmiştim. yaşlı bir kadın, epey dolu olan kızılay-keçiören otobüsüne sanatoryum caddesi üzerinde orta kapıdan biniyor. şoför durumu fark edip, ego biletini göndermesini istiyor. orta kapıdan şoföre doğru diyalogun sonrası şöyle:

    teyze: güzel evladım ben zaten bir durak sonra inecem.(tontiş teyze sesiyle düşünün).
    şoför: olmaz teyze, bak bu kadar insanın hakkı var.
    teyze: allah rızası için bir durak götürsen ne olacak.
    şoför: olmaz teyzecim, günah.
    teyze: (inerken)bi şey istedik de götün mü kalktı topoğlan!

    bunu bağıra bağıra söyleyip inmişti. az gülmedik otobüste be.
  • özellikle 65 yaş üzeri yaşlılara ulaşımın ücretsiz olmasından sonra iyice ayyuka çıkan sorun. adam merkeze bağlı köyden sabah 6'da sadece çorba içmek için şehire geliyor ve okula, işe yetişmek isteyen insanların yerini işgal edebiliyor. bu da yetmezmiş gibi öğlen vakti 2 bardak çay için yine otobüsü kullanıyor dayın. sonra onlara yer vermeyen gençler suçlu oluyor, saygısız oluyor. ulan siz götünüzü daha rahat gezdirebilin diye adam iş yorgunluğunun üstüne bi de size yer mi verecek ya? zihniyetinize sokayım hakkaten.

    kimse kusura bakmasın, kötü niyetli yaşlıları sevmiyorum abi.
  • şöyle bi olay yaşadığım için artık şaşıramadığım hadisedir
  • beylikdüzü'nden bahçelievler'e gideceğim sıradan bir gün.

    beylikdüzü-cevizlibağ metrobüsüne binmişim.

    içinde bulunduğum metrobüs cevizlibağ'a kadar gidiyor fakat ben avcılarda iniyorum.

    5 dakika boş metrobüs bekliyorum. sonrasında biniyorum. oturuyorum.

    metrobüs durakta 2-3 dakika bekliyor.

    o sırada tüm koltuklar dolmuş, fakat durakta yine insanlar birikmeye başlamış.

    insanlar bu metrobüs gitsin, ben 2-3 dakika sonra gelecek olan boş metrobüse binip oturayım derdinde.

    haklılar, oturmak istiyorlarsa beklemeliler...

    sonra, metrobüsün kalkmasına ramak kala bir yaşlı gelir.

    durakta bekleyen insanların arasından koltukları dolu olan, fakat ayakta bekleme yerleri boş olan metrobüse biner.

    esasında, "göze almıştır ayakta beklemeyi, ki binmiştir metrobüse" demek gerekiyor, lakin yaşlı beyimiz gelir başına öhö öhö demeye başlar.

    bu böyle surer gider sözlük.

    bu tip insanlara yer vermiyorum. hele hele ilk duraktan binip yer isteyenlere. metrobüs saat başı kalkan bir melet değil sonuçta. 3-4 dakika beklese gelecek fakat o, kendine bunu hak görüyor, yemek yemek gibi, su içmek gibi...

    olmaz, gerçekten olmaz. ayıp ettin amca. yapmayacaktın o tip hareketleri. yaparsan yazarım burada, arkama da bakmam vesselam...
  • bir tanesiyle ankara metrosunda karşılaştım. güzel güzel metro beklerken ki bekleme yerleri de boş. teyzenin biri geldi tam arkama doğru. metro yanaştı tam kapılar açılacak beni bir itip içeri girmesi var evlere şenlik. sonra da cık cık cık yaptı oturduğu yerden. ben daha ne olduğumu bile anlamadım. neye trip attın, neye sinirlendin a dangoz karı dedim içimden. sonra kadınla uzun uzun bakıştık bu benim bakışlardan rahatsız olup yer değiştirdi aahahahah. bu da böyle bir anımdı işte. yaşlılık bencillik mi demek yoksa.
  • ah bu fakirler ve onların dertleri... dedirten terör. şaka şaka vurmayın, ortamı yumuşatmak istedim.
  • rahmetli anaanem derdi ki: "ben senin yaşına gelemem ama sen benim yaşıma geleceksin ah oğul."

    gençken, el ayak tutuyorken buradan sallamak kolay. asgari ücretle emekli olup kalan hayatını öyle "güneye gideyim, dünyayı gezeyim" diye yaşayamayan yaşlılar onlar. hayatın içindeler ve içinde olacaklar.

    bir gün bunları diyenler de o yaşlara gelecekler. hayat boyu sapasağlam olmayacak o elleriniz ayaklarınız.

    biraz empati yapın!.

    tanım: duygusuz gençlere karşı savunma yapmak zorunda kalan yaşlıların yanlış ifade edilen hâl ve hareketleridir.