şükela:  tümü | bugün soru sor
  • toplumda süregiden aksaklıkların, yanlışa endekslenmiş statükonun eleştirildiği, topluma dair derin incelemelerin ve keskin tespitlerin yapıldığı film.

    the dark knight
    seni öldürmeyen şey, yabancılaştırır.

    bu kararı vermemde joker'e hayat veren heath ledger'in rolü epey fazla. basit bir çizgi roman uyarlamasından ziyade, aslında toplumu oluşturan bireylerin iyiler ve kötüler olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, gerekli şartlar sağlanırsa herkesin canavarlaşabileceğini; en adil, en iyi, en kahraman olanın bile bir caniye dönüşebileceğini gözümüze sokmasıyla yine yine ve yine the dark knight diyorum.

    ” ya kahraman olarak ölürsün yada kötüye dönüşmeni izleyecek kadar uzun yaşarsın. “

    --- spoiler ---

    the dark knight bir batman filminden ziyade esasında joker'in filmi.

    joker, filme buram buram varoluşculuk kokan "seni öldürmeyen şey, tuhaflaştırır." repliğiyle giriş yapıyor. çevirilerde tuhaflaştırır olarak ele alınsa da burda söylenmek istenen şey "yabancılaştırır." albert camus'un stranger romanına gizli bir gönderme.

    joker, aslında iyiler ve kötüler olarak ayrılmış topluma gerçek yüzlerini göstermek istiyor. herkesin birbirini satabileceği, kimsenin kimsenin umrunda olmayacağı bir gerçeklik deneyimi sunuyor gotham'a. hiç bir şeyi planlayarak yapmıyor, batman'i öldürmek gibi bir amacı yok, batman'in kendisini tamamladığını biliyor. batman'le eğleniyor, bunu yaparken aynı zamanda toplumun iyi yüzüyle de eğleniyor. joker iyilere karşı değil, joker herkese gerekli şartlar sağlanırsa kötü olabilecekleri gerçeğini sunuyor. joker neden böyle sorusunun bir cevabı yok. bütün her şeyi öylesine yapıyor. yaptığı eylemlerin sonucu ne olursa olsun üzülmüyor ve sevinmiyor. tam bir sosyopat.

    "delilik, yer çekimi gibidir sadece biraz itmek yeterlidir." diyor şehrin en adil, en iyi yüzü olan harvey dent, bir canavara*dönüşmeden bir kaç saniye önce.

    joker'i ekranda her gördüğümde ayağa kalkıp saygı duruşuna geçmek istememe neden olan heath ledger'a böyle bir karaktere hayat verdiği için sonsuz teşekkürlerimi iletebilmek, en azından filmi izlemesini isterdim. ama bazen böyle olur işte. rest in peace heath, rest in peace bro.

    --- spoiler ---

    edit: dogville yazmayanı dövmüyoruz lan, valla.
  • “annem ve babam bana çoğu şeyi öğretti ama arkadaşların zaman ilerledikçe sadece birer isim haline geleceğini öğretmediler.”

    oslo 31. august diyorum
  • (bkz: yüz numaralı adam)

    kezbanlardan adam sikmeye çalışan sütçüye, ordan ibne reklamcılara, çürük bina yapan müteahhitlere, zenginler tarafından kullanılan polislere, otobüsteki fordçulara, köylü kurnazı küçük esnafa vs.

    geçirmedeği kimse kalmamıştır.

    --- spoiler ---

    + babam günde 20 litre süt sağıyor,
    100 litre süt satıyor
    - o nasıl oluyor?
    + sular kesilmezse bal gibi oluyor.

    --- spoiler ---
  • türk sineması'nın kült- protest filmlerinden biri olan üzerine onlarca araştırma yapılacak, tez yazılacak, sosyolojik-ideolojik tahlili yapılması gereken film (bkz: kibar feyzo)
  • (bkz: sadom'un 120 gunu)
    somurulmek ...bize hep bok yediriyorlar!istedikleri gibi sekillendiriyorlar.
  • (bkz: dogville)
  • kemal sunal filmleri örnektir,genelde aziz nesin eserleri uyarlanmıştır,ilyas salman-şener şen ikilisinin olduğu filmlerde hissedilir(bir kamyona insanları doldurup almanya'ya götüren şener şen ve ilyas salman filmi banker bilo çok güzel bir şekilde hissettirir)kısa yoldan köşeyi dönen,saf masum insanları kazıklayan,sonunda iyilerin kazandığı filmler o döneme ve şartlarına göre güzel aksiyonlar verir.banker bilo komik sahne
  • yazarlara baktım da; sanki amerika'da, avrupa'da yaşıyorlar.

    toplumun dibi kemal sunal'ın filmleridir. komedi diye geçer ama çok fazla güldürmez. ama her filminin her sahnesi, toplumun aynasıdır. her filminde mutlaka bir mesaj vardır. gizli saklı değil, alenen göze sokulan bir mesaj.

    yaşadığımız toplumu birebir anlatan filmlerdir.