şükela:  tümü | bugün
  • baskıların bileşkesi haline gelmiş, yıpratıcı bir tür.
  • oldukca kuvvetli bir baski bicimi.
    bu baskiya boyun egmeyip initihar yolunu yegleyenler bile var.
  • sigara zammı sonrası tiryakilerin mustarip olduğu baskı. kimisi sana yakışmıyor diyerek, kimisi parana yazık değil mi diyerek, kimisi de korkunç bakışlar göndererek bu baskı ile tiryakilerin bozuk psikolojisinin resmen içine ediyor. gelen zammın yüzünden rahat sigara içilemezken bir de bu baskı inanılmaz sinir bozucu geliyor.
  • son zamanlarda yengemden dayıma kadar aile buyukleri tarafından,
    "ee erkek arkadasın var mı? ne zaman tanıstıracaksın?" tarzı maruz kaldığım baskı türü.

    hıdırellez'de gülün altına uzun boylu damat çizen annanem falan var.
    aman yarabbim!
  • yanlis bir kavram.

    toplum demek zaten tanim itibariyle baskiyi cok net bir sekilde icerir.

    toplum zaten insanlarin durtulerini baskilayarak ve bazi kurallara uyarak bir arada yasadiklari bir duzeni ifade ediyor.

    dunyanin neresinde oldugu, hangi kulturden geldigi, hangi gelismislik seviyesinde oldugu farketmeksizin toplum dendiginde baskilanma ilk sarttir.

    bir ortadogu toplumuyla abd toplumu ayni kurallara ve kulture maruz kalmasa da temelde baskilanma sistemi ayni.

    tum toplumlar insanlari belli bir kalipta tutmaya programlanmis. ıstenilen gibi dusunmezsen, istenilen gibi duygulanmazsan, istenilen gibi tepkiler vermezsen saldiri basliyor.

    ınsanlarin gayet bireysel olan bir farkliligi bile tahammul edilemiyor.

    bu oyle bir sey ki sadece gerceklige baksan aslinda kimsenin umursamayacagi olaylar bir uzuntu kaynagi oluyor. ınsanlar neye uzulecekleri konusunda bile ozgur degil. diger duygular icin de gecerli.

    bazilari gercekten rol yapiyor bazilari da ogrenilmis duygularin icinde kaybolduklari icin hissettiklerinin hicbir dayanagi olmadiginin farkinda bile degil.

    zaten duygulanimlarin ne kadar yapay ve tutarsiz oldugu hayatin her aninda kanitlaniyor ama topluma uygun duygulanimlari reddetmek mumkun olmadigi icin bu yonde bir itiraz da cikmiyor.

    uzulunce sevinince sinirlenince endiselenince yani bir seyler hissedince bu hisleri hangi sebeple yasiyorum diye sorulmadigi icin sanki bu hisler "olmasi gereken, herkeste dogustan olan, dogal" olarak algilaniyor.