şükela:  tümü | bugün
  • halil savda'nın tck 318'den yargılandığı dava öncesi okuyacakları basın metni şöyle;

    tck md. 318

    “askerlikten soğutma suçu”na ilişkin basın açıklaması

    egemenlerin, psikoloji bilimini ve psikologların tarafsız olmaları gerektiğini şart koşan “tarafsızlığa çağrı” tuzağına karşın, psikologların bir “taraf“ belirlemeleri gerekir.

    insan davranışını anlamayı iş edinmiş psikoloji, özellikle saldırganlık, itaat, baskı, ırkçılık gibi konularda insanlığın birikimine önemli katkılar sağlamıştır.

    sahip olduğu bilgi birikimini insan sağlığını korumak ve geliştirmek için kullanan, ruh sağlığının sadece bozulduktan sonra müdahalesini değil ilk olarak “korunmasını” başlıca dert edinmiş bir meslek grubu, var oluş prensibi olarak ölümden yana değil yaşamdan yanadır, “barış”tan taraf ve anti-militaristtir.

    psikologlar, vicdani retçilere psikiyatrik hastalık tanısı konulması girişiminin, militarizmin vicdani reddi tıbbileştirerek, patolojize etme, etiketleme ve değersizleştirme girişimi olup, psikolojinin kötüye kullanımı olduğunu; militer anlayışa hizmet eden tüm psikolog ve psikiyatristlerin, mesleki sorumluluklarını ve etik ilkelerini hiçe saydığını ifşa eder.

    askerlik hizmeti, bir ideolojik aygıt olarak, devletin barışta sivil itaati kayıtsız şartsız sağlamak, savaşta ise öğrenilen öldürme tekniklerini kullanarak sorgusuzca öldürmek ve gerekirse ölmek üzere yapılanmış, incelikle planlanmış bir süreçtir.

    beden ve ruh bütünlüğü üzerindeki hakların tümümün devlete teslim edildiği askerlik sürecinde toplumun erkeklerine yüklenen erkek egemen kültürün “asker doğan, uyumaz, üşümez, acıkmaz, öldürmeye ve ölmeye hazır erkek” kalıpyargıları bile tek başına eleştirilmeyi hak eder. bu insani "duygusuzlaştırma" sürecine tabi tutulan erkeklerin sonrasında tüm insani duygularını yitirmeye alışarak, ailesinde ve toplumda şiddettin birer temsilcisi haline gelebilme ihtimalleri şaşırtıcı değildir.

    militarizm, katı bir disiplin, hiyerarşik yapıya bağlılık, görevin kutsallığı, kahramanlık, şehit olma gibi askeri değer ve pratiklerin yüceltilerek sivil alanın şekillendirildiği, bu değer ve pratiklerin eleştirilmesinin engellendiği ve cezalandırıldığı bir düşünüş biçimidir ve bu askeri değer ve pratikler, toplumsal ve siyasi ilişkilere de sinmiştir.

    militer anlayışı yaratan ve besleyen yasalar, kurumlar, medya ve eğitim sistemi, sivil hayatta toplumda yaygınlaşan şiddetten de, milliyetçilikten ve şovenizmden de, cinsiyetçilikten de, kadına karşı şiddetten de sorumludur.

    militer anlayışın ürünü yasalardan biri, bu kurumları sorgulamayı, eleştirmeyi yasaklayan türk ceza kanununun 318. maddesidir.

    "halkı askerlikten soğutma suçunu" tanımlayan bu madde de, “halkı askerlik hizmetinden soğutacak etkinlikte, teşvik veya telkinde bulunmayı veya propaganda yapmayı cezalandırır. vatanın düşman güçlerine karşı korunması bakımından her türk vatandaşının askerlik hizmetini severek ve isteyerek yerine getirmesi şarttır.

    esasen askerlik hizmetine yönelik duygu, vatandaşlığın zorunlu gereği olan vatana sadakat borcunun bir parçasını oluşturur" denmektedir.

    görülüyor ki madde, vatan "sevgisini" ve "sadakat" borcunu, yokluğu halinde ceza alınmasını gerektiren bir suç olarak tanımlamış, bu görevin "severek ve isteyerek" yerine getirilmesini "şart" koşmuş, ayrıca bireysel olarak değil kolektif olarak hissedilmesi gereken ortak bir duygu olarak dayatmıştır.

    sevmenin ve istemenin nasıl "şart" koşulabileceği, o zaman bu durumun sevgi ve istek olmayacağı zaten yeterince açıktır. bu maddenin asıl hizmet ettiği şey, ordu ve askerliği eleştirilemez kurum ve değerler olarak korumaya almak ve bu değerler eleştirildiği takdirde, özellikle sivil kesime, açık bir gözdağı vermektir.

    ordu ve askerliğe dair eleştiri, sorgulama veya değiştirme talebi, ister vicdani retçilerden, ister sivil kesimden, ister akademik alandan gelsin, insan düşüncesinin doğal eğilimi ve gelişiminin bir gereği ve garantisi olarak “kabul edilebilir” kılınmalıdır.

    zorunlu askerlik sürecinin hem savaşta hem barışta var olma sebebi, askerlik esnasında verilen eğitim ve bu eğitim sürecine tabi tutulanların sonrasında yaşadığı ruhsal ve duygusal travmalar, bu süreçte öğretilen erkek egemen değerlerin ardından toplumsal şiddetin yaygınlaşmasına katkısı sorgulanabilmeli ve eleştirilebilmelidir.

    psikoloji de, savaşa ve kişileri savaşmaya hazırlayacak her türlü eğitim içinde insani duygulardan arındırmaya, duyarsızlaştırmaya, sorgulamadan itaat kültürüne, bireysel farklılıklarının yok sayılarak tektipleştirilmesine, askerlikte tabi tutulan zorunlu şiddet eğitiminin ve maruz kalınan şiddetin bireyler üzerinde yarattığı travmaya, yani militarizme karşı, kayıtsız kalamaz.

    bu nedenle, biz todap (toplumsal dayanışma için psikologlar derneği) olarak, ordu ve askerliği sorgulanamaz değerler olarak korumaya altına alma amacıyla “halkı askerlikten soğutma suçu” adı altında, “teşvik, telkin, sevgi, duygu, sadakat borcu” gibi tamamen psikolojinin kavramları ile yaratılan, “hukuki değeri” var olmayan tck’nın 318. maddesini bir “düşünce suçu” olarak kabul ediyor ve kaldırılmasını talep ediyoruz.

    eğer askerlikle ilgili teşvik ve telkin üzerinden bir suç tanımlaması söz konusu olacaksa, toplumun ruh sağlığını korumak adına “halkı barıştan soğutmanın” suç kabul edilmesini tercih ediyoruz.

    21 nisan 2011, eskişehir
  • misyonları:

    "psikologların, psikoloji öğrencilerinin, akademisyenlerin ve diğer psikolojik destek ve hizmet alanı çalışanlarının, kendi alanlarında karşılaştıkları ya da bizzat psikoloji pratiğinden kaynaklanan sorunları dillendirmeyi, yorumlamayı ve bunlarla örgütlü biçimde mücadele etmeyi amaçlıyoruz."
  • 10 bin siyasi tutuklunun sürdürdüğü açlık grevini yayınladıkları bildiri ve başlattıkları imza kampanyası ile desteklemektedirler.

    http://www.change.org/…ın-çağrısı-ölümleri-durdurun
  • haklı gerekçelerle meslek yasası isteyen dernek. 14 mayıs'ta tbmm önünde toplandılar.
  • gezi parki'nda standlari olan dernektir.
  • van'da evsiz kalan depremzedelerin taleplerinin yerine getirilmesi için yürütülen mücadeleye destek olmak amacıyla 17 aralık salı günü saat 13.00 ile 17.00 arasında van valiliği'ne dilekçe yollama kampanyası düzenleyen dernek. destek vermek isteyenler dilekçe örneği, faks ve e-posta bilgilerini burada bulabilir.
  • nelerin arasında kalsak, nerede kendimizle çelişsek, neye habislik etsek diye sabah akşam çalıştığımız debelendiğimiz derneğim. tanıtım metni aşağıda:

    http://www.todap.org/

    toplumsal dayanışma için psikologlar derneği (todap) kimdir?

    derneğin amacı, psikologların ve psikoloji öğrencilerinin eşitlikçi, özgürlükçü ve kardeşlikten yana bir toplumsal dayanışma ekseninde mesleki örgütlenmesini sağlayarak, psikoloji teori ve pratiğinin eleştirisi ve yeniden üretimi yönünde çalışmalar yapmaktır. todap, emekten yana ve toplumcu bir eksende bir araya gelen, çalışan, işsiz ve öğrenci psikologları çatısı altında toplamayı hedefler. her türlü ayrımcılığa, baskı ve sömürüye karşı ezilenlerden yana ve insan hakları temelinde faaliyet gösterir.

    todap’ın emek eksenli çalışmaları, psikologların çoğunluğunun üretim ilişkileri içerisindeki konumlarından kaynaklanan deneyimlerini betimlemek, yorumlamak, görünür kılmak üzerine kuruludur. psikologların çoğunluğu ücretli çalışan konumundadır ve güvencesiz çalışma koşulları ve işsizlikle gün geçtikçe daha fazla terbiye edilmektedir. todap'ın emek eksenli çalışmaların temeli, bu durumun idrak edilmesine ve güvencesiz ve esnek çalışma koşullarına karşı mücadele etmek üzerine temellendirilmiştir.

    psikoloji tarihine bakıldığında, psikolojinin, içinde ortaya çıktığı tarihsel koşullara ve güç ilişkilerine sıkı sıkıya bağlı olduğu ve ideolojik varsayımlar üzerine kurulduğu görülür. todap'ın ikinci ekseni psikoloji bilgisinin ve pratiğinin eleştirisini üretmeye odaklanır ve bunu disiplinlerarası bir yaklaşımla yapar.

    todap, herkes için yaşanabilir bir dünya ve bütünlüklü bir meslek bilgi ve icrası için toplumsal dayanışmayı olmazsa olmaz bir koşul olarak tanımlar. psikologların toplumun ezilenleriyle dayanışma içine girerken amaçladıkları, sadece dar anlamıyla toplumsal dayanışma değil, aynı zamanda dönüşen ve dönüştüren bir meslek inşa etmektir. todap, psikososyal refahın en temel taşı olan insan hakları mücadelelerini kayıtsız şartsız destekler.

    bu üç eksene ek olarak dernek, psikologların ve psikoloji öğrencilerinin öğrenim görürken veya alanda çalışırken karşılaştıkları hak ihlalleriyle, psikologların ve psikolojinin sebep olduğu hak ihlallerini ve eşitsizlikleri gündeme taşır. lisans eğitiminin psikolog ünvanıyla istihdam edilmek için yeterli ve nitelikli hale getirilmesi için çalışır ve alanda çalışmak için gerekli kılınan eğitimlerin herkes için erişilebilir olması için çabalar. bunların yanı sıra, bir sağlık hakkı olarak tanıdığı psikolojik hizmetin eşit, ücretsiz ve anadilde verilmesi için mücadele eder. todap bu görüşler ışığında kazanılmış hakları korur, onlara gelebilecek saldırılara karşı mücadele eder, bu hakların ve henüz kazanılmamış olanların savunuculuğunu yapar.
  • 1 mayıs 2014'te osmanbey'den taksim'e çıkmaya çalışan dernektir.

    edit: çıkmaya çalışmak demişim ama, direnmek daha doğru olacak galiba.
  • isminde psikolog geçmesine rağmen psikolojiyle pek alakaları yoktur.

    http://todap.org/…_detay.aspx?yaziid=1434&bolumid=1

    link'teki metnin onlarca yeri eleştirilebilir ama tek bir noktayla bile psikologlarla alakaları olmadığını görebilirsiniz. metinde "bunlarla birlikte ruh sağlığı alanında çalışan kişiler olarak biliyoruz ki..." şeklinde bir ibare yer almaktadır.

    öncelikle her psikolog ruh sağlığı alanında çalışmak zorunda değildir. bir psikolog terapist de olabilir ahçı da. psikolog; psikoloji lisans programını bitirenlerin aldığı bir ünvandır. illa alanda çalışmayı gerektirmez.

    fakat psikoloji üzerine çalışan her psikolog da ruh sağlığı alanında çalışmak zorunda değildir. örnek olarak sosyal psikologların ruh sağlığıyla alakaları yoktur. onlar kabaca toplum içindeki bireyi inceler. bozulan insan ruh sağlığını düzeltmeye uğraşmazlar.

    daha kendilerini tanımayan psikologlardan kurulu bu kurumun faaliyetlerini fazla ciddiye almayınız efendim.
  • lisans eğitimi öğrenci forumları 1. buluşma'yı boğaziçi üniversitesi'nde başlatan dernektir.

    buluşma çağrıcıları şunlardır:

    boğaziçi üniversitesi psikoloji topluluğu – bupsych
    psikoloji öğrencileri meslek yasası platformu (pömyap)
    toplumsal dayanışma için psikologlar derneği (todap)
    türk psikologlar derneği (tpd)

    todap psikoloji öğrenci forumları