şükela:  tümü | bugün
  • o dönemde sosyalist devrim stratejisini benimseyen az sayıdaki dergiden biriydi. kapaklarının tasarımı çok güzel olduğu için en güzel kapaklı sol dergi diye bilinirdi. aynı ekip dunya solu , ekin belleten ve yeni insan adli dergileri çıkarttı.
    dergi abdullah ocalan ile yapılan ilk roportajı da gerceklestirip 1987 de yayınlamıstır.
    kapandıktan sonra hep ileri adlı baska bir dergi cikarmıstır aynı kadro.
  • turkiyede acık parti tartısmalarını baslatan dergidir. bugun televizyonlarda nihat genc in ortaya attıgı ve iran, ermenistan, bulgaristan, yunanistan, irak, azerbeycan, turkiye, yeni bir dogu sosyalist cumhuriyetler birligi projesini yani bolge devrimi teorisini ilk kez gundeme getiren, ozgur universite adlı dernegin kurucusu ve evsahibi olan, zamanın solcuları tarafindan orgutsuzlukle suclanan ve bu suclamalara bugün teker teker kabul gören teorik aciklamalarla yanıt veren sosyalist dergi.

    (bkz: yalcin kucuk)
    (bkz: bilgesu erenus)
    (bkz: mesut odman)
    (bkz: haluk yurtsever)
  • yalcin kucuk, toplumsal kurtulu$'ta celik bilgin mahlasi ile de yazilar yazardi.
  • ilk 6 sayısı (temmuz-aralık 1987) yalçın küçük'çüler ile artık var olmayan (bir ara bsp ve ödp içindeydiler, ayrılmışlar) illegal türkiye komünist emek partisi (bkz: tkep) (teslim töre ve adamları diyeyim; bildin mi? o da isviçre'deymiş şimdi. neyse) tarafından çıkarılmış olan dergi. hesapta ankara'da bu dergi, istanbul'da da ocak 1988'den itibaren emek dünyası adında, teorik değil de daha çok işçilere yönelik gazete niteliğinde bir şey çıkacaktı. ankara bürosunu hoca ve adamları, istanbul bürosunu tkep'liler çekip çevirecekti. para, emek vb. anlamında. aslında yalçın küçük bu birliktelikte o zamanki tkp-b'nin de yer almasını istemiş, ama tkep'lilerin kabul etmemesi üzerine tercihini tkep'ten yana kullanmıştı.

    gelgelelim, yalçın küçük bu ortaklığın örgütsel anlamda kendisinin aleyhine sonuçlar doğuracağını, tkep'ten adam kapmak şöyle dursun onlara adam kaptırdığını (ben de bunlardan biri idim aslında) görünce bahaneyi bahane etti (gözümle görmedim ama istanbul bürosuna o sıralarda ölen behice boran'ın anma amaçlı fotoğrafının asılması bile kavga konusu olmuş; yani bahane lazım olunca hoca o fotoğraftan bile rahatsız olmuş) ve yolları ayırdı. zaten örgüt lideri teslim töre'nin bile istemediği ama merkezdeki çoğunluk kararına uymak zorunda kaldığı ve örgüt içinde başka isteksizlerin de bulunduğu bu birliktelik emek dünyası yayına hazırlanırken bitti.

    toplumsal kurtuluş, ocak 1988'deki 7. sayıdan itibaren yalçın küçük grubunun dergisidir. zaman içinde başka küçük gruplarla da birliktelikler yaşanmış ama hoca kimseyle geçinememiş, kimseyle geçinememesini bile kendi kendisine hayranlık sebebi yapmış, yapabilmiştir. ultra-hiper-süper ve über bir insandır. iyi ki liboş değil. yoksa ağız tadıyla liboşluk da yapamayacaktım.