*

şükela:  tümü | bugün
  • aktörlerin toplumsal ilişkilerinin kalıplaşmış sistemi.(bkz: parsons)
  • bir toplumun ya da grubun üyelerinin çeşitli şekillerde içinde bulundukları örgütlenmiş bir seri toplumsal ilişkiler.(bkz: merton)
  • toplumsal sistemin kalıplaşmış şekli.
  • (bkz: aktör)
  • (bkz: altyapı)
  • (bkz: üstyapı)
  • toplumsal bağlamlar rastgele değil, kalıplaşmış ve kurallaşmış şekilde de gerçekleşebilir. insan toplımları her zaman, yapılaşma süreci içerisindedir. örneğin kahve tüketen kişiler, binlerce kilometre ötedeki kahve üreticilerinin hayatlarını etkileyebilirler. orada çalışan işçilerin hayatlarını etkileyebilirler.
  • "toplumsal yapı, bir sistemdir neo.
    bizim düşmanımız bu yapının kendisidir.
    insanların içine karıştığında ne görüyorsun?
    tüccarlar, öğretmenler, avukatlar, işçiler.
    bizim kurtarmaya çalıştığımız şey bütün bu insanların bilinci.
    ama biz kurtarana kadar, hepsi bu yapının birer parçası olmaya devam edecekler;
    bu yüzden bu gerçek onları bizim düşmanımız yapıyor.
    bu insanlar, gerçek uğruna sahip olduklarını bırakmaya razı değiller; bunu anlamalısın.
    bazıları ise yapıya paçalarını öylesine kaptırmış, öylesine bağımlı halde ki; onun yıkılmaması için
    ölümüne savaşacaklarını da bilmelisin"