şükela:  tümü | bugün
  • akademik tanımı: yeni doğan bebekte fenilketonüri ve hipotiroidi olup olmadığına bakılması için, bebek 7 gününü tamamlamadan alınması gereken kandır. sağlık ocaklarında ve aile hekimliği merkezlerinden alınır, sağlık bakanlığının yeni doğan tarama merkezlerine gönderilir. bir aksilik olunca geri dönüş yapılır. bir aksilik yok ise arayan soran olmaz.

    baba tanımı: çok fena bir test çok. be kardeşim, üç günlük bebeğin topuğundan kan çıkması için 10 dakika iğne batırıp duruyosunuz, zaten bir lokma canı olan bebek koca koca kağıtların içindeki daireleri (2 cm çapında, 5 tane daire) kanıyla dolduracak diye avaz avaz bağırıyor. boş yer kalmayacakmış, yoksa geri gönderiyormuş sağlık bakanlığı. bir damla kan yetmiyor mu buna bakmaya etmeye? böyle saçma sapan teknoloji mi olur? bir de bebek ağlarken hemşire "ay kıyamam ya" demez mi, ulan sen kıyamayacaksan kim kıyacak. yapsana işini doğru dürüst.

    ohh rahatladım biraz.
  • (bkz: aşil tendonu)
    (bkz: akhilleus)
  • az önce öğrendiğim ve tüylerimi ürperten hadise.

    topuğa gelene kadar başka yer mi bulamamışlar mı anasını satayım?
  • annemin bebek hemşiresi olmasından mütevellit, çocukluğumdan beri elli kez gördüğüm, nasıl yapıldığını ve gerekliliğini çok iyi bildiğim bir şey idi bu topuk kanı denen meret, ta ki dün henüz dört günlük olan oğlumdan da alınana kadar. acıtıyor bu, bebekle birlikte anneyi de acıtıyor nitekim milletin içinde ağzım burnum şişip yamulana kadar hüngür hüngür ağladım yavrumun minik pembe topuğunu sağa sağa kan alırken zalım hemşire, alıp çocuğumu dağda yaşayasım var bir kovukta...
  • bebeğin doğduğu ilk günlerde fenilkenonüri ve hipotiroidi için alınan kan.

    stajyer olmamızdan mütevellit birer ay sırayla hastanedeki verdikleri servislerde çalışıyoruz okul bitene kadar. yine bir ay gelmiş çatmış ve kadın hastalıklarına vermişler beni. elimde imza föyü başım önde yolunu tutuyorum servisin. oradan hemşire ''öğrenci hemşire hanımlar! topuk kanı alacağız. izlemek isteyen gelsin.''
    tıpış tıpış iki hemşirelik bir ebelik öğrencisi odaya giriyoruz. hemşire bebeği sedyeye koymuş malzemeleri hazırlıyor o sırada.

    diğer hemşirelik öğrencisi: stj1
    ebelik öğrencisi: stj2

    scm: anam! ne tatlı bu ya.
    hemşire tip tip bakar ve;
    - nesi tatlı be bunun. şunun tipine bak! çirkin. ben daha güzellerini gördüm.
    diye burun kıvırır.
    stj2: gerçekten çirkin ya
    scm: hayır. gayet güzel bence. her bebek güzeldir.
    stj1: sen körsün herhalde.

    hemşire o sırada bebeğin topuk kanını almaktadır. bebek ağlarken;
    - sus kız! çirkin seni.

    odanın kapısı aniden açılır. topuk kanıda bitmiştir zaten. hepimiz ağzımız açık kapıya bakarız. bebeğin babası kapıdadır ve muhtemelen konuşulanları duymuş olacak ki hepimize pis pis bakmaktadır. tabi biz şok olmuşuz. adam hızlıca gelir ve bebeği hemşirenin kucağından alıp odadan çıkar. haliyle etrafta bir gerilim oluşmuştur ve kendimizi toparlayıp odadan çıkmamız 10 dakikamızı almıştır.
  • çocuğun kanını alıp, sonra da ankara'da numune kayboldu yeniden alacağız diyen köpekleri içerisinde barındıran sistem. bu ülkeden bi bok olmaz. evladının topuk kanının alınmasına şahit olmayan da ne demek istediğimi anlayamaz.

    elbette tekrar vermedik.
    vermeyin. verdirmeyin. başka bir yol bulsunlar.