şükela:  tümü | bugün
  • orta anadoludaki iklimi keserek güney akdenizin dogu kisimlarini karsiz birakan ve sicak olmasini saglayan sira daglar.
  • altından türkiyenin en uzun demiryolu tüneli geçen sıradağlar.
  • mükemmel manzaralara sahip sıra dağlar.
  • yaylamın bulunduğu sıra dağlar..
  • bugün farkettim ki, bu dağların ismi, hiç de türk bir isim gibi durmuyor, daha çok rum ya da ermeni ismine benziyor. buradan vatansever bilim adamlarını göreve çağırıyorum. öyle kıçı kırık iki üç bitkinin, börtü böceğin kimselerin bilmediği latince isimlerini değiştirmekle olmaz bu işler, bakın karşınızda kocaman dağlar duruyor sıra sıra, hadi yiğitlerim, hadi koçlarım..

    edit: dedim işte, yunanca taurus'tan geliyormuş, boğa yani. asdf hjkl söyledi.
  • alpin orojenik hareketleri sonucu oluşmuş, toridler olarak bilinen, antalya'da denize karşı izleyebileceğiniz güney dağları.
  • türkiye'nin güneyinde akdenize paralel olarak doğuya doğru uzanan kaleduvarı gibi yükselen sıradağlar.

    aşağı yukarı 2000 metre yüksekliğe kadar bilimum çam ormanlarından oluşan bitki örtüsü, yerini bu yüksekliklerde devasa sedir ağaçlarına, biraz daha yükselince sarp kalker kayalıkların arasından fışkıran binbir türlü ota çiçeğe ve tek tük ardıç ağaçlarına bırakır.

    haziran ayına kadar karlar altında donan torosların yüksek kesimleri, karlar erimeye başlayıp otlar meydana çıkınca, sonbahara kadar yörüklere evsahipliği yapar. garip olan nokta yörüklerin güneşin altında kavrulan bu sarp kayalıkların arasında ne işi vardır? bu sorunun cevabı dağların tepelerini oluşturan kalker tabakalarını kevgir gibi delik teşik eden mağaraların, düdenlerin ve obrukların içinde biriken karlarda saklıdır. bu deliklerde ve gölgelik alanlarda erimeden kalmayı başaran her kar ve buz kütlesi, tonlarca su kaynağı demektir. bu sayede dışı güneşte kavrulan kireç taşı tabakalarının içi, damla damla eriyen kar birikintileri sayesinde her daim nemli ve sünger gibi suyu tutan bir yapıya sahiptir. kireç taşı tabakasının farklı su geçirmeyen kayalarla karşılaştığı, beyaz bir çizgi gibi takip edilebilen sınırdan çıkan saklı su kaynaklarının* oluşturduğu yeşil alanlarda*, ki bunlar genelde yayla olarak adlandırılır, yörüklerin yerleştiğini gözleyebilirsiniz. bu uçsuz bucaksız yolu izi olmayan sahipsiz araziler yörük keçilerinin en saf sulardan içip, en güzel kokulu otlarla beslendikleri yerlerdir. bu toprakların sahipsiz olmasının sebebi de yörüklerden başka kimsenin yaşamaya, çalışmaya cesaret edemeyişi ve yörüklerin buraları kardeşçe paylaşabilmesidir..

    yörüklerin yurtlarında eriyen kar damlalarının, kaynaklardan derelere, derelerden çaylara, çaylardan nehirlere, nehirlerle tarih boyunca çukurova'ya, mersin'e, silifke'ye, antalya'ya, olympos'a ve geçtiği her yere tarih ve hayat verişini gözlemlemek, hayretle izlediğimiz devasa su yollarında birleşmesini ve sonunda denize kavuşmasını izlemek de ayrı bir keyif..
    (bkz: su akar deli bakar)
  • heybetiyle, her gordugumde "gidiyorum gurbeti gonlumle duya duya, ulukisla yolundan orta anadolu'ya" dizelerini* hatirlatan daglar.
  • denize paralel olup bu nedenle akdeniz'in nemli havasının iç bölgelere girmesine engel olan dağlardır.
  • tüm haşmetiyle güney illerinin birçoğunun kaderini farklı farklı etkileyen dağ silsilesidir.