şükela:  tümü | bugün
  • es, dost, tanidik vasitasiyla ise girmekle benzerlik gosterir.
  • "neyi bildigin degil kimi tanidigin önemli" düzeninin dogal sonucu

    (bkz: networking)
  • ne yazik ki siradan bir prosedur halini almis kotu durum. oyle bir hal aldi ki insanlar bunu dogal kabul ediyor. "buldun mu torpil?", "sinavlar falan hikaye, tanidik birisi olmazsa zor o is.." diyerek umudunuzu yitirmenize yol aciyorlar. surekli "insallah olur, hadi hayirlisi" gibi temennileri duymaktan gina geliyor. sizinle ayni egitimi almis, birlikte okudugunuz, sizden tek farki yuksek mevkideki birilerini tanimalari olan insanlarin birer ikiser ise girdigini gordukce daha da sinirleniyorsunuz. hatta yakin cevrenizdekilerin sinsice bir yerden torpil bulup size haber vermediklerini sonradan ogrendiginiz bile olabiliyor.
  • asıl tiksidiren bunun biraz daha ötesi olan torpille işe girdikten sonra torpiliyle övünmek ve yine de mutlu olmamaktır.

    yan masadaki kadın, torpille girdi, biliyoruz, gücünü göstermek için torpiliyle telefonda konuşuyor ve bununla övünüyor.
    daha kötüsü, benim saçma sapan bir şekilde kasarak girdiğim yere o kılını kıpırdatmadan giriyor ve hala bulunduğu mutlu değil, torpilinden daha iyi yerler bekliyor.
    işte böyle günlük, tanım: torpille işe girmek sınırsız küfretmeye yol açan bir eylemdir.
    biri sustursun şu kadını, yeter lan.
  • tarafımdan her gün anılma sebebi kişilerin gerçekleştirdiği icraat.

    sene: 2009

    yer: selçuk üniversitesi

    ales puanıma göre yüksek lisans listede 4.sıradayım.

    mülakat %40 (gülerek sorulan sorular) *

    sonuç: yeni listede yokum.

    sene 2010

    yer: selçuk üniversitesi

    ales puanına göre listede 6.sıradayım. (10 kişi alınacak)

    mülakat %40 (ayrıntılardan seçilmiş sorular)

    sonuç: yeni listede yokum. (listede olan 3 kişinin ales puanları 75-69-79) (bunlara canlıların sınıflandırılması sorulmuş *)

    sene 2011

    yer: selçuk üniversitesi

    alese göre listede 9.sıradayım *

    mülakat yok yazılı sınav geldi, günlerce çalışıldı.

    sonuç: yeni listede yokum.

    sene 2010

    yer: konya

    düşünce: selçuk olmayacak bu şekilde ing kursuna gidip üdsyi yükselteyim. başka yerlere başvurayım. bilimle uğraşmak istiyorum madem peşini bırakmayayım.

    sene 2011

    yer: gazi üniversitesi

    ales+üds+mülakat

    sonuç 1: tamam

    sonuç 2: her hafta ankaraya git gel, beleş tabi, yorgunluk filan da olmaz.

    sene 2011

    kpss soruları çalınıyor. 2.bölüm iptal fakat 1.bölüme güveniliyor.

    sonuç: işsizlik

    sene 2011

    yer: ankara sgk mülakat

    yer tasvir: karşıda 6 tane badem bıyıklı

    kpss puanına göre seçilip çağrıldığım mülakat etkisi %60 (altmış) mevzuat adamakıllı çalışılıp gidiliyor. zarftan çıkan sorular biliniyor (genel kültür+mevzuat)

    sonuç: yok

    ( y.lisanstan başörtülü sınıf arkadaşı puanı daha düşük olmasına rağmen göreve başlamış bile. mülakatta mevzuattan gelen "öğretmenin görevleri nedir?" sorusuna "ablalık yapmak" cevabını vermiş üstelik.)

    sene: 2012

    düşük bir maaşla dershanede öğretmenlik. haftada 1 izin günü (ankarada değerlendiriyorum)

    bugün

    doktoradan vazgeçmeyi düşünüyorum. derse sınava gitmeden yüksek notlarla şimdiden listede önümde olacak bir sürü kişi olacak. bu ülkede işi bilenler/sevenler değil kralı bilenler geçiyor işin başına.

    agresif değerlendirme: bu işte bi hayvanlık var. kimse üstüne alınmasın sakın semerime bakıp söylüyorum. aldığım üç kuruşu 2 yıldır ertelenen öğrenim kredisine ve yol masraflarıma veriyorum. selçuk üniversitesinde torpille girip bir kere derse ya da sınava gitmeyip yüksek lisans yapanları * gördükçe daha bir benimsiyorum semerimi. ( ben öğrenmekten yanayım o ayrı)

    pis 1: her gün 3 saatlik uykuyla da yaşanabiliniyor.

    pis 2: geçen hafta bi eski mv eşiyle konuştum trende haberler iyi. isyanlarıma kulak verdi sağ olsun, yorumunu eksik etmedi. "hep ecevitin yüzünden oldu bunlar eskiden kpss mi vardı hepimiz torpille girdik, şimdi gelenlerin birçoğunu boş çeviriyoruz." çook yaşayın ki görün nasıl öğrenciler yetiştireceğim. bilinçaltı - bilinç çalışmalarına başladım bile.

    pis 3: 1 haftalık tatilim bugün başladı, çılgın atıyorum. tezle ilgilenebileceğim, konu hazırlayabileceğim. belki 1 tane film bile izlerim. vuuu. (bkz: sevgili gözlük)

    masa da masaymış ha..
  • insan kaynaklarının çalışma politikasıdır. kariyer.net filan bakmayın öyle şeylere, türkiye'nin, bi' gerçeğidir torpille iş bulmak. siz, cv üstüne cv gönderir, cv'yi şöyle mi yazıyım böyle mi yazıyım, cv kalabalık olsun diye sertifikalara boğulurken (para seçimlerle alakalı bi olgudur yani paranız yoksa seçenekleriniz kısıtlıdır, bu yüzden benim cv kalbim kadar temiz ve boş bu konuda, canıma değsin lan iyi ki de öyle) filan, sizin cv'niz ilgini şirketin mail kutusuna düşer, tam ik ablası ki adı muhtemelen aylin'dir- cv'nize bakarken, şirkette "aylin hanım x pozisyonu için benim bi arkadaş var, cv'sini bırakıyorum bi değerlendirin" der, aylin hanım o bırakılan cv'yi değerlendirir, olaylar gelişir.

    ağustos böceği ve karıncanın masalı da koca bir yalandan ibarettir, ağustos böceği hep kazanan taraftadır. bu da kıssadan hissesi olsun bu entrynin. nasip.
  • günümüz gerçeğidir.artık kabullenmek gerekir.
  • türkiye'nin en önemli kurumlarında bile bir referans notuna göre adam istihdam edildiğine göre bizim için normaldir. on binlerce cv arasında seçim yapılmasında büyük kolaylık sağlar insan kaynaklarına.
  • akp döneminde boku çıkmıştır.