şükela:  tümü | bugün
  • dünyanın ikinci en yüksek şelalesi olarak bilinmektedir.erzurum'un tortum ilçesi sınırları içindedir.
  • cok guzel olmakla birlikte dunyanin ikinci en yuksek selalesi degildir. dunyanin en yuksek selalesi neredeyse 1000 metreden dokulur yere. 300 metrenin ustunde ise yaklasik 30 tane selale vardir. tortumun yuksekligi ise 48 metre.

    (bkz: http://mapx.map.vgd.gov.lv/…asaules augstakie_e.htm)
  • erzurum'un tortum ilçesi sınırları içerisinde yer alan, oldukça bakımsız ama yine de görülmesi gereken bir şelaledir. şelalenin her iki yanında - sağ ve sol- en üst noktadan en alt noktaya inilmesini sağlayan merdivenleri var. oldukça dik ve dar olan bu merdivenler sayesinde şelalenin bir yanından aşağıya inerken diğer yanından şelalenin başlangıç noktasına geri çıkabilmektesiniz. ayrıca, piknik -mangal- alanı da oldukça güzel. eğer piknik yapmayıp sadece gezi için içeriye girecekseniz 5 tl ücret vermeniz gerekmekte ki çok saçma.
  • http://fotogaleri.ntvmsnbc.com/…er.html?position=10

    hala ayni terane.

    bunu yapan dunyadan bihaber haber kanalina da buradan iyi haberlerde olsunlar demek duser.
  • erzurumluların dünyası türkiye olduğu için olsa gerek dünyanın en büyük ikinci şelalesidir.

    tortum'a değil uzundere ilçesine bağlıdır. tortum'u geçtikten sonra daha uzundere'yi de geçmeniz gerekecektir. hatta uzundere'den sonra 15 km daha gideceksiniz.

    pazar günleri için iyi bir alternatiftir.
  • yakınından fotoğraf çekmenin işkenceye dönüştüğü erzurum'un güzide şelalesi. elbiseler "rain" moduna giriyor.

    (bkz: yedigöller)
  • çevresindeki arazi tamamen kişilere ait olduğu için kapitalizmin kokusunu buram buram hissettiren bir yer.

    öncelikle neredeyse her yan çitlerle çevrili ve çitlere özenle "özel mülktür, girilmez!" yazılmış durumda. ayrıca şelalenin etrafı, yani sağı ve solu da özel mülk olduğundan buraların sahipleri kurdukları bakımsız piknik tesislerine, olsa bile olması gerekenden çok yüksek bir giriş bedeli istemekteydiler. şimdi ise artık giriş ücretsiz; fakat piknik yapmak yasaktır. çünkü mekânlardaki lokantalar iş yapacaktır, patron para kazanacaktır.

    diyeceğim o ki piknik için gitmeyin, geri dönersiniz. ya da geri dönmemek için yedigöller mevkisi dedikleri, şelale'den 4-5 km uzaklıktaki piknik alanına gideceksiniz.

    burası milletin malı, su be su! doğal miras! lanet olasıcalar!
  • memleketin dogusunda oldugu icin tesis tatil gunlerinde bile guneydeki kiytirik selalemsi mekanlara gore bostur. bakkal fiyatina icecek satan isletmecinin kazandigi her kurus helaldir. erzurumda mutlaka gorulmesi gerekli gezinti mekani; erzurum a 110 km uzakliktadir.
  • erzurum'dan tortum diye çıktık yola. tortum'dan sonra uzundere geldi. orayı de geçtik. yusufeli artvin tabelalarını ve hesleri görüncesi biz yanlış geldik, artvin'in malum heslerine gidiyoruz dememle, tortum şelale tabelası karşıladı ve kıytırık bir işletmenin piknik alanında durarak 20 lira karşılığında şelale dibinde masada piknik yaptık. wc ler de ücretli üstelik. yine de birazdan göreceğiniz manzara her şeyi unutturuyor. bir de oradan doldurduğumuz su ile yapılan semaver çayının tadı da keyif katıyor. onca yol, 110 km boşuna gelinmemiş diyorsunuz...

    giderken gördüğüm kayaların coğrafi güzelliği, şelale etrafında gördüğüm ceviz ağaçları ve meyvelerinin güzelliği, var olma mücadelesine hayran kaldığım şeftali ağaçları, su naneleri, killi çamuru, şelaleden dökülen suların rüzgarla yüzünüze esmesi, gökkuşağı... aklımda ne kareler, ne dokular, ne sesler kaldı...