şükela:  tümü | bugün
  • yaşadığım ilçede yarım karışık hali 75 kuruşa satılan süper lezzetli doyurgaç. 75 kuruş ne lan? ya da ben nerede yaşıyorum mına koyim?
  • adamı hayata küstürür bu.
    öğleden az önce bankadaki işlerimi halletmek üzere iş yerinden izin alıp çıktım, ana cadde üzerinde olan bankaya yakın bir yerlerde yaklaşık 15 dakika park yeri aradım 5 dk lık yürüme mesafesinde bi yer bulup bankanın yolunu tuttum sıra numarası veren cihazdan gerekli işlem için numaramı aldım ve başladım beklemeye yine takriben 15 dk lık bekleme sonucunda danıştığım yetkili o işlem için üst kata çıkmam gerektiğini belirtip postaladı beni, yine yeniden 15 dk lık bekleme sonucunda kavuştuğum kişi benden aldığı gerekli evrakları bir bir bilgisayarına girerken yaptığı bir işlem hatası yüzünden yetkili birini çağırdı olması gerektiğinden yarım saat daha uzadı işim. bu arada kahvaltıyı her sabah olduğu gibi üçgen bir tostla geçiştiren ben, midemin ufaktan küfürleriyle taciz ediliyordum en nihayatinde işlemlerimi bitiren zatı muhtereme teşekkür edip ortamdan ayrılıyorum. dönüş yolunda mesai arkadaşlarımdan biri öğle yemeğinde karnıbahar olduğunu, yiyemeyeceğini gelirken benden çift kaşarlı bir tost getirmemi rica etti, dedim ben de açlıktan ölmek üzereyim hemen kapıp geliyorum. benim için karnıbahar gayet yenilesi bir yemektir o sebepten kendim için tost almayı dahi düşünmüyorum, tost için tercih ettiğimiz mekan sahilde küçük bir büfe araç trafine kapalı bir bölgede 6-7 dk lık yürüme mesafesinde aracı park ediyorum büfeye varıp ''çift kaşarlı bir tost paket olsun lütfen'' diyerek siparişimi verip bi sigara yakıp yeniden beklemeye koyuluyorum, paketiniz hazır diyen büfeciye ücreti vermek üzere yeltendiğim anda cüzdanı araçta unuttuğumu fark edip adama hemen geliyorum diyerek 6-7 dk lık yolu geri yürüyüp cüzdanı alıyorum ve yine yeniden lanetler okuyarak 6-7 dk lık dönüş yoluma koyuluyorum büfeye varmama ramak kala diğer bi mesai arkadaşım hazır gitmişken 2 adet karışık tost da kendisi için almamı rica edip cevabımı beklemeden kapattı telefonu, hazır olan çift kaşarlı tostu elinde bekleten büfeciye ilave 2 tost daha sipariş ederek kendi kendime ne kadar sabırlı bi adam olduğum ile ilgili telkinklerde bulunurken bi ara göz ucuyla baktığım saatin çoktan 1 i geçtiğini fark ederek artık karnıbaharın da tedavülden kalktığı gerçeğiyle yüzleşip 1 karışık tost da kendim için sipariş verdim, paketler hazır olur olmaz poşeti kaptığım gibi arabaya kadar deparla, arabayla tam gaz iş yerinde vardım. midemin küfür dağarcığı da baya genişmiş bunu da öğrendim artık onu susturmanın zamanı gelmişti merdivenden çıkarken karşımdan gelen 3,5 aylık hamile arkadaşım elimdekileri merak ediyor gayri ihtiyari havalandırdığım poşetten çıkan koku kızın gözlerini yerinden oynatıyor fazla var mı diye sorduğu anda artık herşey için çok geçti kendime aldığım tostu ona uzatıyorum ve bir daha tost yememeye tövbe edip hayata küsüyorum
  • yaşadığım ilde yarım karışık hali 3,5 liraya satılan süper lezzetli kazıkgaç. 3,5 lira ne lan? beni mi sikiyonuz mına koyim?
  • yeni keşfim. evinde tost makinesi bulunan biri olmayalı beş yüz bin yıl olmuştu. şimdi madem var, o halde neden ekmeğin arasında bi ton şey şeyapmıyoruz? (bu arada, tost makinesi = media markt'tan 9.90'a alınmış minik şeylerden.)

    eğer ot mot seven insansanız, ekmeğin arasına kaşar vs olmayan (yani sünmeyecek, yani doğru düzgün) bir kat peynir koyun. üzerine bir kat roka. üzerine bir kat taze soğan yaprağı. üzerine bir kat nane. üzerine baharatlı yeşil zeytin.

    oha inek olup otlanmak istiyorum şu an. (sadece taze soğan yaprağı, roka ve naneyle beslenmiş ineğin sütü çok çılgın olmaz mı bu arada? o ineği bulsam anında hindu olurum ha.)

    yok benim tostum jambon salam vs'li olsun diyorsanız, o halde evinizde binada sos da olsun. aşırı yakışıyor.

    yarın işe gitmeyecek olsam, bir tost daha yapıp ona da papa jones'un sarımsaklı sosunu bulayacağım. artık haftasonuna kısmetse. (sürekli kokuyor efendim durduramıyoruz.)

    yalnız o inek iyi fikir ya. beslesenize.
  • okul önünde tost satılan yıllardı.
    ...

    o yıllarda tostçular sanayi tipi, acme örsünü kıskandıracak tost makineleriyle tost basar, iyisinden bursa çeliği bıçaklarıyla sucukları zar kalınlığında dilimler, margarin teknelerine fırçalarını bandırır ve isteğe göre salça sürerdi. tostlar saman kağıda sarılır ve alıcısı ekseriyetle talebe olan gencin eline verilirdi.

    aynı geleneğe bağlı tostçuların semt pazarlarında da görüldüğü rivayetti. * * *
  • önemsenmemesine acayip sinir olduğum yiyecek. iki ekmek üst üste, araya peynir değildir, bu kadar basit değildir tost. tostu önemseyiniz.
  • beyaz peynir ve zeytin ezmesi ile yapılır. bunun dışında hazırlanan diğer tüm tostlar fantezidir. hatta zeytin ezmesi bile yeri geliyor fazla gelirken kimileri çikolata, muz, vs. katıyor arkadaş. ulan tostun içerisinde çikolatanın muzun işi ne! bazı geceler bunu düşünüyorum ben.
  • önce kenarları itina ile yenir. sonra sıra daha lezzetli, daha dolu dolu olan yumuşak orta kısma gelir. o kısmı yavaş yavaş yemek gerekir ki, tost onu sevdiğimizi, severek yediğimizi anlasındır.
  • iki dilim ekmek arası hayal gücü.
  • kardeşimin ve sevgilimin illâ ki benim yapmamı istediği yiyecek. içine değişik bir şey de koymuyorum ki, alt tarafı kaşar ve sucuk koyuyorum. neden bayılıyorlar hala çözebilmiş değilim. beni mi kekliyonuz lan yoksa?

    ayrıca yaptığım bu alelade tost sayesinde sevgilimin ne kadar romantik olduğunu bir kez daha görmüş oldum.

    - sen geliyorsun diye anneme sucuk ve kaşar aldırdım ehehehe.