şükela:  tümü | bugün
  • bugüne kadar başlığının açılmamasına şaşırdığım, araştırdıklarım kadarıyla avrupanın en güzel yürüyüş yollarından biri. sereserpe alpler manzarası yazın yapmayı kesin olarak kafama koyduğumdan başlığının açılmasını uygun gördüm.

    yürüyüş yolu alplerin en uzun zirvesi olan mont blanc'ın eteklerinde, bu dağda toprağı olan üç ülke, fransa, italya ve isviçreyi dolaşarak bitirdiğiniz bir yol. fransanın chamonix kentinden(rotanızın uzunluğuna bağlı olarak les houchex de olabilir)saat yönünün tersine şekilde başlıyor. uzunluğu 170 km ve 11 km'lik iniş çıkışlarıyla yolu ancak 9-10 günde bitirmek mümkün. yine uygulayacağınız kestirme yollara bağlı olarak 7 güne kadar da inebiliyormuş.

    araştırdığım kadarıyla rota üzerinde bir sürü hostel, pansiyon, oberj ve kulübeler bulunmakta. bu rotanın en popüler dönemi yaz mevsimi olduğundan her daim dolu oluyorlar ve rezervasyonun önceden yaptırıp gidilmesi gerekiyor. ama benim gibi masraf olmasın kamp yaparım diyenler için çok cüzi miktarlara kamp alanları da var.

    daha fazla araştırma yapmak için aşağıdaki linkler oldukça faydalı;

    http://www.chamonix.net/…rekking/tour-of-mont-blanc
    http://www.autourdumontblanc.com/en/

    bu entryi de bu macerayı yaptıktan sonra editlemeyi ya da yeni bir entry yazmayı umuyorum tabi.
  • iki hafta önce bitirdiğim yürüyüş turu. baştaki entryi 3 ay önce yazdığımda bu turdan yeni haberim olmuştu, gitmeye yeni kafama koymuştum ve kendimi gazlamak için yukarıdakini karalamıştım. sonraki 3 ay da gerek ekipman hazırlıkları, gerek fiziksel hazırlık, pasaport, vize vs. ile geçtikten sonra nihayetinde katıldım, yürüdüm ve bitirdim. oldukça özel bir maceraydı şüphesiz. turu araştırırken yardımcı olabilecek kaynaklardan hiçbiri türkçe değildi, ne kadar uğraşsam da bu tura katılan bir türk bulamadım ve sormak istediğim soruları da soramamıştım. benden sonrakilerin yararlanabileceğini umarak, tur hakkında daha derli toplu yorumlar yapabilecek seviyeye de gelmiş biri olarak zevkle tekrar birşeyler karalayacağım.

    nedir tour du mont blanc?

    180 km uzunluğunda, mont blanc ve diğer dağların adını verdiği alplerin etrafını çevreleyen bir yürüyüş yolu. yürüyüş yolu boyunca toplamda 10 km yükselti inip çıkıyorsunuz ve 3 farklı ülkeyi(fransa, italya ve isviçre) dolaşıyorsunuz. tur, tercihe göre saat yönüne ya da saat yönünün tersine yürünebilir. katılanlar çoğunlukla saat yönünün tersine yürüyor çünkü rehber kitapların çoğu bu rotayı esas alıyor. saat yönünün tersine yüründüğünde her etap boyunca çoğunlukla aynı insanlarla yol üzerinde karşılaşır, muhabbet edersiniz. saat yönünde yürürseniz her etap farklı insanlar karşınıza çıkacağından çok daha fazla insanla tanışma şansı da var. bu tamamen tercih meselesi.

    tur, chamonix vadisinin batısında kalan les houches kasabasından başlıyor. turun resmi başlangıç noktası orası olsa da aslında yola nereden yürümeye başlayacağınız size kalmış. 180 km toplamda 11 etaba bölünüyor ama 11 günde yürümek zorunda değilsiniz. bazı etaplar kolay, ben 9 günde yürüdüm ama vakti bol bir işsiz olduğumdan 2 gün de dinlenerek yine 11 günde bitirmiş oldum. aynı gün üç etabı birden yürüyen ironwomanlara rastladım(evet bunu yapan bir kadındı). o yüzden bu biraz da sizin kondisyonunuza ve zaman özgürlüğünüze bağlı.

    nasıl gidilir?

    les houches'tan başlayacaksanız muhakkak cenevre'ye gidin. cenevreden chamonix'ye servisler var, kısa sürede orada oluyorsunuz. ben ucuz uçak bileti yüzünden italya vizesi alıp milano'ya gittim ve oradan chamonix'ye geçtim ama benimkisi zor olanıydı çünkü milano-chamonix arası 5 saat.

    ne zaman gidilir?

    haziran başından eylül sonunu kapsayan dört aylık periyot genelde tavsiye edilen dönem çünkü bu periyot harici yol üzerinde bulunan bütün kulübe, barınak, restoran ve pansiyonlar kapalı olacak. sadece yaz dönemi açıyorlar. zaten dağa gidiyorsunuz. gidilebilecek en mantıklı dönem yaz dönemi. hatta temmuz-ağustos arası gitmek en ideal periyot çünkü dağ oldukça yüksek olduğu için haziran başı bile ciddi miktarda kar yerde oluyor. yaz bile olsa dağ havası oldukça istikrarsız ve acımasız. turun ilk ve son iki günü sert sağanaklar yağdı mesela. benim gibi kamp yaparak yürüyorsanız bu büyük bir problem. yolun en işlek olduğu dönem de yine yaz dönemi. tur avrupa'da oldukça popüler ve yazın genci yaşlısı birçok insan katılıyor tura. amacım gezerken bir yandan da sosyalleşmek derseniz de yine en mantıklı tercih yaz dönemi olacaktır.

    nerede kalınır?

    iki seçeneğiniz var, ya benim gibi low budget takılıp kamp yapacaksınız, ya da ben rahatıma bakarım diyip barınaklarda kalacaksınız.

    yol üzerinde, dağın en tepelerinde bile avrupalıların refugee adını verdikleri büyük barınaklar mevcut. dağcıların ve yürüyüşcülerin soluklanıp dinlenmek,yemek yemek ve gerekirse gecelemeleri için dizayn edilmiş yapılar bunlar. her etapta muhakkak bir iki tanesinden geçiyorsunuz. fakat pahalılar. birçoğunun half board konaklama ücreti 50 euro civarı. sadece uyumak için bile vereceğiniz tutar 30 euro(hatta isviçre kısmında bu tutarları 1.5la çarpın). ayrıca kalsanız bile zaten hostel gibi herkes bir arada yatıyor. ayrıca uyku tulumu olmadan da uyumanıza izin vermiyorlar(yanınızda yoksa da parasını verip kiraliyorsunuz, 3 euro gibi bir tutar).

    ikinci seçenek direkt kamp. tercihinize göre wild camping, yani özel olarak ayrılmamış alelade bir yeşillik alana çadır atarak kamp yapabilirsiniz, bu şüphesiz en bedava ve basit olanı. ama kolay değil çünkü turun italya kısmında wild camping yasak. 2500 metre üstü yüksekliğe çıkmanız gerekiyor çadır kurmak için. ama bu yasağı delenleri de duydum. hava karardığında çadırı kurup gün ışıdığında arkanızda çöp, artık bırakmayacak şekilde yola çıkarsanız pek bir problem olmayacaktır.

    kamp alanlarında da kalabilirsiniz. tek başıma wild camping yapmak istemediğim için benim en çok araştırdığım buydu. turun italya kısmının bazı noktaları ve 10. etabın sonu tre le champ hariç her etapta en az bir tane kamp alanı var. kamp alanları oldukça ucuz(11 gecede çadırımla kaldığım kamp yerlerine toplamda 130 euro civarı para harcadım). kamp alanlarının en güzel avantajı duşunun-tuvaletinin olması, telefonu şarj edecek priz, birçoğununun çamaşır-kurutma makinesi, hatta ufak restoranlarının olması büyük avantaj.

    kamp alanları italya bölgesinde oldukça eksik. rota üzerinde kamp yapılacak tek alan courmayeur'a giden etap üzerindeki camping la sorgente ve aiguille de noire(birbirlerine 5 dk mesafedeler). fazla para harcamaktan sakınmak için 3.etabın bitiş noktası rifugio elisabetta'da durmayıp bahsettiğim kamp alanına devam edilebilir. buradan sonra turun italya kısmında kamp alanı yok. yapılacak en mantıklı şey courmayeur'u pas geçip 5.etabın bitişi rifugio bonatti'ye gelmeden rotadan hafifçe sapmak. val veni vadisi üzerinde kamp alanları var. 10. etabın bitişi tre le champ yerine yine rotadan sapıp argentiere'de kalınabilir. aradaki mesafe çok uzak değil.

    ne yenir?

    bütçe sıkıntınız yoksa yol üzerindeki restoran ve kafelerden, barınaklardan. benim bütçe sıkıntım vardı. mamafih restoran ve kafelerden beslenerek boş yere fazla para harcadım. benim yaptığımı yapmayın. yapılacak en mantıklı şey bir yemek pişirme kiti almak. şunun gibi bir şey. ben sandviçlere beşer beşer euro paraları harcarken tecrübeli kampçılar gözümüm önünde şöyle yemek pişiriyordu. hem çok ucuz, hem de canınızın istediğini pişirip yeme imkanınız var. ben tur boyunca çoğunlukla sandviç yememe rağmen(ve çoğu iğrençti) yine çok para harcamış oldum ve sağlıksız beslendim.

    tur üzerinde, tura başlamadan önce tahmin ettiğim kadar da market yoktu. yani kuru ekmek ve konserveyle karnımı doyururum da diyemiyorsunuz. bunu göze almak için rastgeldiğiniz ilk markette çantaya ciddi stok yapmak lazım, o da çok ağırlık yapacak. yemek pişirme kiti en mantıklısı.

    nasıl hazırlanılır?

    öncelikle rehber kitapsız, haritasız gitmeyin, zor olur. bunlardan en az biri yanınızda olsun. yol üzerinde bulunantabela ve işaretler her ne kadar bol bol sizi yönlendiriyor olsa da konaklama alternatifleri, etap zorlukları, ya da kimi zaman yetersiz kalan tabelalar yüzünden rehber kitabın yönlendirmeleri çok işe yarıyor. bu tur üzerine yazılmış ve ben dahil birçok yürüyüşçünün de elinde gördüğüm kitap, cicerone yayınları tarafından basımı olan bu kitap. türkiye'de satılmıyor, amazon'dan sipariş etmek en kolayı. haritayı da yine yurtdışından ya da chamonix şehrinden temin edebilirsiniz. ben harita kullanmadım ama rota üzerinde kaldığım sürece ihtiyacım da olmadı.

    10 gün civarı yolda olacaksınız. kamp yapacaksanız minimum 60 litre bir çanta. teri dışarı atan kıyafetlerden alırsanız(decathlon'da uygun fiyata satıyorlar) çantaya çok fazla giysi doldurmanıza gerek kalmaz, yer kazanırsınız. çantanın muhakkak kendi yağmurluğunun olması lazım, ilk gün hazırlıksız yakalanıp yağmur yedim, çanta içerisindeki bütün kıyafetler de haşat oldu. yağmurluğu olmazsa da çantayı kaplayacak türden bir yağmurluk kumaşı alın, birçok yer satıyor.

    güneş kremi alın, yanacaksınız, kalın kıyafet alın, üşüyeceksiniz. hem sıcağı, hem soğuğu düşünüp hazırlık yapın. yaz mevsimi bile olsa yüksek noktalarda ciddi soğuk, hatta karla karşılaşabilirsiniz.. fiziksel olarak yıpranacaksınız çünkü yürüyüş, dümdüz yol üzerinde her metresi eğlenceli bir yürüyüş değil. eğer her ay dağ çıkmıyorsanız fiziksel olarak hazırlanmanız lazım. yorulup bezebilirsiniz, fazla zorlanmaktan sakatlanabilirsiniz. aynı hatayı bundan seneler önce likya yolu'nda yapmış olduğumdan bir buçuk ay kadar önce spora yazıldım ama o bile yetmedi. 10 km yokuş çıkıp inildiğinden bahsetmiştim. birçok tırmanış ve iniş oldukça bezdirici ve yorucu. ikinci etapta, croix du col du bonhomme'a çıkan yamaçta bildiğin merdiven çıkar gibi tırmanıyorsunuz. 10. etapta ise mecaz değil, bayağ dağ tepe tırmanıyorsunuz, şöyle bir şey. aşağısı da yarı uçurum yani. inişler de yine dik ve devamlı fren yapa yapa indiğiniz için kendinizi sakatlama tehlikeniz de mevcut. bütün bunların başa gelmemesi için 2-3 ay ciddi fiziksel hazırlık yapmak gerekir yoksa çektiğiniz acı ve yorgunluk alacağınız zevki azaltabilir.

    kısacası, hazırlıklı gidilirse oldukça zevkli ve ilham verici bir macera. her şekilde insanın ufkunu açıyor.