şükela:  tümü | bugün
  • kore çıkışlı olduğunu tahmin ettiğim çok başarılı bir manga. 16. volumeda ve şu ana kadar narutodan aldığım zevkten zerre az değildi bu mangadan aldığım haz. tarz olaraksa tamamen farklı bir tarzda.

    esas oğlanımız var. çıtı pıtı bi kardeşimiz. ama böyle seri hareket eden gerektiğinde gözünü kan bürüyen bir arkadaş. bi kızın peşinden bambaşka diyarlara sürükleniyor. dante gibi ama kopya tadı vermiyor.
  • gayet güzel bir manga. bleach gibi mangalardan(kesin teknik bir adı vardır ) hoşlanıyorsanız size çok uygun bir manga. bir oturuşta 30 bölüm geldim ve zamanın nasıl geçtiğinin farkına varmadım.

    ayrıca manga değilde manhwa diye geçiyor.
    okunma yonu soldan sağa olduğu için başta bi affallatıyor. (manhwalar oyleymiş )
  • basit ve kısıtlı kurgusunu gizemle kapayıp resmen döktüren manhwa. hikayedeki gizem ve belirli bir evren yaratmama çabası cidden takdire şayan. özellikle belirli bölümlere kadar sadece kuleyi tırmanmanın amaç olduğunun söylenmesi ve okuyucuya genel kurallar ve güç dengeleri hakkında çok az bilgi verilmesi, diğer mangalara göre çok daha oturaklı ve olgun kılıyor hikayeyi. okudukça genişleyen ve dinamikleşen hikaye ve belirli bölgeleri temel almaması tam bir macera durumu yaratıyor aslında, her katta farklı testler ve zorluklar aynı anda yeni ve fantastik çizimlerle geliyor.

    webcomic olduğu için renkli olma gibi bir güzelliği de var manhwamızın. buna rağmen özellikle manga-anime dönüşümlerinde renklerin gelmesiyle çoğu karanlık ögenin kaybolduğu varsayılırsa sanırım tower of god bunların epey dışında. çünkü hikaye çizim ve atmosfer olarak oldukça karanlık.

    irregular (seçilmeyen ) olayıysa kurgunun en önemli noktası bence. sadece seçilmişlerin (regular) tırmanmasına izin verildiği bir yerde kahramanımız kulenin kapılarını kendi isteğiyle açan bir irregular ama kuleyi tırmanmak gibi bir niyeti yok. o sadece bir kızın peşinde. bu noktada onun durumu ve kökleri tamamen belirsiz.

    haftalık yayınlanması oldukça güzel bir özelliği, ama webcomiclerin kötü yanı olan az kare içermeleri. yine de merakla takip edilebilecek çok güzel bir seri. okuyalım, okutalım.
  • hiç bir beklentim olmadan okumaya başladığım ama beklentimi her geçen bölüm daha da arttıran manhwa. ilk 50-60 bölümünü bir solukta okudum (akşamımı yedi!)
  • ilgi çekici bir manhwa. bir başlıyorsunuz farkında olmadan 20-25 chapter bitiriyorsunuz bile.

    zaten içinde tower olan eserler güzel oluyor.
    (bkz: the dark tower)
  • manhwalara ilgi duymama sebep olan güzel seri. bazen hikaye çok yavaş akabiliyor ancak bir anda vites yükseltiyor. şuan 2. sezonundayım ve çözülmesi gereken çok gizem var. bu da benim en sevdiğim şey!
  • lee jong hui (takma adı:sıu köle anlamına gelmekte.) tarafından yaratılmış bir manwha.

    "what do you desire? money and wealth? honor and pride? authority and power? revenge? or something that transcend all of them? whatever you desire- is in here." gibi fantastik bir tanıtım metni vardır.
  • okumak isteyipte çekinceleri olanlara şöyle bir tanım yapsam yeterli olur sanırım. bu seri manwha dünyasının one piece'idir. hikaye derinliği, karakter çeşitliliği konularında en az one piece kadar iyidir.
  • ilk başta amatör başlayıp daha sonra muhteşem bir seriye dönüşmüştür.severek takip ediyoruz.hikaye ve kurguyu kafasında net oturtup saçmalamadan devam ederse muhteşem olacaktır.
  • bir manwha olup, ana karakteri 25th baamdır, nam-ı değer 25 gece.

    ana hikaye, baam'ın rachel adlı tek arkadaşını kuleye gidişini takiben, izinsiz girişi ile başlar. bu izinsiz girenlere kuledekilerin verdiği isim ''irregular''lardır. ırregular olması baam'ın önemlidir çünkü kuleye giren her irregular kulede köklü değişimlere sebep olmuştur. fakat, diğer irregularlardan farklı olarak baam çok güçsüzdür, örneğin urek mazino, bir diğer irregular, geldiği gibi bazı değişimlere sebep olmuştur.

    baam bir wave controller pozisyonundadır ve birkaç durumda light bearer pozisyonunu da üstlenmiştir. bu pozisyonlar toplamda 5 tanedir. bunlar, wave controller, light bearer, fisherman, scout ve spear bearerdır. her birinin kendine has özellikleri vardır bu pozisyonların.

    baam'ın wave controller olmasının sebepleri o alanda çok nadir bir şekilde yetenekli olmasıdır. daha detaya girmeyeyim, eğer okursanız zaten görüceksiniz.

    gayet kaliteli, sürükleyici bir hikayesi vardır, okumanız tavsiye edilir.

    edit: yazım

    --- spoiler ---

    yeni bölümünde edah khun ve jahadın genç hallerinin ne kadar güçlü olduğunu göstermiş, okuyucuyu heyecanlandırmıştır. baamın babası v hakkında ilerki bölümlerde bazı şeyler anlatılacaktır.

    --- spoiler ---

    --- spoiler ---

    edit: efsane bir monolog geçmektedir, bam’ın kendi içinde, şöyledir: -“ben” bir başkası tarafından tanımlanmayan ben nedir? - bunu hiç düşünmemiştim - hep başkalarına sormuştum, kim olduğumu, ve hala buradayım - ne zaman biriyle tanışsam neden doğduğumu ve nereye gitmem gerektiğini sorguladım - kendi gücüm ile ilk karşılaştığım zaman, bölünmüş parçalarımla o kadar dikkatim dağılmış bir haldeydim ki, gerçek kişiliğimi öğrenemedim. ve bu böyle devam ettikçe, gerçek kendimden daha da uzaklaştım. oysa, ben hep buradaydım. şimdi, bununla düzgünce yüzleşmenin zamanı, ne korku ile ne de kızgınlıkla. bu sadece “ben”im tarafından yaratılmış bir ben olmayan illüzyon. -şimdi, bu(çizdiği bir çizgiden bahsediyor), benim gücüm olsun, bu güçsüz veya önemsiz gözükebilir ama bu benim gücüm, ve bunu ben çizdim. neden bu kadar düşündüm, bunları bilmeme rağmen, bilmiyorum. heralde büyük bir cevap bulmak için uğraştım, fakat şimdi biliyorum, kendimden geriğe bırakacağım tek şey sadece benim.
    --- spoiler ---