şükela:  tümü | bugün
  • giriş ücreti 15 pound yani 45 ytl olan kale. yuh yani, ulan biz topkapı sarayına bile o kadar para almıyoruz. üstelik daha çok kılıç,kalkan,mızrak var bizde, harem de bonus veriliyor.
  • kraliyet ailesinin mucevherlerini gorebileceginiz yer.. bilumum kral ve kralicelerin taclarinin yanisira, altin yemek takimlari, barbie evi buyuklugunde tuzluklar -onlar da altindan-, asalar, kiliclar.. zannimca yapinin tek gorkemli bolumudur bu sebepten jewel house.. onun disinda, yeri tavani duvari tahta, ici bildigin bir barakayi andiran kulelerde gorulecek bir numara yok.. bir de yazmislar brosure utanmadan, comfortable furnitures diye.. yalan.. bir iskemleden bozma taht vardi mobilya olarak gordugum.. gezerken sakin ola topkapi sarayi ile kiyaslamayin, parami carcur etmisim diye uzulursunuz..
  • fleur, munin, thor, gwylum, hugin, branwen, bran, gundulf ve baldwick isimli kuzgunların mecburi ikamet adresidir...özel bakıcıları vardır....kuzgunların kuleyi terketmesi halinde kulenin, monarşik düzenin, nihayetinde krallığın yıkılacağı inancı ile bir zamanlar başlatılan gelenek günümüzde de sürdürülmekte...
  • londra'nin gobeginde, tower hill semtinde, thames'in kenarinda, tower bridge'in yanibasinda, disaridan hic gostermese de esseksel boyutta bir alan kaplayan tarihi kalemsi yapi. kale duvarlarinin icinde yillar icinde sayisi giderek artmis bircok tower var. misal bloody tower, white tower, tower green, salt tower yani allahina kadar tower..

    binalar once iceriye girilmesini engelleyecek sekilde yapildiktan sonra akli evvel ingilizler bakmislar ki iceriye girilmesinin zor olmasinin yaninda disariya cikmasi da hayli zor. boylece binalari genellikle cok onemli (bkz: vip) tutsaklari misafir etmek icin kullanmislar. kimler? prensler, kraliceler(!), du$esler vesair kraliyet mensubu veya onemli fikir/zikir adamlari.

    ornegin simdilerde ingilizlerin pek masum buldugu henryviii'in karisi anne boleyn de bu kalede tutsak edilip daha sonra bahcede kafasi ucurulmak suretiyle idam edilmis. talihsiz anne gibi unlu sir walter raleigh ve birkac soylu bay ve bayan daha bu kale icinde tarihe gomulmusler. tekrar tekrar gidilesi bir yer...
  • görevlilerin tarihi giysiler içinde etrafınızda dolandığı, çok fazla numarası olmasa da bakımlı hali ve ingilizlerin akıllı pazarlama teknikleriyle parayı kıran tarihi mekan. en akılda kalan yeri yürüyen bantlarla gezilen, mücevherlerin sergilendiği bölümdür. insanın gözlerini kamaştıracak şekilde parıl parıl parlayan bu bir oda dolusu mücevher küçük bir afrika ülkesini satın almaya yetecek değerdedir tahminlerime göre. onun dışında tower bridge'i arkanıza alarak kulelerin etrafında güzel fotoğraflar çekilebilir ama mutlaka gidilesi yerlerden biri değildir kanımca.
  • 14. yüzyılda yaşanan, vergi karşıtı halk ayaklanmasında, kapıyı açık bırakan kalenin gerzek askeri birliği yüzünden içeri dalan eylemciler tarafından güvenliği tarumar edilen tarihi mekan. bu yeoman denilen muhafız arkadaşlar 700 senedir aynı repliklerle, anahtar seremonisi gibi üfürükten şeyler yapıyolar ama bi işe yaramadığı ortada.

    ayrıca burda alıkonulan kuzguncukların birer kanatlarını "acısız" bi şekilde kesmektelermiş. ondan sonra kuzgun psikolojik bunalım yaşayıp kale ahalisinin tv antenlerine falan dadanınca kovuyorlarmış yavrucağı. tek kanadıyla nerde, ne kadar yaşar orası meçhul.

    bi de abuk subuk menagerie denen saçma bi orta çağ hayvanat bahçesi vardı burda 19. yüzyıla kadar. egzotik hayvan eziyet merkezi resmen.

    ayrıca şanlı kraliyet mücevherlerinin yanında başka bi kulede de taşsız, boş taçlar da sergileniyo. bunlar taşı almaya gücü yetmeyip de sadece boş tacı yaptıran, sonra da taşları kiralayıp törenden sonra iade eden kral ve kraliçelere ait. bu nası bi honour, fame, glory mantığıdır çözemedim. koskoca ingiliz kralları, asgari ücretlinin düğünü gibi takıları kiralayıp iade ediyolarmış görünen o ki.

    yani birbirinden saçma idamlar da düşünülünce, ingiliz tarihinin utanç verici yüzünü yakından görmek için ziyaret etmek ilginç olabilir.
  • londra'nın merkezinde thames nehrinin kuzey yakasında bulunan 27 metre yüksekliğindeki kale kompleksi. her yıl 2.5 milyondan fazla ziyaretçisi bulunan kalenin sahibi doğrudan kraliçedir. tudor hanedanına kadar kraliyet ikametgahı olarak da işlev görmüştür.

    kompleksteki ilk yapı olan beyaz kule 1078 yılında fatih william tarafından yaptırılmıştır. 1190 yılında buna bir iç avlu ilave edilmiştir. 1952 yılına kadar hapishane olarak hizmet veren yapı 1285 yılında gelişen kuşatma teknolojilerine karşı yenilenmiştir. 1377-1399 yılları arasında ise nehir tarafına korunaklı bir rıhtım oluşturacak şekilde genişletilmiştir. nehre açılan kapı 'traitor's gate' olarak bilinir.

    diğer işlevleri yanında 1251-1835 yılalrı arasında kraliyetin hayvanat bahçesi görevini de üstlenmiştir. ilk olarak 3. henry'e hediye edilen kutup ayısıyla başlayan bu gelenek 18. yy'da 280 hayvana kadar çıkan bir hayvanat bahçesine dönüşmüş ve ücreti mukabilinde halka da açılmıştır. aslanların bulunduğu lion tower hala aynı isimle anılmaktadır.

    kalenin bir başka meşhur olduğu konu da hayaletleridir. kafası kesilerek idam edilen anne boleyn'in hayaletinin kesik kafası koltuğunun altında dolaştığı söylenir örneğin. diğer meşhur hayaletleri içinde 4. henry, lady jane grey, margaret pole ve 'princes in the tower' olarak bilinen kulede rehin alındıklarında kaybolan çocuklar 5. edward ve york dükü shrewsburyli richard vardır.

    kraliyet mücevherleri de buradaki waterloo bloğundaki jewel house müzesinde görülebilir. 1649 yılında ingiliz iç savaşında kraliyet güçleri yenildiğinde buradaki değerli metaller eritilmiş ve taçlar, asalar kırılıp dağıtılmıştır. geriye sadece 12. yy'dan bir kaşık ve 3 tören kılıcı kalmıştır. ardından 1660 yılında kraliyetin dönüşüyle yine kraliyet mücevherleri birikmeye devam etmiştir. bilinen tek hırsızlık girişimi, 9 mayıs 1671 yılında albay thomas blood'un kraliyet mücevherlerini çalmaya kalkışmasıdır. iddialara göre blood, kraliyet mücevherlerinin bekçisi talbot edwards'la ailece dostluk kurarak kandırmış ve mücevherleri göstermeye ikna etmiştir. sonradan edebiyat eserlerine konu olacak olan blood, aziz edward'ın tacını ve kraliyete ait iki objeyi daha alsa da kaleden çıkmayı başaramamıştır.
  • olimpiyat madalyalarına evsahipliği yapacakmış. acaba çalınmalarından mı korkuluyor ne...

    http://tr.eurosport.com/…yat_sto3334603/story.shtml
  • bahçesinde ne idüğü belirsiz bir tenis kortu bulunmaktadır; tarihi midir değil midir bilinmez, üzerinde oynanacak durumda desen öyle de değil; zaten giriş de yok ama ilk görüldüğünde merak edilen unsurlardan biridir bu; aklımda yer etti.

    bu önemsiz detaydan sonra şunu belirtmekte fayda var ki, duvarların dili olsa da konuşsa sözünün hakkını verecek cinstendir geçmişi göze alındığında bu yapının. gezip görülesi midir? mücevherat falanın yanısıra teneffüs etmek için bile tarih meraklılarının zaten kaçırmayacağı bir yerdir ama pek de bir numarası yoktur esasında.
  • bu aralar tum etrafi seramik gelinciklerle cevrili oldugundan ana baba gunu gibi. goruntu gormeye deger fakat bu sanatsal revizyonu da charity uzerinden orduya bagis noktasina baglayabilmislerse, veya bu amacla dogan bir projedir bilemiyorum; bilim ve medeniyet olarak bu noktadalarken milliyetci duygulari nasil var edip faydalaniyorlar, tebrik ediyorum.