şükela:  tümü | bugün
  • utanma nedenini/nedenlerini açıklayamayacağım fakat atatürk'ten nefret etmelerinin sebebini aslen rum olmaları ile açıklayabiliriz.

    bir de "trabzon" nasıl bir isim yahu? türkçe'de 2 sessiz harf yanyana gelmez. tabii türkçe'de...

    (bkz: pontus rumları)
    (bkz: rum pontus imparatorluğu)
    (bkz: rum olduğunu kabul etmeyen trabzonlu)

    trabzon rum imparatorluğu

    edit: “türk” kelimesinde de sessiz harfler yanyana diyenler kelimenin aslının türük olduğunu ve zamanla ünlü düşmesiyle türk kelimesi haline geldiğini bilmesi lazım. diğer kelimelerin kökenini araştırmadım ama eminim onlar da zamanla değişime uğramış türkçe kelimelerdir.

    bir de ben sessiz harflerin yanyana gelerek oluşturduğu her kelime rumca’dır demedim ki. burda trabzon’un ismi ve kültürel geçmişinden bahsediyorum. sonuçta zamanında orada bir rum imparatorluğu ve bir rum kültürü yaşadı.

    edit 2: cesurca çıkıp rumum ve utanmıyorum diyenler de çıkmaya başladı. şimdi de "rumum ve atatürk'ten nefret ediyorum" diyenleri bekliyoruz, hadi. sonuçta bugün atatürk'e hakaret etmek moda oldu.

    (bkz: kadir mısıroğlu)
    (bkz: keşke yunan galip gelseydi)
  • araştırsa kendi kimbilir ne bok çıkacak bir bölücünün zırvalayışı..
    (bkz: bölücülerin şerefsiz oluşu)
  • türkiye'deki yerleşim isimlerinin büyük bir çoğunluğu eski yunancadır. trabzon dışında, edirne, kayseri, istanbul, antalya vb. bir çok yer isminin kökeni türkçe değildir. dolayısıyla bu durum ırksal bir kökeni açıklamak için kullanılamaz.

    ayrıca anadolu gibi bir coğrafyada safkan bir ırk bulmak imkansızdır. kimin kendini ne şekilde tanımladığı ırksal değil kültürel bir meseledir.
  • ülkedeki en milliyetçi en devletçi hatta olayı abartıp işi hastalık derecesine götürüp en faşist kesimin trabzon insanı olmasından mütevellit, olmayan utanmadır.
  • olmayan şey.

    "rum" bir ırk ifade etmez. roma'dan (bizans) gelir. o bölgedeki hıristiyanları tanımlamak için kullanılırdı.

    günümüze gelirsek, trabzon'un sadece çaykara, tonya gibi bölgelerinde rumca(bildiğin antik yunanca) konuşulur ve sadece bu gibi ilçelerdeki trabzonlular rumdur. bu rumlar "ya müslüman ol ya da siktir git bu diyardan" lafına "ok, elhamdülillah" demiş olanların torunlarıdır.

    rumluklarından da utananı hiç görmedim. hatta yarı troll pontus milliyetçileri bile vardır. trabzon rum imparatorluğu bayrağı asılı kıraathanelerinde trabzonspor maçı izleyip rakı içerler. bazısı hala gizlice boyunlarında haç taşır, isa'ya ibadet eder. sevimli adamlardır.

    not: "atatürk'ü seven" trabzonlu laik rum
  • trabzonlular rum veya değil, hiç umrumda değil ama iki sessiz yan yana diye b ve z'yi örnek vermesi sayesinde ilteriş, türk ve hatta türkçe gibi kelimelerin bile türkçe olmadığını anladığım tespit.

    hatta kürşat, yamtar, yabgu, alparslan falan hep rumca demek ki.

    edit sonrası edit : hata farkedilir umuduyla yazmıştım ama işe yaramamış. böyle bir kural yoktur. türkçe'de aynı hecede iki sesli harf birlikte bulunamaz. iki sessiz yan yana olamaz dersek kabaca dilin yarısını atmış oluruz, diğer bariz olanlarla beraber sonunda türkçe diye bir dil yoktur diyeceğiz galiba. trabzon kelimesinde de t ve r kelimelerinin örnek verilmesine bir şey demedim farkındaysanız. çünkü kelime ve hece başında iki sessiz harf yan yana bulunmaz ama bu, türkçe'de iki sessiz harf yan yana bulunmaz demek değildir.
  • fatih sultan mehmetin trabzonu fethi sonrası konyadan ve diğer türk yurtlarından aileleri trabzona yerleştirdiği,bu ailelerin bugün trabzonun nüfusunun çoğunluğu olması ve bu ailelerin bugün hala soylarının biliniyor olması ama hala onlara rum diyen cahil birileri olması ne kadar ironiktir. trabzon 1461 öncesi rumdu evet peki, istanbul 1453 öncesi neydi çok bilmiş kardeşim?
  • o diil de geçen lazdık ondan utanıyoduk. şimdi rumuz, sonra neden utanacaz?