şükela:  tümü | bugün
  • bir gerçektir.
    trafiğin düzenlenmesi, akıcılığının sağlanması, ihlallerinin önüne geçilmesi anlamında şimdiye kadar hiçbir faydalarını görmedim. bu durum kurallara uyan insanların salak yerine konulmasına ve mağdur olmalarına neden oluyor.

    benim gözlemlediğim genellikle bir köprü altında sağa çekip mesailerini dolduruyorlar. ha bir de; bir devlet büyüğü geçeceği zaman yolu falan kesiyorlar. bunun dışında bir işe yaradıklarını gören, bilen, duyan varsa yeşillendirsin.

    yaklaşık 20 yıldır istanbul'da araç kullanıyorum. genel kanaatim budur.

    edit: fethi sekin çok büyük bir istisnadır tabi. belirtmeden geçmiş olmayayım. jockhoon'a uyarısı için teşekkürler)
  • kesinlikle katılmadığım önerme, işe yarıyorlar. şöyle ki;

    vodafone arena civarı, maç öncesi polisleri yığıyorlar ve yolları kapatıyorlar. orada, bildiğiniz üzere ışıklar var, insanlar da nasiplensin ve karşıya geçsin diye. maçın başlamasına henüz çok saat var ama polisler hazırlık yapıyor, trafik polisi de geçmiş çift yönlü yolun ortasında, yanındaki arkadaşı ile sohbet ediyor. yayaya yeşil yandığı için yoldan karşıya geçmeye çalışıyorum ve fakat kendisine kırmızı yandığı halde korna çalarak ve kafasını camdan çıkarıp küfür ederek hız kesmeden gelen bir araçtan kendimi zor kurtarıyorum. hem de kendimi iki trafik polisinin ayaklarının dibine atarak(bu arada hala yeşil yanıyor bana). o andaki adrenalin ve sinirle "görmüyor musun abi, kırmızıda geçiyor" diye bağırıyorum polisin suratına iki metreden. verdiği cevap, "ne yapayım, dikkat et o zaman sen de biraz.". "lan adam kırmızıda geçiyor, ben niye dikkat edeyim" diye bağırıyorum yine ve aldığım cevap "git işine kardeşim.".

    bu diyalogtan sonra yolun karşısına geçiyorum ve çevik kuvvetten iki abi yanıma gelip, kimliğime bakıyor, sen kime bağırıyorsun lan gibisinden çıkışıyor, kaybol buradan diye azarlıyor ve ben gidiyorum.

    en büyük sevincim; kırmızı ışıkta geçen araba bana çarpıp beni öldürmediği için yaşadığım değil, polis arkadaşların beni darp etmemesi ve polise mukavemetten göz altına almaması. gördüğünüz gibi, polis görevini yapıyor ama, biz hayvan gibi yaşıyor ve bunun kıymetini bilmiyoruz.
  • şu #55216236 entry de trafik polislerinin cehaleti hakkında örnek bir olay anlatmıştım. düşüncelerim değişmedi ve ister trafik ister çevik ne olursa olsun a.c.a.b. .
    polisler halkı suçludan değil iktidarı halktan korur.
  • yeşil yandığında arabalara geç geç yapmaya ve kırmızı yandığında dur yapmaya yarıyolar. yeşilin geç kırmızının dur olduğunu bilmeyen falan olur şimdi nolur nolmaz. öyle de önemlidir görevleri.
  • zaten kotu olan trafigi daha kotu hale getirmek gibi bir fonksiyonlari da var.
  • trafik polislerinin trafik düzenlemesine, akışına hiçbir etkisi yoktur.
    bu yüzden yüzde yüz katıldığım önerme.
  • -kaza olur gelmezler.

    -pusu kurup radar cezası yazarlar. ( keşke kimse hızlı gitmese ancak gerçekten hızlı gidecek araba var, uygun yol var. biraz mantık lütfen. sürekli meskun mahal adı altında 400 tl radar cezası yazmaları etik değildir.otoyolda 120 ile giderken bir anda 70 tabelası ve hemen ilerisinde polis. hele ki otobanlarda kullanılan 132 hız limiti kesinlikle azdır. hızlı otomobil kullanmak uygun şartlarda -düz ve boş yol, makas atmadan, şerit kurallarına uyarak, düzgün bir araçla- tehlikeli değildir. tehlikeli olsa almanlar muazzam otobanlarını kameralar ve sınırlarla donatırlardı.)

    -çevirmelerde zenginlere ceza yazamazlar. çeviremezler bile.

    -daha önce dava emsali olmuş konularda ( cam filmi ) ceza yazarlar bunun yanlış olduğunu görüş engellemeyecek kadar küçük bir numaraya ceza yazmasının doğru olmadığını hatta dava emsallerini söylerseniz o zaman dava et uğraş derler. bununla beraber yanınızdan onlarca mercedes s class, bmw 5-7 kasalar içerisi asla görünmeyecek araçlarla yanınızdan geçer giderler ve onları görmediğini idda eder.

    -rüşvet alırlar.

    -sokaklarımızda binlerce terörist dolaşırken gelip işinde gücünde olan insanları çevirmeye sokarak zaman kaybettirirler

    -kafalarına göre ceza sistemleri vardır. eğer sana kafayı takarsa yangın tüpü sok kullanma tarihinden ceza yazar ama lüks arabadaki adam emniyet kemeri takmadan telefonla konuşurken 4 numara cam filmiyle yanından geçerken bakamaz bile.

    -türbanlıları çevirmezler.

    -insanların araçlarını sebepsiz yere çekerler ve asla lüks arabalara dokunmazlar. siz hiç trafik çekicisi üzerinde range rover gördünüz mü?

    -işlerine geldiklerinde sen aracın içindeyken fotoğraf çekip ceza yollayacağını söyler. ( hava limanı duraklamalarında)

    -vale terörüne göz yumarlar ( rüşvet )

    -trafik tıkandığında veya yoğun kavşaklarda cep telefonlarıyla oynarlar ya da kırmızı ışıkla eş zamanlı olarak yol gösterirler.

    -hiç bir amaçları ve aceleleri olmadan sürekli emniyet şeridinden giderler ve insanları darlarlar. ( bu maddeyi açmak istedim. kesinlikle resmi araçlar önceliklidir. bununla bir sorunum yok ancak zaten gidebileceği bir şerit yok çoğu zaman.arkadan sürekli megafon sesi verip huzursuzluk oluşturuyorlar )

    maddeler daha çoğaltılabilir. genellemeler her zaman yanlıştır. ancak ben istanbulda maruz kaldığım muameleden hiç memnun değilim. istisnalar hatta arkalarından bu gün dahi dualar ettiğimiz polislerimiz, kahramanlarımız her zaman olacaktır (fethi sekin). lakin bu genelde karşılaştığımız tipteki trafik polislerinin gereksiz olduğu gerçeğini değiştirmez.
  • yanlış bilgi, trafiğin tıkanmasına sebep olurlar.
  • cumhurbaşkanı, başbakan, bakan, milletvekili, belediye başkanı ve yakınları geçeceği zaman yolu kapatırlar en önemli görevleri budur.. ikinci en önemli görevi ülke bütçesinin büyük kalemlerinden biri olan trafik cezalarını vatandaşa pusu kurmak yolu ile tahsil ederler... bir de denk getirirlerse artistlik yaparlar, mesela 80 km hız sınırı olan yerde sola dönmek için sol şeritte seyrederken arkanızdan yol istemek için selektör yaparlar, sağ şeride geçemeyince ışıkta dönmeden yakalayıp önünüzü keserler...
  • izmir çankaya'da olanları hariç olan önerme.
    istanbul'da ise devlet erkanı geçmeyecekse, trafik düzenleme adına efor sarfeden trafik polisi görmedim henüz!