şükela:  tümü | bugün
  • bu kadar çok trafik sıkışıklığı ve kazası olmasının nedeni elbette yolların yeterli olmaması ama yolların yetmemesi de tabi trafikteki araç sayısından kaynaklanıyor. insanlara araç almaları konusunda bir engel koyamayacağımız için ehliyet almaları konusunda bir engel koyabiliriz.

    zaten trafikte ehliyet sahibi birçok insanın araç kullanmaktan hiç de anlamadığını görüyoruz. trafik sıkışıklığının bir nedeni de bu aslında.
    ehliyet verirken, bildiğin yazılı sınavın yanı sıra, 3 aşamalı direksiyon sınavı, zeka testi, refleks testi, çabuk karar verme yeteneği, algılama düzeyi testi gibi çok sayıda test uygulanmalı.

    65 yaşın üstü nasıl emekliliğe ayrılıyorsa ehliyeti de elinden alınmalı. bu insanların algı ve reflekslerinin zayıfladığı, çok daha çabuk yoruldukları bilimsel bir gerçek. hayati bir alan olan trafikte bu riskler alınmamalı.

    bir insan 35 yaşına kadar ehliyet almamışsa, o yaştan sonra alamamalı. 35 yaşından sonra da öğrenme kabilliyeti, öğrendiklerini hafızada tutma vs yavaşlar. ha bunlara ehliyet verilecekse de ayrı bir sınavdan geçirilmeli.

    buna karşın taksi ücretleri indirilmeli. özellikle şehirler arası mesafelerde taksiler çok uygun fiyata taşıma yapmalı.

    hem bu araç sayısını azaltacağı için olur olmaz yerlere park eden araç sayısı da azalacak bu da yine trafiğe katkı sağlayacaktır.

    bir faydası da normal olarak araba kullanabilen insanların, algı vs nedenlerle araba kullanamayan insanlardan kaynaklanan sinir stres durumlarının azalması olacaktır.
  • ormandan yol geçirmek olmadığı kesindir. trafik sorununu çözmek gibi bir amaç güden insan toplu taşıma sistemini böyle bok gibi bırakamaz bir kere. yağmur yağınca dalgıçlar girmez köprü altına, asfaltın ömrü iki sene olmaz, altyapıya bölge şehir planlamasına dair hiç bir tedirginlik gütmeden 30 yıl önce alınmış karar uygulamaya konmaya çalışılmaz. beton yığınları tonlarca paraya dikilip geri hiç sökülmez. metro inşaatları beş asırda tamamlanmaz. yeşil yaratıyorum diye yolların sağına soluna kimisi türkiye de bile yetişemeyen ağaçlar, çiçekler dikmez olmaz. avmlerden hisseler alıp da sağa sola laf atma hiç olmaz. olmaz değil mi efendim bizde böyle şeyler, hiç olmaz.
  • (bkz: home office)
    (bkz: vpn)
    (bkz: şirket hattı)
  • bunun gibi yenilikçi, çözüm üretip uygulayan insanlar lazım. (bkz: janette sadik-khan)
    ilgili video için;
    new york'un sokakları? eskisi gibi acımasız değil
    http://www.ted.com/…reets_not_so_mean_any_more.html
  • (bkz: deniz yolu)

    bu kadar.

    üç tarafı denizlerle çevrili bir ülkeysen, deniz yolunu kullanmamak niye?

    istanbul'dan başlayalım.

    öyle bir deniz yolu ki, denize kıyısı olan her ilçeye deniz ulaşımı mümkün olsun.

    misal;

    tuzla'dan çıksın vapur yola, pendik-kartal-maltepe-bostancı-kadıköy'e gitsin.

    bir de bunun direkt gideni olsun. direkt tuzla-kadıköy mesela.

    keza avrupa yakası için de benzer sistem.

    nasıl ki otobüslerin hatları var. deniz ulaşımında da böyle hatlar olsun. atıyorum
    80k: kartal-karaköy olsun mesela.

    gibi.

    kartal'dan beşiktaş'a vapur olduğunu düşün.
    bostancı'dan sarıyer'e,
    maltepe'den eminönü'ne...

    istanbul trafiğinin ne kadar ferahlayacağını düşün o zaman.

    bitti mi? bitmedi.

    neden sadece istanbul için olsun bu?

    şehirlerarası deniz yolculuğu da olsun.

    istanbul'dan izmir'e gemi ile de gidebilelim. trabzon'a, zonguldak'a...

    karayolu aşırı ferahlamaz mı o zaman?

    gerçekten bunu sadece ben mi düşünüyorum şu an? hiç başka düşünen olmadı mı?

    niye gerçek olmuyor o zaman ki bu?

    neyin lobisi engel oluyor?
  • anadolu yakası için deniz yolu kesinlikle değildir.

    atıyorum tuzla-kadıköy arası direkt hat yaptınız ve hızı 25 knots olan vapurlardan kullandınız bu saatte yaklaşık 50 km'ye denk geliyor.

    mesela pendik yalova hattında kullanılan feribotlar bunlardan. deniz otobüsleri de 30 knot'a kadar çıkıyor. ülkemizdekilerden bahsediyorum tabi.

    bu pendik-yalova (25 km) arası çalışan feribotlar bu mesafeyi 45 dakikada alıyor.

    tuzla-kadıköy arası ise denizden yaklaşık 30 km tutuyor. tabi düz bir çizgide gittiğini varsayıyorum.

    yani senin vapurun ya da deniz otobüsün ya da feribot'un her neyse bu mesafeyi ancak ve ancak 50-60 dakikalık bir sürede alıyor.

    dolayısı ile çekici değil. cezbedici hiç değil. hele bir de başka duraklara uğrarsa bu süre daha da artar. kaldı ki bu süreye inme ve binme sürelerini eklemedim.

    trafiğin çözüm yolu bellidir. o da metrodur.

    deniz yolu ancak kısa mesafeler için hızlı bir çözüm olabilir.

    zira bütün halkımız sahil kesiminde yaşamamaktadır. sahil kesiminde yaşayan kısım nispeten zengin ve varlıklı olup hepsinin altında arabaları vardır ve trafiğe sebep olan zaten kendileridir.

    e-5'in üst kısmında yaşayan bir kişi sahile inene kadar kartal'a varır. oradan da metroya biner.

    diğer bir çözüm ise kapatılan banliyö tren hattının tekrar açılmasıdır.

    ayrıca toplu taşıma olsa bile trafik muhtemelen yine kilitlenecektir. önemli olan toplu taşımanın kalitesinin artırılmasıdır.

    trafik azalır azalmaz insanlar toplu taşımayı bırakıp arabasına koşuyorsa, doğru bir toplu taşımadan söz edemezsiniz.

    toplu taşıma cezbedici olmalıdır. her açıdan kazandırmalıdır. fiyat, konfor, hız vs. hepsi bir arada olmalı.
  • elektriğin tamamen gitmesi
    (bkz: revolution)
  • kalabalık saatlerde belli yolları kullanmak için özel bir ücret çıkarmak. o ücreti ödemeyen kişiler kalabalık saatlerde belli yollara girememeli. gerçi ülkemizde emniyet şeridini bile boş tutamazken o kuralı uygulatmak nasıl olabilir bilmiyorum ama bir fikirdir.

    edit: aha congestion charging diye bir olay varmış.
  • hayli basittir.

    sirketlerin kendi araclarinin veya kiralik araclarin yakit ve bakim giderlerinin vergiden dusulebilen miktarina ust limit koysun devlet. mesela kira, yakit ve bakim giderlerinin toplaminda arac basina en fazla 1000 lira vergiden dusulebilsin. fakat sirket adina kayitli arac sayisi mesela 5'i geciyorsa o zaman en fazla 750 lirasi vergiden dusulebilsin.

    toplu yolcu tasimaciligi lisansina haiz sirketlerin bu amaca uygun olan minibus, otobus gibi araclari bu sinirlamadan mustesna olsun.

    trafik aniden bitecektir, gor bak.
  • belirli bir yıllık kazancın altındaki kişilerin araba alması yasaklandığı gün trafik sorunu çözülür...
    başkaca hiç bir çözümü olmayan ulusal bir terördür kendileri.