şükela:  tümü | bugün
  • peşinen söylemek isterim ki bu konuyu açma amacım kural ihlallerini yada trafikte kural ihlali olmayan ama etik olarak yanlış olup yapılmaması gereken davranışları meşrulaştırmak değildir.

    ticari araçları da bu konunun ana nedeninin dışında tutuyorum ki asıl baz aldığım kesim tamamen seyahat odaklı olan hususi sürücülerdir.

    örneklemeler son derece basit ;

    1-) babanızla yolda giderken ( allah korusun ) kalp krizi geçiriyor trafik nispeten tıkalı emniyet şeridinden dörtlü açık gidiyorsunuz ve belirli bir süre sonra sizin emniyet şeridinden gitmenize gıcık olan bir adalet dağıtan sürücümüz yolu ortalayarak geçmenize müsade etmiyor. tablo ortada... kurallar mı ? babanız mı ?

    2-) hamile eşiniz ile yolda gidiyorsunuz kendisi fenalaştı. en yakın hastaneye şehir içi yollardan gitmek durumundasınız. dörtlü, korna, selektör üçlüsüne rağmen sol şeridi açmayan bir adet adalet dağıtan hız sınırı 70km/h olduğu için aynı hızla sabit devam ediyor. tablo ortada... kurallar mı ? eşiniz-çocuğunuz mu ?

    3-) midenizden rahatsızsınız en yakın benzinliğe gidip büyük tuvaletinizi gidermeniz gerekiyor. kimsenin hayatını tehlikeye atmayacak kazaya sebebiyet vermeyecek şekilde kontrollü ve seri bir şekilde şerit değiştirerek ilerliyorsunuz. bundan rahatsız olan adalet dağıtıcımız yine size tepki gösterip önünüze kırıyor. tablo ortada... ya arabaya s.çacaksınız :) yada kurallara uyacaksınız. :)

    not: acelesi olmayan bu tarz kural ihlallerini keyfi yapanlar ile hayati önem taşıyan durumları birbirine karıştırılmaması ve bu tarz durumlar da kuralların insan hayatından daha önemli olmadığını hatırlamanız dileğimle.

    son olarak bu tarz kurallara takık adalet dağıtmaya çalışan kendini trafik polisi sanan sürücüler ile keyfi olarak kural ihlali yapan makas atan tiplemeler bana göre aynı dünyanın laciverdi olan insanlardır. zihniyet olarak ters gibi görünse de aslında tamamen ayna yansımasıdır.
  • her gün trafikte onlarca manyakla baş etmek zorunda kalan insanımızın tepkinin ayarını kimi zaman tutturamama durumuna işaret eden tespit.

    elbette sinir bozucu durumlar bu örnekler ama topluca "manyak" olarak nitelendirdiğim ve ülkemizde bin türlü hayvanca davranış sergileyen başı bozukların günahını mağdur vatandaşların çekmesi durumudur biraz da.

    mesela adamın/kurumun biri yardıma muhtaçlar için yardım parası toplar. topladığı paraları cebe indirir. bu olayın mağdurları ve şahitleri, bir daha hiçbir yardım organizasyonuna katkıda bulunmaz. burada en çok eleştirilmesi gereken dolandırıcılar mıdır, yoksa kimseye yardım için elini cebine atmayan insanlar mıdır? ya da suç, hangi oranda kime yüklenmelidir? yardıma muhtaç olduğu halde ortada kalan insanlara sorsak en çok kimi suçlarlardı?
  • türkiye'de trafik kültürü olmadığı için hem yanlış tespit edilen, hem yanlış anlaşılan, hem de yanlış hareket eden sürücülerdir.

    ha emniyetten gidene, hele yolda daralma varsa ben de blokaj yapıyorum. merak etme, senin acil bir insani durumun varsa ben suratından anlarım. adalet falan dağıttığım da yok, benim gaza/frene basmama ekstradan sebep olmaz, şeritten kaçmama falan neden olmazsan istersen e5'te 280 ile dahi gidebilirsin - nema problema. ama benim trafiğimin içine eden, ilerleyemeyen emniyetçi tayfaya piçliğine yapıyorum arkadaş. özellikle edirne-istanbul yönünde hadımköy gişelere gelirken mesela. amaç net, piçlik, çok da gurur duyduğum bir harekettir.

    ayrıca hız sınırı 70kmh diye, e5-tem gibi yolda önü açıkken soldan giden gerizekalıdır, adalet dağıtıcı değil. ancak mesela anadolu yakası sahilyolu gibi soldan dönüşlerin de olduğu yollarda şerit üstünlüğü yoktur, sol şerit hızlı şerit değildir. bu gibi acil durumlarda yardırabilecek kadar araba kullanmayı öğretse devlet güzel olur tabii.
  • tabi bizim eşimizin çocuğunuzun hiç bir değeri değil mi sayın orospu çocuğu.

    el cevap: ne senin ne eşinin ne çocuğunun ne de babanın zerre değeri yok gözümde. benimkiler daha kıymetli.