şükela:  tümü | bugün
  • trafikte tartıştığı ve ‘silah gösterdiği’ kişi savcı çıktı

    istanbul büyükçekmece’de trafikte yol verme tartışması yaşadığı sürücü cumhuriyet savcısı çıkan müzik şirketi sahibi murat zeren, ‘tehdit’ suçundan tutuklandı.

    http://www.hurriyet.com.tr/…si-savci-cikti-40119708
  • olayın mağduru hakim savcı değil de senin benim gibi "sıradan işleri" olan "sıradan insanlar" olsaydı silah gösteren kişi değil tutuklanmak, gözaltına bile alınmazdı.

    yoğurtçu parkında belediye kamyonun altında kalan kızcağızın sebebi olan kamyon şoförünün bir tek gün tutuklu kalmadığı gibi.
  • bu ülkede adaletin herkes için olmadığının en büyük kanıtı olan hadise. muhtemelen bu tartışma başkasıyla yapılsaydı o kişi belki de gerçek silahla dahi vurulabilirdi. adalet ve yargıda öyle kanunlar bulunmalı ki, kişiler birbirlerine yaklaşırken dahi "nazik" olmak zorunda kalsınlar.

    amerika'da öyledir. herkes birbiri ile kibar konuşur ve kimse kimseye zerre saygısızlık etmez. siz de amerikalıları çok saygılı ve hoşgörülü insanlar sanırsınız. elbette, bir çoğu sert kanunların getirdiği hassasiyetle bunu kültür haline dönüştürmüştür. yani insanların amerika'da kibar yetişmelerinin sebebi dahi sert amerikan kanunlarıdır.

    kanunlar sert olmasaydı vahşi batı devam ederdi. vahşi batı'da sinek gibi insan öldürüldüğünü herkes bilir, bounty killers (ödül avcıları) gibi yöntemler yerine amerika artık daha insancıl ve fakat yine de sert kanunlarla yönetilmektedir.
  • yaklaşık 1-1,5 ay kadar önce, akşam vakti arkadaşımı evine bırakıyordum. kavşakta sağa döndüğüm gibi aracın biriyle burun buruna geldik. neredeyse çarpışıyorduk. olayı zihninizde canlandırabilmeniz açısından şöyle söyleyeyim. iki şeritli ve bir giriş bir gelişli yol düşünün. bölünmüş falan değil. karşı şeritte ışıkta bekleyen araçlar var. ben kendi yoluma ve şeridimde girerek ilerleyeceğim. ancak karşıdan ters yönde gelen araç, trafikte bekleyen diğer araçların arkasında beklemeyip, benim şeridime geçiyor ve en önde bekleyen aracın önüne kaynak yaparak diğer araçları beklememe saygısızlığını yapmak istiyor. tabi karşısında aniden ben çıkıyorum.

    sonrasında karşı taraf özür dilemek yerine "belki acelemiz var niye yol vermiyorsun" diye üste çıkan magandanın biri çıkıyor. arabadan iniyor, bizde inince belinden silahı çıkarıyor. "binin lan arabanıza, plakanızı aldım, sizi bulmassam adam değilim" diye tehdit ediyor.

    karşı tarafta silah olunca biz arabaya binip hemen karakola gidiyoruz. olayın yaşandığı yer kalabalık bir kavşak. aracın plakasını da almışız. tüm detaylarıyla anlatıyoruz olanı biteni karakolda.

    birkaç gün önce savcılıktan tebliğ edilen yazıya göreyse, olay "kovuşturmaya gerek olmaksızın" kapatılıyor.

    bugün gazetede okuduğum bu yazı, bizim olayın neredeyse aynısı. ama bu sefer kendisine silah çekilen cumhuriyet savcısı olunca, ilgili şahsı gözaltına alıyorlar. evinde ve otomobilinde mahkeme kararıyla arama yapılıyor. otomobilinde kurusıkı tabanca bulunuyor. şahsı nitelikli tehdit suçundan hemen tutukluyorlar.

    demek ki memlekette sıradan vatandaş kurşunlanmadığı sürece tehdit edilmenin önemi yok.
  • adaletin normal vatandaş için geçerli olmadığını göstermiştir.
    ama sevindirici, en azından böyle şehir eşkiyaları umalım ki arada savcıya, milletvekiline falan silah çekmiş olsunlar.
  • silahı çekenin savcı olduğundan şüphelendiğim olaydır. (bkz: adalete olan güvenin sarsılması)
    silahı çeken savcı değilse bile, savcı da kendi silahını çekmiştir. (bkz: sen benim kim olduğumu biliyor musun)
    her halükarda türkiye'de adaleti silahlarla sağlamak geçerli yol olmuştur.
  • ülkemin polisini olay var diye çağırırsın gelmez. park kavgası yüzünden, yol vermeme yüzünden insanlar silah çekme cesareti gösterir, emniyetimin şeyinde olmaz. burası amerika mı lan, ihbar ettiğin gibi müdahale etsinler.