şükela:  tümü | bugün
  • ... edip cansever'in yedi bolumden olusan, defalarca okunulasi muhtesem yapiti. toplu siirlerinin birinci kitabi olan yercekimli karanfil'de yer alir.
  • (bkz: trajedi)
    (bkz: tragedya)
  • edip cansever'in mükemmel eseri... yedi bölümün yedisi de ayrı güzel...
    edip cansever farkı...

    "...
    ya alkol olmasaydı. bir uzun bardaklarımız vardı. herkes birbirinden artardı
    bulanık, bungun artardı
    kuru gök, kuru bir yağmur bırakırdı sesimize
    çok uzaklarda çok düşündüğümüz bir şey solar solar solardı.
    ..."
  • "...
    ve umutlar sonsuzdur.
    çünkü en büyük yaslar
    en büyük ölümlerden sonra tutulur.
    ..."
  • beş tragedyadan oluşan 1964 tarihli edip cansever kitabı. toplu şiirlerinin birinci cildinde* yer alır.
    ...
    giderek siz oluyorsa bütün bir kalabalık
    yüzünüz yüzlerine benziyorsa, giysiniz giysilerine
    ansızın bir hastanın kendini iyi sanması gibi
    gücünüz yetse de azıcık bağırsanız
    bir yankı: durmadan yalnızsınız
    durmadan yalnızsınız
    .....

    odalardan odalara bu kadar çok geçmeler
    kapıların hiç bitmeyen açılıp kapanması
    kuru kan, ölü asker, ağustosböceği
    gibi bir ses, bir yankı
    sonra bu yankıyı birden soğutan
    kurutup güne koyan bir anlam
    aynalardan aynalara kırılan sigara ateşleri
    ve alkol

    ....

    günlerce korudum ben kendimi
    konusmak istiyorum artık stepan
    seninle konuşursam her şey aydınlanacak sanki
    ....
    yitirdim inançlarımı stepan. ve nasıl alabildiğine
    sorumsuz dolaşırsa kan vücutta
    bir yandan bir parçası olarak insanın
    bir yandan büsbütün yabancı insana
  • "...
    bir insan yaşanmamışlığı bulunca
    onu artık hiç kimse anlatamaz
    kalır sonsuz gücünün buyruğunda
    ve bütün kesinliklerin üstünde, yalnız
    dolaşır bir ateşböceği gibi kendi aydınlığında
    ..."
  • ... iki harika tadimlik icin:

    (bkz: ya alkol olmasaydi) ve (bkz: iki kisilik bir yalnizlik)
  • (bkz: lusin)
  • "...
    ve yaşam söylemekti bay yargıç
    bilip de söyleyemediklerimizi
    eski bir umut kadar eskidik. ve eski
    yaralarımızı gösterelim size, çürüklerimizi
    koparılmış tırnaklarımızı bay yargıç
    o soğuk karanlıklardan soğuk
    artakalan gözlerimizi
    ..."