şükela:  tümü | bugün
  • ing. dramada, trajedinin bas kahramanina verilen ad.
    bir oyun kisisinin (bkz: dramatis persona) trajik kahraman olabilmesi icin sahip olmasi gereken bir takim ozellikler vardir. bu ozellikleri derleyen ilk kisi olan aristo'nun olmazsa olmazlari arasinda; dogustan gelen bir asalet (bkz: oedipus rex) ya da bilgelik (bkz: hamlet), karakterin bilincli secimiyle yapilan bir eylemden kaynaklanan trajik hata ve bunun sonucunda karakterin hayatinda yasanan buyuk bir degisim, bu degisimin yasanmasina karakterin eylemlerinin neden oldugunun anlasilmasi ve trajik kahramanin hatasinin bedelini odemesi bulunmaktadir. son olarak da izleyici uzerinde yaratilan etki olan (hala gizemini korumakta olan) "katarsis" aristo'nun vazgecilmezlerindendir. trajik kahraman seyirci gozunde hak ettiginden fazla aci cekmelidir ki seyirci, ironik bir sekilde daha once hoslanmadigi kahramanla ozdeslesip acisini ve orantisiz cezasinin buyuklugunu hissedebilsin.
    sonucta trajik kahraman, kendi eylemleriyle yukselir ve yine kendi eylemlerinin sonucu olarak felakete dogru suruklenmeye baslar. trajik hatasinin bedelini canini vererek oder. oyunun sonunda hayatta kalan bir karakter, trajik kahraman olamaz.

    daha fazlasi icin
    (bkz: poetics)
    (bkz: aristo)

    edebiyat kuramlarinin ve elestirisinin belirttigi bir nokta vardir ki trajik kahramani, geri gelemeyecek sekilde tarihin tozlu sayfalarina hapseder. bu nokta da insanoglunun kendi hayati (ya da kaderi) uzerinde kontrolunun kalmamis oldugu gercegidir. sanayi devrimini yasamis bir dunyada, insan bir toz zerresi kadar deger arz etmektedir ve tum hayatlar ideolojik kontrol mekanizmalari tarafindan tasarlanmaktadir. atom bombasiyla bir anda yuzbinlerin olebildigi bir dunyada kahraman olamayacagi icin trajik kahraman da olmaz. bugun kahraman olarak degerlendirilen insanlar ya da oyun kisileri, hayatin bir noktasinda tek bir eyleminden oturu kahraman olarak nitelendirilmektedir ki bu yanlistir. kahramanlik, tum hayati kapsayan bir olgudur ve dogumla baslayip olumle biter. diger yandan, toplumlar kendi acilarini hafifletmek, unutmak ve umutlanmak icin kahraman arayisindadirlar. abd toplumunun basini cektigi bu tur toplumlar, kahramanlik kavramini yeniden dolasima sokarak tekrar tekrar katarsisi yakalamak isterler. herhalde bu beyhude cabayi, toplumsal psikolojinin kabul edilebilir bir urunu olarak goren elestirmenler bu carpitmayi gormezden gelmekte ve kahraman kavramini abd kulturune ve ihtiyaclarina gore yeniden tanimlamaya calismakta bir sakinca gormemektedirler. bir yanilsamadan oteye gitmeyen kahramanlik, insanlarin, degersiz, baski altinda yasamaya alistirilmis, ozgurluk havasinda belli davranis kaliplarina tikilan varliklar olduklari gercegini saklamak icin mukemmel bir yoldur.

    gunumuzde trajik kahramandan bahsedilecekse, urettigi sistemle kendi sonunu getirmekte olan kozmos biricik trajik kahraman olmaya adaydir. yazik ki gercekten oyle olup olmadigini gorme firsatimiz olmayacak.
  • sayıca az olan kazananlarla (“winner”) fazlasıyla ilgili olup kaybedenlere (“losers”) sırtını dönen günümüz toplumunun uzak olduğu kavram. basit bir örnek vermek gerekirse toplumun steve jobs önünde ceket iliklemesi ama fakat lakin aynı toplumun steve jobs’tan kat ve kat daha zeki olup girişimini tabi olduğu vergiler yüzünden batırıp ortada kalan samsun’lu ahmet’i neden memur olmadın diye suçlaması diyebiliriz.

    antik yunan’da trajedi ”yeterince iyi” insanların da yaptığı/yapabileceği hataların zamanla bir felaket olabileceğini topluma göstermenin şiirsel yöntemiydi. yani “winner” olarak doğanlar da işlerin yolunda gitmemesiyle günü loser (tragic hero) olarak kapatabiliyordu ve toplum onları suçlamak ya da dışlamak için bahane üretmiyordu.

    günümüzde bireyin winner/loser olarak tanımlanması bir yana mutlu olmamaktan dahi kişinin kendisi sorumlu tutuluyor, mutluluk üzerine milyonlarca kitap yazılıyor, evrene enerji gönderiliyor, “only good vibes” talepleri havada uçuşuyor.

    insanı değersizleştirmek, basitçe harcamak, sıradakine geçmek için fazlasıyla aceleci olmak gibi kavramlar üzerine kurulu günümüz toplumuyla baş etmek için biraz geçmişe bakmak, aristo’nun trajedilerinde kendi hikayelerimizi izleyip gülümsemekte fayda var gibi.